Kiminin oyun, kiminin otomobil, kimininse uçak tutkusu ömürlük bir hazine avcılığı gibi geniş koleksiyonlara imza atıyor. Sonu gelmeyen bir merakla sürekli keşif halinde olan ünlü koleksiyonerlerin paralel hayatlarına konuk oluyoruz.

KARL LAGERFIELD: O BİR KİTAP AŞIĞI

“Kitaplar olmadan yaşamaya cesaret edemezdim”

7L BNM

Özel koleksiyonunda 300 binden fazla eser bulunan Lagerfield’in küçük yaşlarından beri kitaplara karşı doyumsuz bir iştahı vardı. Hem evinde hem de çalışma ofislerindeki her oda tarihten mimariye, müzikten fotoğrafa kadar farklı alanlarda kitaplarla dolu. Üstelik bunlar sadece dekoratif de değil. Zira biliyorsunuz, birçok ünlü isim ya da mimar artık kitapları yalnızca bir aksesuar olarak kullanıyor. Lagerfield, gerçek bir kitap aşığı. 1999 yılında fotoğraf stüdyosunu birleştirdiği 7Ladlı kitabevi de onun oyun alanı gibi. Paris’teki 7L açıldıktan bir sene sonra Lagerfield, fotoğrafçılıkla ilgili kitaplarını yayınlamak üzere Editions 7L adlı yayınevini de hayata geçirdi. O artık türlü sıfatının yanında bir yayıncı, kitabevi sahibi ve sıkı bir kitap koleksiyoneri.

GASTON-LOUIS VUITTON : GEÇMİŞİN İZİNDE

Efsanevi moda markasının üçüncü kuşağı olan Gaston-Louis Vuitton, koleksiyoner olmak için doğmuş biri olabilir. Zira daha küçük yaşlarda ailesinden aldığı estetik bakışın yanı sıra toplamak ve onları saklamakla ilgili de bir becerisi oluşmuştu. Gaston-Louis Vuitton’un yüzlerce objeden oluşan geniş bir koleksiyonu var. Bunun içinde sandıklardan oluşan özel bir bölümün yanında seyahatlerinden topladığı antika kilitler, rozetler, parfüm şişeleri, bastonlar, oyuncaklar da bulunuyor. Bu koleksiyon için hazırlanan özel kitapsa eklektik bir merakı olan, Art Deco dönemine ilgi duyan herkesi etkileyecek bir basım.

QUENTIN TARANTINO: OYUN MERAKLISI

Ünlü yönetmenin bunların ne kadarını oynadığı bilinmez ama kendisi gerçek bir kutu oyunu meraklısı. Oyunları türlerine göre kategorize eden yönetmenin favorileri arasında Türkçe’ye “Ölülerin Şafağı” olarak çevrilen ve adlı oyunlar yer alıyor. John Travolta, bir röportajında daki Vincent Vega rolüne seçilmeden önce Tarantino’yla geçirdiği geceyi anlatırken yönetmenin tutkusunu şöyle anlatıyordu: “Tek istediği benim eski filmlerimin kutu oyunlarını oynamaktı. Bütün gece Grease, Saturday Night Fever oyunlarını oynadık. Aslında rol için Michael Madsen’la çoktan anlaşmıştı ama ben o gece fikrini değiştirdim ve rolü bana teklif etti.”