Türkiye’de her yıl 1 milyona yakın insan estetik işlem yaptırıyor, talepler her geçen gün daha da sınır tanımaz boyutlara geliyor. Dr. Murat Koçyiğit estetik çılgınlığının nereye gittiğini Saatolog okurları için anlatıyor.  

Tarihçeye bakıldığında ilk estetik ameliyat, Hindistan ve Mısır’da M.Ö 600’lü yıllara dayanır. Papirüs hiyerogliflerinde ameliyat sonrası buruna baskılı pansumanlardan bahsedilir. Estetik kavramını ilk kez ortaya koyan ise 18. yüzyılın ortalarında Alexander Gottilieb Baumgarten olmuştur. Türkiye’de ilk estetik ameliyatın da 1931 yılında Diyarbakır’da Prof. Dr. Halit Ziya Konuralp tarafından yapıldığı biliniyor.

Ülkemiz estetik işlemler ve cerrahiler konusunda son 20 yılda iyi bir yol kat etti ve çok fazla tecrübe kazandı. Uluslararası anlamda büyük bir cazibe merkezi haline geldi. 2019 verilerine göre, Türkiye’de cerrahi ve cerrahi olmayan toplam 754.392 estetik operasyon gerçekleştirildi. Bunun 351.930’u ameliyat gerektiren işlemler, 402.462’si ise ameliyatsız işlemler.

Estetik cerrahi veya işlemleri, kişiyi rahatsız eden fiziksel kusurları düzeltmeyi hedeflemeli. Burada amaç kişinin bedeni, yüzü ve kişiliği ile uyumlu bir görünüm elde etmektir, abartılı işlemler kötü sonuçlar verirken, yerinde yapılan müdahaleler, daha güzel ve doğal bir görüntü kazandırır. Son yıllarda özellikle sosyal medyanın yaygınlaşması ile beraber, dünyanın hemen her yerinde insanlarda, yüzlerine veya bedenlerine estetik işlemler yapma arzusu giderek arttı.

dr murat kocyigit estetik
Sosyal Medyada Filtre Kullanmayanlar Artık Çok Az.

Londra Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Cinsellik Araştırma Merkezi’nin açıkladığı verilere göre, kadınların yüzde 90’ı sosyal medyada paylaştığı fotoğraflarda filtre kullanıyor. Tabii ki sadece kadınlar değil, erkekler de sosyal medyada filtrelerden yardım alıyor. Bu ve benzeri nedenlerden dolayı insanlık, beğenmediği bölgelerini daha iyi, hatta en iyi hale getirmek için büyük bir çaba halinde. Bu konuda yapılacak minimal invazive işlemler ve cerrahiler konusunda kimsenin bir itirazı yok ancak yüzün doğallığını kaybedecek, çok farklı bir karaktere dönüşmeye neden olacak uygulamalar, bazı kişiler tarafından beğenilse de toplumun genelinde kabul görmez.

ERGENLİK DÖNEMİNDE TALEPLER ARTTI

Ben çok erken yaşlarda estetik işlem ve ameliyatlara başlamayı doğru bulmayanlardanım. 14-15 yaşlarında daha kendi vücudunu tanımamış bir bireyin dudak dolgusu yaptırmak istemesi veya meme protezi talep etmesi o kişinin psikolojik gelişimine kötü yönde etki eder. Özellikle adölesan, yani ergenlik döneminde yapılacak işlemler sonrası o kişinin, sevinci çok yüksek düzeylerde olabileceği gibi üzüntüsü de çok yüksek düzeylerde olabilmektedir. Hatta intihara kadar giden durumlar literatürde bildirilmiştir. Yine bu yaşlarda burun estetiği ameliyatı olmak isteyen çok fazla birey bizlere başvuruyor. 18 yaş altında burun kemik gelişimi tamamlanmadığı için psikolojik etkilerinin yanı sıra anatomik problemler de ortaya çıkabilir.