2025 Moda Raporu

Gelecek yılların modasına yön verecek 21 tasarımcının yeni görevi, Labubu çılgınlığı, kırmızı halının fetiş oyunları ve dünyanın en pahalı çantası…
2025 Moda Raporu
Modada Büyük Reset
2025’te moda endüstrisi herkesin çok iyi bildiği gibi bir tür Succession sezonu gibiydi. Ufak bir farkla tabii ki. Arka planda Logan Roy yerine LVMH, Kering ve Richemont vardı. Modaevleri sırtlarını mirasa daha ne kadar yaslayabilirdi? Sadece Eylül ayında 15 farklı modaevinde 16 tasarımcının ilk koleksiyonunu izledik, Mart’taki yenilikleri de ekleyecek olursak 21. Bu neredeyse koca bir endüstrinin yarısını kaplıyordu. Üstelik bahsi geçen değişimler endüstriye yön veren, trend yaratan modaevlerindendi; Chanel, Dior, Gucci, Givenchy…

Chanel’in Virginie Viard’la yollarını ayırarak yeni bir kreatif direktör arama ihtiyacına girişimesi devasa endüstrinin minik bir sembolüydü. Herhangi bir Maison, ne kadar büyük ya da önemli olursa olsun, yaratıcı sesini kaybettiğinde savunmasız kalıyordu. Neticede bu değişimlerin hemen hepsi final günü geldiğinde ayakta alkışlandı. Matthieu Blazy’nin Chanel şovu yılın moda olayı gibiydi, Jonathan Anderson, Sarah Burton dakikalarca ayakta alkışlandı. Meghan Markle, Pierpaolo Piccioli için Balenciaga’da ön sıradaydı. Bir tek Duran Lantink’in Jean Paul Gaultier şovu eleştirildi, belki de hazır giyim yerine kavramsal kıyafetler gösterdiğinden…
Versace’nin Yeni Evi
Prada Group’un Versace’yi satın alması ilk bakışta biraz moda fan-fiction’ı gibi duruyor. Ama İtalya’da stil her zaman ciddi bir endüstri meselesi oldu. Prada’nın Versace’yi Capri Holdings’ten 1,25 milyar Euro değerlemeyle kanatları altına alması, sadece bir satın alma değil; Fransız lüks devlerine karşı İtalyan usulü bir güç biriktirme hamlesi. Asıl ilginç olan estetik gerilim: Prada’nın entelektüel soğukkanlılığı ile Versace’nin operatik, yüksek sesli seksapeli. En iyi senaryoda bu, Versace’nin “sakinleşmesi” değil; tam tersine, bağırmaya devam edebileceği bir finansal omurga kazanması. Yani maksimalizmin artık sağlam bir muhasebecisi var. Ufak bir dipnot: Prada Group’un çatısı altında yıllar evvel Helmut Lang ve Jil Sander de bulunuyordu. Ve Prada’nın satın almasından sonra yaşanan Dario Vitale uyuşmazlığı da drama dozunu artırıyor.

İlk Koleksiyonlar Artık Nasıl Teaser’lanıyor?
Tüm bu tasarımcı değişimleri bize yeni bir yaklaşımı da benimsetti. “Debut” artık podyumda başlamıyor. Aylar öncesinden Instagram’da, kırmızı halıda, küçük ama stratejik ipuçlarıyla dünya kurgulanmaya başlıyor. Sarah Burton’ın Givenchy için yaptığı en akıllı hamle, kırmızı halıyı bir fragman gibi kullanmasıydı. Elle Fanning’in giydiği o look’lar, koleksiyon gelmeden Givenchy’nin tonunu fısıldadı. Jonathan Anderson ise Dior erkek için moodboard paylaşarak referanslarla oynadı: Basquiat, Lee Radziwill ve hafif bir yaramazlık. Jil Sander cephesinde ise iş bambaşka bir yere gitti. Simone Belotti, İtalyan müzisyen Bochum Welt’le işbirliğinde bulundu. Soundtrack’le, atmosfer kurdu, bizi yeni bir dünyaya davet etti. Dario Vitale’nin ilk look’u ise Venedik Film Festivali’ndeydi. Önce Julia Roberts’ın sonra da Amanda Seyfried’in üstünde.

Labubu Çılgınlığı
Labubu, “tatlı”nın statü diline dönüştüğü anın maskotu. 2025’te bu küçük, hafif tekinsiz karakter it-bag’lerden sarkarak bir tür kült işaretine dönüştü. Hem koleksiyonerliği, hem de modanın kendini fazla ciddiye alma haline karşı bir panzehir gibiydi. Ve tabii ki iş burada bitmedi. Labubu artık Hollywood’a da taşındı: Paddington ve Wonka’nın yönetmeni Paul King’in dahil olduğu bir Labubu filmi yolda. Moda ile eğlence endüstrisi arasındaki sınırlar iyice eridi. Peki, Çin’in bu dünyaya armağan ettiği çılgınlığın arkasında ne ya da kim vardı? Kesin bir yanıt zor; ama herkes tek bir kişiyi işaret ediyor, K-pop grubu, BlackPink üyelerinden ve White Lotus’un da kadrosunda yer alan Lisa. New-gen pop yıldızımız bir gün Labubu’sunu Louis Vuitton çantasına iliştirir ve hikaye başlar.

Parmak Arası Terlik
2025’te parmak arası terlik meselesi yine takıntılı olduğumuz 2000’ler stilinin bir uzantısı gibiydi. The Row’un ultra-minimal, pahalı flip-flop’ları bu işin iç şakası oldu. Sessiz lüksün en sessiz ama en kışkırtıcı anı. Jonathan Bailey; “Jurassic World: Rebirth”ün Londra prömiyeri sırasında modaevinin bu çok tartılışan terlikleriyle poz verdi kameralara. Ardından ERL, seksi bir flip-flop kampanyası sundu. Podyumlar da boş durmadı. İlkbahar/Yaz 2026 koleksiyonlarının sunulduğu defilelerde her versiyonuyla karşılaştık. Anlayacağınız gelecek yaz da saltanatı devam edecek.

Satıyorum, Sattım!
2025’in en pahalı çanta hikayesi sadece nadir olmakla değil, mitolojiyle ilgiliydi. Jane Birkin’in bizzat kullandığı orijinal Birkin, Sotheby’s Paris’te yaklaşık 10 milyon dolara satıldı. O anda çanta olmaktan çıktı, arkeolojik bir objeye dönüştü.

Burada satın alınan şey deri ya da işçilik değil; hikayenin kendisiydi. Bir efsanenin gerçekten var olduğunun kanıtı. En ironik tarafı şu: Ne kadar insani bir hikaye, o kadar insanüstü bir fiyat. Çantanın ilk başta kim tarafından satın alındığı da bilinmiyordu. Bir müddet sonra sır perdesi aralandı ve isim Shinsuke Sakimoto olarak açıklandı. Japonya menşeyli ikinci el platformu Valuence’in CEO’su bu beyfendi çantanın yeni sahibi.
Giorgio Armani’nin Ölümü
Giorgio Armani 91 yaşında hayatını kaybettiğinde gücün bağırmadan da gösterilebileceği fikri, onunla birlikte tarih kitaplarına taşındı. Armani’nin vizyonu 80’lerden bu yana Hollywood’u, iş dünyasını ve “şık” kavramını şekillendirdi. “American Gigolo”, “Wolf of Wall Street” ve “Comfort of Strangers” için tasarladığı kıyafetler sinemanın modayla bağını kuvvetlendiren tarihsel ve ikonik anlardandı. 1970’lerin sonundan itibaren, özellikle erkek giyimini baştan yazarken yaptığı şey devrim niteliğindeydi. Omuzları yumuşattı, ceketi bedene yaklaştırdı, gücü sertlikten değil akıştan türetti. Güçlü erkek imgesi artık zırh gibi duran bir takım elbise değil, içinde rahatça nefes alınabilen bir siluetti. Modern hayatın hızına, bedenin gündelik hareketlerine verilmiş net bir cevaptı.

Kadın giyiminde ise gücü maskülenleşmeden tarif etti. Pantolon ceket takımlar, akşam elbiselerindeki akışkanlık, gri, grej ve bej tonlarının neredeyse politik bir tavra dönüştürdü… Hepsi kadın bedenini bir fantezi alanı olmaktan çıkarıp, kamusal hayatta gerçek bir özneye dönüştürmenin araçlarıydı.
Beklenmedik Stik İkonu: Alexander Skarsgård
Kabul edelim, konu sene sonunda kırmızı halının kazananları gibi listeler olduğunda zirvede genelde kadınlar ve yıl boyunca tercih ettikleri kıyafetler oluyor. Rihanna, Zendaya… Bu yüzden Cannes Film Festivali’nden bu yana Alexander Skarsgård’ın istikrarlı stilini konuşmak hepimiz için bir yenilikti. Skarsgård, ayrıca, internetin en çok sevdiği “erkek arkadaşların” başında da değildi. Paul Mescal, Jacob Elordi ve Timothée Chalamet dururken…

Alexander yer aldığı film, Pillion’ın hikayesine bir gönderme yaparak kırmızı halı stilinin tamamını bir performans sanatına dönüştürdü. Deriler, sırt dekolteleri, Saint Laurent çizmeler, Ludovic de Saint Sernin anları… Başta şok faktörü vardı, sonra kararlılık çizgisinde yürüdüğünü gördük Skarsgård ve stilisti Harry Lambert’in. Erkek giyiminin ciddi, mesafeli olmak zorunda olmadığını hatırlattılar. Drama, kırılganlık ve biraz tehlike hepsi aynı anda mümkün. Kısacası: Kıyafet, hikayenin bir parçasıydı.
Kendrick Lamar’ın Super BowlJean’i
Kendrick Lamar’ın 9 Şubat 2025’te New Orleans’ta gerçekleşen Super Bowl devre arası şovu, hip-hop’ın bir kez daha Amerikan ana akımının merkezi olduğunu ilan etti. SZA ve Serena Williams’ın da eşlik ettiği performans, sadece müzikal değil, kültürel bir an oldu.

Super Bowl hâlâ Amerika’nın en büyük stil vitrini. Sosyal medya anında ikiye bölündü Lamar’ın jean’ini nasıl tanımlayabiliriz? İspanyol paça ya da bootleg? Ve sonra tartışmalar büyüdü, erkekler için kabul edilebilir bir paça kesimi miydi bu? Neticede 1200 dolarlık Celine jean, birkaç günlüğünde Google’da en çok aranan şey oldu. Lamar’ın Celine jean’ine Martine Rose ceket eşlik etti.
Şeytan Valentino Giyer
Evet, “The Devil Wears Prada” geri dönüyor, ki bu haberi duymadığınızı düşünmüyorum. Yazın çekimleri başlayan devam filminde orijinal kadro yer alıyor; üstüne bir de Miranda Priestly’nin kocası olarak Kenneth Branagh ekleniyor. Hikaye ise çok daha meta: çöken dergi ekonomisi, değişen güç dengeleri. İlk film moda medyasını efsaneleştirmişti. İkincisi, onun enkazıyla ne yapılacağını soruyor. Asıl soru Miranda’nın hayatta kalıp kalmayacağı değil, otoritenin artık neye benzediği. Unutmadan bir de Valentino’nun Rockstud’ları ikinci altın çağını yaşayacak mı? 1 Mayıs’ta hikaye 20. yılını kutlarken film vizyonda.

2026’nın Teaser’ı: Daha Fazla Tasarımcı Değişikliği
Taşlar yerine oturduğuna göre rahat nefes alabiliriz diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Domino etkisi 2026’da da devam edecek. Henüz Versace’nin akıbetini bilmiyoruz, kulislerde bu kişinin Pieter Mulier olduğu konuşulsa da net bir açıklama yok. Maria Grazia, Fendi’de ilk koleksiyonunu bu yıl sunacak. Meryll Rogge, Marni’den; Antonin Tron ise Olivier Rousteing’ın vedasının ardından Balmain’den sorumlu yeni kreatif direktör. Bir de Rachel Scott’un tüm kreatif sürece hakim olacağı ilk Proenza Schouler koleksiyonunu göreceğiz. Véronique Nichanian’ın final Hermès koleksiyonu Ocak’ta, Grace Wales Bonner’ın ilk koleksiyonu ise 2027’nin Ocak ayında. İyi olan kazansın.

Kapak Fotoğrafı: Vittorio Zunino Celotto (Getty Images)
