Art Basel 2026, dünyanın en büyük galerilerini aynı sorunun etrafında buluşturuyor: Sürpriz hâlâ mümkün mü?

Dünyanın en prestijli sanat fuarı Art Basel, 1970’te İsviçre’nin Basel şehrinde doğdu. Yıllar içinde Miami’ye, Hong Kong’a, Paris’e ve Katar’a uzanan bir ağa dönüşmüş olsa da ana yurt hep aynı şehir oldu; Basel. Bu yıl fuar Basel’e bir şeyi geri getirmeye karar verdi. Sürprizi.

18 Haziran 2026’da İsviçre’nin Basel şehri, dünyanın en prestijli sanat fuarının 56. edisyonu için kapılarını açacak. VIP izlemesinden saatler önce, VIP kartlı binlerce koleksiyoner, galerici, müze direktörü Basel’in dev sergi ve kongre merkezi Messe Basel’in koridorlarına dolacak. Ama bu yıl bir fark var; bazı işleri kimse daha önce görmemiş olacak! Fotoğrafları sosyal medyada dolaşmamış, online görüntüleme odalarına konulmamış, VIP gecesinden önce satılmamış… Canlı karşılaşmayı ve eserleri doğrudan görmenin önemini ön plana çıkarmayı hedefleyen Art Basel buna bir isim de koydu: Basel Exclusive.

Art Basel 2026: Her Şey Sürpriz
Courtesy of Art Basel

Bu yıl fuar direktörlüğü, katılımcı galerileri en önemli işlerini fuarın ilk saatine saklı tutmaya davet etti. 232 galeri içinden (şimdilik) 170’i kabul etti; Gagosian, Hauser & Wirth, Pace, David Zwirner gibi dünyanın en büyük galerileri bu kasıtlı, bilinçli, organize bir sürprize dahil oldu. Bir kez daha altını çizelim; bu organize bir sürpriz.

Bir sergiye gittiğinizde ve daha önce hiç görmediğiniz hatta duymadığınız bir eserle karşılaştığınızda hissedilen duygu! İşte o anın hazzını internet öncesi sanat dünyasını bilenler tatmıştır. Bugün ise bir fuar açılmadan haftalar önce her şey Instagram’da geziniyor, liste liste konuşuluyor, online görüntüleme odalarından ön satışlar yapılıyor. VIP gecesi geldiğinde heyecan değil, bir tür “teyit töreni” başlıyor.

Art Basel bunu sorun olarak gördü. Çözüm olarak galerilere şunu teklif etti: “Saklayalım!”, “Açılışta birlikte açıklayalım”. Piyasanın ağır isimleri bunu kabul etti. Kalanlar ne düşünüyor? Sürpriz, programlandığı an sürpriz olmaktan çıkar mı? Bu soruya geçmeden önce tarihine kısaca göz atalım:

Art Basel
Chiara Camoni, Sister (Serpentessa), 2024 // Courtesy Of The Artist And Spazioa, Pistoia // Fotoğraf: Camilla Maria Santini.

Üç Galericinin Hayali

Yıl 1970. Almanya’da üç yıl önce başlayan Kunstmarkt Köln, bugünkü adıyla Art Cologne, kapılarını ağırlıklı olarak Alman galerilere açıyordu. Ernst Beyeler, Trudl Bruckner ve Balz Hilt adında üç Baselli galerici sınırları dar, dışlayıcı bu yapıya itiraz eder ve o yıl sınır tanımayan, uluslararası bir fuarı hayata geçirir: Art Basel. İlk edisyona 10 ülkeden 90 galeri katılır ve fuar 16.000 ziyaretçiyi ağırlar. İki yıl içinde hem fuar alanı hem ziyaretçi sayısı ikiye katlanır. Fuar ivme kazanarak büyür.

2000’de, alışılmış stant formatına sığmayan büyük ölçekli işler için fuarın içinde dev bir salon açılır: Unlimited. Enstalasyonlar, video projeksiyonlar, performanslar; bir fuar standında değil, bir müze holünde karşılanması gereken işler için…

Ama bu da yetmez. Fuar bu kez sınırları aşmaya karar verir. 2002’de Miami Beach’e açılır; 11 Eylül saldırılarının gölgesinde bir yıl ertelenir, ama vazgeçilmez. 2013’te Hong Kong ayağı eklenir; bölgede 2008’de kurulan yerel bir fuarı satın alarak Asya pazarına girerler. 2022’de rotalarına Paris eklenir; tarihi Grand Palais’de onlarca yıldır yer tutan FIAC’ın bıraktığı yere yerleşirler. 2026’da ise Katar gelir; Doha’da 87 galeriyle mütevazı bir başlangıç, arkasında devlet fonu ve sanat dünyasının henüz tam cevap vermediği sorular.

Beş fuar, beş şehir… Yılda beş kez toplanan bir dünya. Ana şehir yine Basel. Her zaman Basel. Diğerleri adeta uydu, Basel ise ana yıldız.

Art Basel
Courtesy of Art Basel

Basel Haftası

16 Haziran’da VIP önizleme günleriyle başlayan fuarın kapıları, 18 ile 21 Haziran arasında açık olacak. 290 galeri, 43 ülke, 4.000’i aşkın sanatçı… Dört gün, bir şehir, beş sektör.

Fuarın Kalbi Galleries Sektörü

Galleries, Messe Basel’in içinde, 232 galerinin kendi standını kurduğu, işlerin sergilendiği ve satıldığı ana alan. Köklü büyük galerilerden bölgesel seslere kadar her dönemden, her dilden iş burada. Diğer tüm sektörler buradan yayılıyor.

Art Basel
Roman Stańczak, M.c., 2025 // Galeria Stereo

Unlimited

Burası Galleries’in duvarlarına sığmayan işler için açılmış bir kapı. 16.000 metrekarelik dev bir salonda, bir fuar standına konamayacak kadar büyük enstalasyonlar, performanslar, video projeksiyonlar ve heykeller için ayrılmış bu alanda bu yıl 59 proje, 66 galeri tarafından sunulacak. Küratörlüğünü bu yıl ilk kez New York’un önemli çağdaş sanat mekânlarından MoMA PS1’in Başküratörü Ruba Katrib üstleniyor. Rirkrit Tiravanija ve Jumana Manna gibi sınırları zorlayan isimlerin sergilerini kurumsal platforma taşımış biri olarak Katrib, bu yılki seçimini dünyayla hesaplaşan işler üzerine kurmuş. Buna göre öne çıkan isimler arasında Isa Genzken, Bruce Nauman, Theaster Gates, Tracey Emin ve Ed Ruscha yer alıyor.

Art Basel
Ruba Katrib // Fotoğraf: John Kim

Premiere

Bu yıl fuarın özellikle ilgi çeken sektörlerinden biri burası. Premiere 2025’te hayata geçirilen en genç sektörlerinden biri; bu yıl ikinci edisyonunu sunuyor. Son beş yılın işlerine odaklanan alan, orta kuşak ve yükselen seslerin sahneye çıktığı yer olarak tasarlanmış. İlk edisyondaki 10 sunumun bu yıl 17’ye, temsil edilen sanatçı sayısının ise 34’e çıkması sektöre ilginin yüksek olduğunu gösteriyor.

İstanbul’dan Öktem Aykut galerisi de burada olacak. Doğa Öktem ve Tankut Aykut tarafından 2014’te kurulan galeri, Türkiye’nin bağımsız çağdaş sanat sahnesinin öne çıkan seslerinden. Galeri, 1944 Adana doğumlu, 60 yılı aşan heykel pratiğiyle Türk heykelinin köklü isimlerinden Koray Ariş’in “Strings” adlı enstalasyonuyla Premiere’e giriyor. Bu, deri ve ahşaptan üretilen, tavana asılı, dokunulduğunda hareket eden ve ses çıkaran formlardan oluşan bir iş.

Art Basel 08
Fotoğraf: Koray Arı

Feature

20. yüzyıl sanatına ayrılmış; tarihi sunumlar, yeniden keşfedilmeyi bekleyen isimler, müze kalitesinde çalışmalar için bir platform. Bu yıl André Masson’dan Joaquín Torres-García’ya, Kurt Schwitters’tan Mario Merz ve Michelangelo Pistoletto’ya uzanan yelpazede 16 galeri yer alacak.

Art Basel
Eduardo Arroyo, Sama de Langreo (Asturies), 1963.
Courtesy of Galerie Kaléidoscope

Statements

Burası kariyerinin kritik bir anındaki sanatçıların solo projelerine ayrılmış platform. Bu yıl 18 galeri yer alacak; aralarında Varşova’dan Wschód, Beyrut’tan Marfa’ Projects ve Tokyo’dan Kosaku Kanechika var. Dokuzunun Art Basel’e ilk girişi. Fuar içinde bir keşif alanı gibi düşünülebilir; ileride büyük müzelerde karşımıza çıkacak isimlerle burada ilk kez karşılaşma ihtimali yüksek.

Art Basel
Rithika Merchant, Incantation, 2025.
Courtesy of Rithika Merchant and Tarq

Parcours

Fuarın bina dışına, Basel’in sokaklarına, tarihi mekânlarına, boş dükkanların vitrinlerine ve avlularına taşan yüzü… Ve bu yıl öne çıkan sektörlerden bir diğeri de tam burası. Her iş kendi mekânına özgü olarak tasarlanıyor; bu işleri görmek için fuar biletine gerek yok, yürüme isteği yeterli. Bu yıl Basel’in ana caddelerinden Clarastrasse boyunca Ren nehrine kadar 22 projeyle karşılaşmak mümkün olacak. Küratörlüğünü üst üste üçüncü kez New York’taki İsviçre kültür kurumu Swiss Institute’ün direktörü Stefanie Hessler üstlenecek. Hessler bu yılki temayı “Birlikte Yaşamak” olarak belirlemiş.

Art Basel
Courtesy Of Art Basel

Meydanlara Taşan İşler

Şehrin iki ana meydanında ise Parcours’tan bağımsız, ödül programının bir parçası olarak sanatçılara özel olarak ürettirilen iki büyük iş yer alacak. Bunlar Art Basel Awards’tan doğan ve fuarın 2025’te ilk kez verdiği Altın Ödülü’nün ilk somut ürünleri.

İran doğumlu Alman heykeltıraş Nairy Baghramian, beden ile mimari arasındaki gerilimi uzun yıllardır malzeme olarak kullanan bir sanatçı. Fuar binasının hemen önündeki geniş açık alan Messeplatz’daki çeşmenin etrafına dört lavanta renkli biyomorfik form yerleştirecek; adı Modèle vivant (S’empilant). Sanat eğitiminin klasik canlı modelinden yola çıkan, üst üste yığılan formlardan oluşan bir iş. Yanında, üzeri çini kaplı ve sineklerin fotografik izleriyle çevrili bank benzeri bir kaide yer alacak. Baghramian’ın çalışmalarını tanıyanlar sessiz bir huzursuzluk bekleyecektir.

Art Basel
Nairy Baghramian // Courtesy of Art Basel

Basel’in Gotik katedrali Münster’in gölgesinde, orta çağdan bu yana şehrin en köklü buluşma noktalarından biri olan Münsterplatz’ta (Katedral Meydanı) ise Ganalı sanatçı Ibrahim Mahama büyük ölçekli, askıya alınmış bir çevre kuracak. Adını Hintli yazar Arundhati Roy’un 1997’de Booker Ödülü’nü kazanan romanından alan iş, The God of Small Things (Küçük Şeylerin Tanrısı) başlığını taşıyor. Mahama, atıkları anıtlara çevirmesiyle tanınan bir isim; Gana’nın bağımsızlık sonrası döneminde kurulan bir fabrikadan getirdiği kauçuk kalıntıları kullanıyor.

Her iki iş de bilet gerektirmiyor. O hafta Basel’e yolu düşen herkes görebilecek.

Art Basel 14
Ibrahim Mahama // Courtesy of Art Basel

Ve Asıl Sürpriz

Basel Exclusive’e geri dönelim.

Art Basel bu fikirle fuarın ilk saatini gerçek bir keşif anına çevirmeyi amaçlıyor. Ya da öyle umuyor. Art Basel’in Baş Sanatsal Yöneticisi ve Fuarlar Genel Direktörü Vincenzo de Bellis girişimi şöyle açıklıyor: “Canlı karşılaşmayı ve işleri doğrudan görmenin önemini yeniden vurgulamak istiyoruz. Basel Exclusive bu dinamikte bir denge kurmayı hedefliyor; bir eserin ilk kez karşılaşıldığı o anı yeniden anlamlı kılmak istiyoruz”. Dünyanın en büyük özel galerileri arasında yer alan Hauser & Wirth’in başkanı Iwan Wirth ise: “Basel Exclusive beklentiyi canlandırmaya, keşif ruhunu sanat fuarı deneyiminin kalbine geri getirmeye hizmet edecek” diyor.

Art Basel
Courtesy of Art Basel

“Bu doğrulanabilir bir şey olmayacak; fuar galerilere güvenmek zorunda kalacak”

Sanat piyasasının bu söyleme inanarak mı yoksa zorunluluktan mı katıldığı ayrı bir soru. İtalyan ekonomi ve sanat piyasası gazetesi Il Sole 24 Ore ise sürpriz fikrinin arka planını farklı bir perspektiften okuyor. Gazeteci Silvia Anna Barrilà’ya göre ön satış pratiği boşuna doğmamış. Belirsiz bir piyasa ortamında yüksek katılım maliyetleriyle karşı karşıya kalan galeriler, fuara gelmeden önce koleksiyoncularla ön anlaşma yaparak riski azaltıyor.

Basel Exclusive bu güvenceden vazgeçmelerini istiyor. Haberde şu not da düşülüyor: “Bu doğrulanabilir bir şey olmayacak; fuar galerilere güvenmek zorunda kalacak”. Başka bir deyişle: “Basel Exclusive’e katılıyorum” deyip imzalayan bir galeri, VIP gecesinden önce seçilmiş koleksiyoncularına o işi yine de sessiz sedasız gösterebilir, rezerve ettirebilir. Art Basel’in bunu kontrol etme mekanizması yok. Sistem tamamen güvene dayalı. Ama galerilerin koleksiyoncu kitlede heyecanı yeniden ateşlemek için bu girişimi desteklemesi kendi çıkarına da.

Art Basel
Courtesy Of Art Basel

Koleksiyonerler Dijitali Değil, Yüz Yüze Deneyimi Tercih Ediyor

Sürpriz programlanır mı? Beklenmedikliğin takvime yazılmış bir versiyonu, beklenmediklik sayılır mı? Fuarın yılda beş kıtada kurulduğu, her şeyin daha açılmadan önce online görüntüleme odalarından satıldığı, “birlikte yaşamak” temasının bile takvime yazıldığı bir yılda bu soruyu sormak kaçınılmaz hissettiriyor.

Neden şimdi ihtiyaç duyuldu bu girişime? Cevap aslında rakamların içinde saklı. Art Basel ile küresel yatırım bankası UBS’in ortaklaşa her yıl yayımladığı 2026 Sanat Piyasası Raporu’na göre sanat fuarları galerilerin satışlarının yüzde 35’ini oluşturuyor. Ama aynı rapor çarpıcı bir paradoksu da ortaya koyuyor! Online satışlar son yıllardaki en düşük seviyeye geriledi; koleksiyonerler dijitali değil, yüz yüze deneyimi tercih ediyor. Yani piyasa zaten fuara dönmek istiyor. Basel Exclusive bu isteği bir girişime dönüştürüyor.

Fuar takvimi son 20 yılda o kadar şişti, online satış platformları o kadar yaygınlaştı, sosyal medya her şeyi o kadar erken tüketti ki; asıl sürpriz, sürprizin bu kadar değerli bir şeye dönüşmüş olması.

1970’te Beyeler üç arkadaşıyla birlikte bir fuar kurduğunda, saklayacak pek bir şey yoktu. Çünkü her şey zaten ilk kez görülüyordu.

Kapak Fotoğrafı: ‘Agglomerate, Venice’, 2024 // Courtesy of the artist and Antimodular Studio.

Klasikten Çağdaş’a: Viyana’da Mutlaka Görülmesi Gereken Müzeler

İstanbul Haziran Etkinlik Takvimi

Minör Tonlarda Bir Venedik Bienali