Naturelliğin yalnızca bağda değil, kadehte de hissedildiği yeni bir şarap kültürü revaçta. Doğuhan Atış, yükselen doğal şarap akımını anlatıyor.

Şarapla az da olsa içli dışlıysanız “doğal şarap” akımının revaçta olduğunu ve son yıllarda bu kavramın şarap dünyasında değişim ve dönüşümlere neden olduğunu fark etmişsinizdir. Şarap içmeyi seviyor ama gelişmeleri takip etmiyorsanız da yakın zamanda mutlaka “doğal şarap” kavramı karşınıza çıkacaktır. Dünyanın önde gelen bütün şarap ülkelerini kasıp kavuran bu akım adeta kendi kültünü oluşturmuş durumda. Günümüzde özellikle yeni kuşak şarapseverler ifadelerini, seslerini doğal şarapta buluyorlar. Artık yalnızca “doğal şarap” servis eden şarap barlarına gitmek popüler. Şarap dünyasındaki yerleşik kabullere adeta bir başkaldırı var. Bu yazıda “doğal şarap” kavramını yalnızca teknik bir terim olarak değil, yarattığı kültürel değişimle de ele almaya çalışacağım.

Yükselen Doğal Şarap Akımı
Yükselen Doğal Şarap Akımı

Doğal şarap dendiğinde aklınıza ilkin ne geliyor? “Doğal olmayan şarap nedir ki?” diye düşünüyor olabilirsiniz. Aslında doğal şarap yapımını en kaba tabiriyle şarap üretilirken hiçbir şeyin eksiltilmediği veya eklenmediği bir üretim yöntemi olarak kodlayabiliriz. Şarap dediğimiz içkiyi diğerlerinden ayıran önemli birkaç husus var. Şarap üretiminde kullanılan üzümler doğanın hediyesi ve o üzümleri şaraba dönüştüren maharetli eller burada yalnızca bir aracı değil, ona kendinden bir şeyler katan, şahsiyet kazandıran sanatçılar. İnsanın ve doğanın gücünün birleşimiyle ortaya çıkan şaraba “şahsiyet”ini veren unsurların toplamı, ona biricikliğini kazandıran etkenlerin hepsi “teruar” olarak isimlendiriliyor.

Bizler istiyoruz ki şarabı yapan o üzümü alsın, onun “ne olabileceğini” doğru tahayyül etsin, onu zorlamasın, bir yerlere çekiştirmesin, “oldurmaya” çalışmasın. Şarabı yapanın ellerinde doğa ve üzüm kendi ifadesini bulsun. Teruarını yansıtsın. Doğal şarabın savunusu bu. Daha doğrusu hakkıyla şarap yapmak ancak böyle mümkün olabilir; buna “doğal şarap yapım” prensiplerinin bütününe veya bir kısmına sadık kalarak ulaşabilirsiniz. Ancak şarabı yalnızca bir “meta” olarak görür, onu çekiştirip kendi istediğiniz elbiseyi giymeye zorlar ve manipüle ederseniz bambaşka bir felsefeyle şarap yapmış olursunuz. Bana kalırsa bu şarap üretim felsefeleri hitap ettikleri farklı pazarlar ve müşteri grupları açısından ne karşılaştırılabilir ne de biri daha iyi, diğeri daha kötü diye yaftalanabilir. Çeşit çeşit ihtiyaca cevap vermek amacıyla farklı bakış açılarıyla pek çok şarap üretildiğini söylemek en doğrusu.

dogal sarap 03