İskandinav saat ustası Stepan Sarpaneva kendi adını verdiği markasında, üç kişilik ekibiyle yılda yaklaşık 100 saat üretiyor.
Saatseverler için İskandinav saat ustaları arasında Ay’a takıntı derecesinde bağlı Stepan Sarpaneva çok ayrıcalıklı bir konumda bulunur. Sarpaneva’nın Ay’a olan sevgisi öyle derin ki hemen her saatinde Ay evreleri komplikasyonu ve birden fazla Ay figürü vardır. Hatta paslanmaz çelik bilezik bile Ay Köprüsü anlamına gelen Moonbridge adını taşıyor ve ritmik bir şekilde tekrarlanan stilize Ay figürleri içeriyor.
Göller ve saunalar ülkesi Finlandiya’da yılın yarısı karanlıkta geçtiği için Sarpaneva’nın Ay’a olan ilgisi çok doğal sayılır ama kimse onun kadar melankolik bir bakışa sahip değil. Her Sarpaneva saatinde bulunan Ay figürünün kaşları çatık gibi duruyor ama kızgın değil, tam tersine gezegenin koruyucusu, Sarpaneva’nın ve şairlerin dostudur.
1970 doğumlu Sarpaneva aslında babası (Pentti Sarpaneva) gibi mücevher tasarımcısı olmak istiyormuş. (Amcası Timo Sarpaneva da cam heykelleriyle tanınan bir sanatçı.) Fakat ikinci tercihi olan Finlandiya saatçilik okulu Kelloseppäkoulu’da eğitim gördü. Amacı bir yıl boş gezmektense saatçilik okuyup sonra tekrar mücevher tasarımı için sınava girmekmiş ancak saatçilik daha çok ilgisini çekince okula devam etmiş, 1992’de mezun olduktan sonra kendisini geliştirmek için İsviçre’ye gidip WOSTEP’te (İsviçre Saatçilik Eğitim ve Öğretim Programı) eğitim gördü.

Önce Piaget ardından Parmigiani’de çalışan Sarpaneva, burada bir başka Finlandiyalı Kari Voutilainen ile tanıştı ve ondan ders aldı. 2000’lerin başında Christophe Claret ile çalışan Sarpaneva 2003’te Finlandiya’ya döndü.
Sarpaneva döner dönmez, ilk iş olarak kendi adını taşıyan markasını kurabilmek için Harley-Davidson motosikletini sattı. Bugün üç kişilik bir ekibi var ve yılda en fazla 100 saat üretiyor. Sarpaneva’nın kasa tasarımları da benzersizdir ve markanın kimliğinin temelini oluşturur.
Geçtiğimiz yıl duyurulan, bataklıkta yaşayan Näkki isimli vahşi bir yaratığın dolunayla karşılaşmasının öyküsünü anlatan aynı ismi taşıyan model veya en yeni saati Midnight Sun (Geceyarısı Güneşi) çok konuşuluyor ama Sarpaneva’nın saatleri arasında beni en çok etkileyen saat Nocturne ve bence hikâye anlatımında bu saatin bir benzeri yok. (Varsa da yine Sarpaneva üretmiştir.)







