Fransızca “Lütuf Güneşi” anlamına gelen Soleil de Grâce, yaz mevsimine özel piyasaya sürdüğü Eximious, Floruits ve Lux’us’la karşımızda.

Şişe tasarımları ve özenle kurgulanmış koku kompozisyonlarıyla dikkat çeken markanın yeni parfümü Eximious, Soleil de Grâce koleksiyonunun en dikkat çekici işlerinden biri olarak öne çıkıyor. Koleksiyonun karakterini yansıtan bu parfüm, dengeli yapısı sayesinde yılın her döneminde rahatlıkla kullanılabilecek bir karaktere sahip. Ancak özellikle yaz aylarında ferahlığını ve canlılığını daha belirgin şekilde hissettiren, mevsimin ruhuna son derece yakışan bir kompozisyon sunuyor.

Ferah ve çiçekli yapısıyla ilk sıkışta enerjik bir izlenim bırakan Eximious, tazeliğini zarif bir derinlikle buluşturuyor. Bergamotun canlı narenciye dokunuşu, ardıcın aromatik karakteri ve beyaz çiçeklerin yumuşak zarafeti parfümün omurgasını oluştururken ortaya hem özgün hem de karakter sahibi bir yaz kokusu çıkıyor. Ferahlığı sayesinde bunaltmayan, buna rağmen kalıcı bir etki bırakmayı da başaran Eximious, sıcak havalarda taze bir nefes arayanlar için güçlü bir alternatif olarak öne çıkıyor.

Soleil de Grâce’le Yazın Üç Farklı Yüzü

Markanın yaz sıcaklarında adeta derin bir nefes aldıran bir diğer kokusu ise Floruits. Başarılı parfümör Quentin Bisch, daha önce imza attığı Ganymede ve Bois Impérial ile parfüm dünyasında büyük ses getirmişti. Floruits de bu iki ikonik kokunun karakteristik DNA’sını taşıyan, ancak kendi kimliğini de ortaya koyan farklı bir yorum sunuyor. Bois Impérial’e kıyasla daha yumuşak ve zarif bir karaktere sahip olan parfüm, Ganymede’deki belirgin mineral notalarını ise daha geri planda bırakıyor. Bunun yerine çiçeksi dokunuşları merkeze alan Floruits, ferah ve aydınlık yapısıyla dikkat çekiyor. Dört mevsim boyunca rahatlıkla kullanılabilecek dengeli bir kompozisyona sahip olsa da özellikle sıcak yaz günlerinde tende hafif bir esinti hissi bırakmasıyla öne çıkıyor.

Soleil De Grace Floruits

Soleil de Grâce’in yaza yakışan bir diğer parfümü ise Lux’us. Lux’us, Floruits ve Eximious’a kıyasla daha sert ve karakterli bir koku profiline sahip. İlk sıktığınız anda denizin ferahlatıcı sularını anımsatan akuatik bir açılışla karşılaşıyorsunuz. Ancak bu, durgun bir deniz değil; kayalara çarpan dalgaların güçlü ve tuzlu hissini çağrıştıran bir ferahlık. Bu etkileyici açılışa eşlik eden deri ve baharat notaları ise parfümü bambaşka bir noktaya taşıyarak ona daha karanlık bir karakter kazandırıyor. Bu nedenle Lux’us, ilk izlenimiyle şaşırtmayı başaran, katmanlı bir kompozisyon sunuyor. Bir süre sonra akuatik notaların yeniden belirginleşmesiyle ferahlık tekrar ön plana çıkıyor; deri ve baharatın sertliğiyle deniz esintisinin canlılığını dengeli bir şekilde buluşturan, sıra dışı ve akılda kalıcı bir kompozisyon ortaya çıkıyor.

Origins Neo Luxus Adv003

En İyi Kadın Parfümleri: 2026’nın İmza Kokuları

2026 İlkbahar İçin 10 Parfüm Önerisi