Çığır açan girişimleriyle lüks moda dünyasında sürdürülebilirliğin öncü ismi sayılan Stella McCartney’nin ilham veren yolcuğunu mercek altına alıyoruz.
Detaylı terziliği ve sofistike şekilleri ile kadınsı ve seksi tasarımlar sunan Stella McCartney markası, adını taşıdığı moda tasarımcısı ve sürdürülebilirlik aktivisti Stella McCartney tarafından kuruldu. Dünyaca ünlü Beatles grubunun gitarist ve solistlerinden biri olan Paul McCartney ve hayvan hakları savunucusu Linda Eastman’ın kızı olan Stella, küçük yaştan itibaren ailesi tarafından doğa ve hayvan sevgisiyle büyütüldü. Bu felsefeyle büyüyen McCartney, modaya olan tutkusunu takip ederek Christian Lacroix ve Vogue İngiltere gibi yerlerde çalıştıktan sonra Chloé markasının Kreatif Direktörü olarak çalışmaya başladı. 1997 yılında eski popülerliğini kaybetmiş Chloé markasını yenilikçi tasarımları ile yeniden yaratarak Madonna, Naomi Campbell ve Gwyneth Paltrow gibi o zamanın ünlü şarkıcı, model ve moda ikonlarının ilgisini çekmeyi başardı.

Chloé markasını yeniden yaratmasıyla Gucci’nin ilgisini çeken Stella, 2001 yılında kendi markasını yaratmak için Gucci’den teklif alarak dünyanın ilk sürdürülebilir lüks markasını kurdu. 2006’dan beri kürk, deri ve benzeri hayvan ürünleri kullanmadan yaratılan ürünler ile cruelty-free alternatif malzemeler, süreç inovasyonu, döngüsel hedefler, rejeneratif uygulamalar ve toplum refahı konularında sektör liderliğini üstleniyor.

Stella McCartney markasının geniş yelpazesinde ikonik Falabella çanta, “model off duty” görünümlerinin çarpıcı parçası Elyse Platform Sneaker ve işbirliğinde üretilen renkli ve eğlenceli spor kıyafetleri var. İkonik tarzlardan bahsetmişken Meghan Markle’ın McCartney imzalı nefes kesen yüksek yakalı zarif gelinliğini unutmamak lazım.










