İstanbul'un En İyi 5 Viski Barı

İstanbul’un En İyi Viski Barları

Zengin menüleri, sofistike ambiansları, geniş seçkileriyle İstanbul’un en iyi viski barlarını ziyaret ediyoruz. Viski tutkunları; daha iyi bir deneyim için bu mekanları gözden kaçırmayın.

Peat & Sherry

Sadece Anadolu yakasının değil, belki de İstanbul’un en iyi viski barları olmaya aday bir mekan Peat&Sherry. Dünyanın dört bir yanından 350 viski çeşidi ve tam da konseptine uygun ambiyansıyla beklentilerin ötesinde.  Daha giriş kapısından itibaren dekoratif olarak kullandıkları variller, viskinin olgunlaşmasını anlatan duvar çalışması, duvarlardaki fotoğraflar, deri koltukları ve şişelerin cömertçe sergilendiği mermer barıyla göz dolduran bir mekan.

Müdavim dolapları ise, Peat&Sherry’i sık sık ziyaret edenlerin içtikleri şişeleri saklamaları için hazırlanmış. Viski kütüphanesi bulunan mekanda, sunulan kokteyller de viskiyle hazırlanıyor. Bu arada mekanın kurucusu Gürkan Gümüş, içtiğiniz viskilerle ilgili her türlü bilgiyi sunuyor. Ücretsiz bir viski eğitimi gibi. Caddebostan’da yer alan mekanda kendinize biraz zaman ayırmanızda yarar var. Zira menü kitap gibi. İstanbul’un En İyi Viski Barları İstanbul’un En İyi Viski Barları İstanbul’un En İyi Viski Barları İstanbul’un En İyi Viski Barları İstanbul’un En İyi Viski Barları

The Bank Hotel

Dünyanın en iyi viski barları hep tarihi mekanlardan çıkıyor çünkü viski, ruhu nedeniyle en çok tarihi mekanlara yakışıyor. Bank Hotel’in İstanbul’un en iyi viski barları arasında yer alması bu yüzden pek de şaşırtıcı değil. Karaköy’deki mekanda iki bar bulunuyor. Roof Bar, tarihi yarımada manzarasıyla sıradan bir otel barından çok daha fazlasını vadederken Lobby Bar ise sofistike ortamıyla göz dolduruyor. Bankalar Caddesi’ndeki otel, Galata’nın bohem havasını, Cenevizlilerden Osmanlıya uzanan kültürel zenginliğini tüm cömertliğiyle sergilerken Serica Restoran’da sunduğu lezzetlerle de damak tadına düşkün konuklarını cezbediyor.

Club Boheme

Soho House bünyesindeki Club Boheme, İstanbul’un en iyi viski barları arasına rahatlıkla girebilir. Zira bulunduğu binanın ambiansı yeterli. Bölgenin ilk binalarından olan Palazzo Corpi 1873 yılında İtalyan mimar Giacomo Leoni tarafından yapılmış. Dönemin ünlü armatörlerinden Ignazzio Corpi’nin konutu olarak tasarlanan bina, uzun yıllar Amerikan Konsolosluğu olarak kullanıldı. Daha sonra geniş bir restorasyon çalışması sonrasında Soho House bünyesine girdi. Bugün fresklerle bezeli holleri, yüksek tavanlı salonları haricinde 350 eserden oluşan bir koleksiyon sergileniyor. Barı ise başlı başına sofistike bir deneyim sunuyor. Londra şubesinin Fransız bistrosundan ilhamla hazırlanan Club Boheme, keyifle viskinizi yudumlarken caz performanslarıyla da müzik tutkunlarına da hitap ediyor.

Nobu Istanbul

Dünyaca ünlü Nobu, her ne kadar üst sınıf Japon-Peru mutfağıyla biliniyor olsa da geniş seçkisiyle İstanbul’un en iyi viski barlarından biri.  Süzer Plaza’daki mekan, panoramik Boğaz manzarasıyla büyüleyici bir ortama sahip olmasının yanı sıra ikonik tabaklarıyla da enfes bir deneyim sunuyor. Viski severleri asıl tatmin edense menüsündeki geniş çeşitlilik. İskoç viskilerinin yanı sıra bourbonlar ve Amerikan viskileri için de ayrı listeler bulunuyor. Ve tabi Japon viskileri Nobu’nun olmazsa olmazları arasında. Farklı lezzetler tadabilir ve yanında Nobu’nun umami zengini tabaklarıyla damağınızı şenlendirebilirsiniz.

16 Roof

Swissotel bünyesindeki 16 Roof, şehrin en iyi manzaralarından birine sahip olmasının yanı sıra ödüllü mutfağıyla da İstanbul’un en iyi mekanlarından biri kuşkusuz. Ancak bu kez odağımız mekanın viski menüsü. Malt, bourbon, çavdar viskileri için ayrı bölümler var. Bunun yanı sıra sadece İskoç viskileriyle sınırlı da değil. Tennessee, İrlanda ve Japon maltları için de seçenekler mevcut. Uluslararası viski dünyasının kaynak kitaplarından Whiskey Bible’dan neredeyse tam puan alan 30 yıllık zengin viskiler de bulunmuyor değil. Kendinizi şımartmak istiyorsanız 16 Roof, biçilmiş kaftan. Önerimiz; keyfini sonuna kadar çıkarmak için havaların ısınmasını beklemeniz.  

Bonus: Sanasaryan Han

İstanbul’un en iyi viski barlarının keşfine çıktıysanız Sanasaryan Han’ı atlamamanızda fayda var. Zira 1895 yılında inşa edilmiş bina, tarihi yarımadanın kültürel mirasını ihtişamlı tasarımıyla yaşatırken şehrin kalabalığından kaçmak için de mükemmel bir sığınak. İçerisinde seramikten fotoğrafa farklı sanat dallarından sayısız eserin sergilendiği otelin barı da bütüne uygun şekilde tasarlanmış. The Library adı verilen bu seçkin barda, sahaflardan özel olarak toplanmış 1800 ve 1900’lu yıllara ait kitap koleksiyonlarını karıştırırken viskinizi rahatça yudumlayabileceksiniz. Yakın zamanda “The Library Talks” etkinliklerine hazırlanan otel, sanatseverlerin de yeni buluşma noktası olmaya aday.

Total
0
Paylaşımlar
İlginizi Çekebilir