Elmon Pekmez ve Nükhet Boz, tam bir günde yaşam alanlarınızı boom’luyor! Başarılı mimarlarla Boom Room’un tasarım süreçlerinden popüler trendlere kadar dekorasyonla ilgili merak edilenleri konuştuk.

Üretken kariyerleri boyunca birçok eve sihirli temasta bulunan Elmon Pekmez ve Nükhet Boz, Boom Room projeleri ile evlerde yepyeni bir atmosfer ve enerji yaratıyorlar. Her şey başlamadan önce sizinle anket yapıyor; ince zevklerinizi ve hassasiyetlerinizi öğreniyorlar. Hızla geçen tasarım günlerinde her bir detaya karar veriliyor. Büyük gün geldiğinde tüm ekip sabahtan evinize giriyor ve arı gibi çalışıp aydınlatmadan mobilya yerleşimine kadar alanı tamamen boom’luyorlar. Oda kapısını açıp içeriye girdiğinizde de karşınıza hayalinizdeki yaşam alanı çıkıyor. Sihirli ellerinin sırlarını merak ediyorsanız onlarla tanışmaya hazır olun.

Pekmez+Boz Interiors’ın öyküsü nedir, iki eski arkadaş nasıl bir araya geldiniz?

Elmon: İkimizin de aslında çok benzer geçmişleri var, ikimiz de Fransız lisesi mezunu, Burgaz adalı ve Mimar Sinan Üniversitesi mezunuyuz. Zaten esas tanışmamız üniversitenin kapısında oldu diyebiliriz, sonrasında mezun olana kadar hiç ayrılmadık. Ardından farklı ofislerde 10 yıla yakın tecrübe kazandıktan sonra ikimiz de yalnız birtakım işler yapıyorduk. Nükhet’e gelen dubleks bir ev işini beraber yapmaya karar verdik ve her şey o evle başladı diyebiliriz. Somut bir ofisimiz olmadan, şantiyede soba ile projeleri çizerek o dubleks evi her detayıyla başarı ile bitirince bir ofis kiralamaya karar verdik. Ardından dolu dolu bir 13 yıl geçmiş…

boom room 03
Pekmez + Boz: Boom Room – Fotoğraf: Serkan Eldeleklioğlu

Bundan 11 yıl önce Boom Room ile tasarım dünyasına yepyeni bir soluk getirdiniz. Sabahtan 40 kişiyi bulan kalabalık ekibinizle bir eve giriyor ve akşama o mekanı komple yenilemiş oluyorsunuz. Bu fikir nasıl oluştu?

Elmon: Bu fikir tamamen kötü bazı tecrübelerin sonrasında oluştu. Biz ilk iki sene klasik mimarlık yaptık, yani kaba inşaattan teslim alıp ince işlerine kadar her detayı müşteriyle beraber seçerek, kol kola mağazaları gezerek, moodboard’lar hazırlayarak, saatlerce süren toplantılar sunumlar yaparak tamamlıyorduk fakat ne ev sahipleri tam memnun oluyordu ne biz. Bir gün Nükhet ağlayarak beni aradı ve simsiyah bir oda isteyen bir müşterimizin isteğini inkar ettiğini ve bembeyaz istediğini söyledi. Nükhet çıldırmıştı ve artık bu şekilde devam edemeyeceğimizi söylüyordu. Ben de o dönem kızımı doğurmuştum ve doğum iznindeydim. Ben de işe geri dönünce, altı ay kadar hiç iş almadık ve ne yapmak istediğimizi/istemediğimizi bulmak için günlerce süren ikili toplantılar yaptık; ardından mekanda patlama anlamına gelen Boom Room fikri doğdu.