Türkiye’nin ilk sürdürülebilir mücevher markası Runda Jewelry’nin kurucularından Mesut Abdik ile mücevher dünyası üzerine keyifli bir sohbet ettik.

Mücevher zanaatıyla uğraşan bir aileden geliyorsunuz. Kendi kelimelerinizle mücevheri nasıl tanımlardınız?

Bizim için mücevher, doğada nadir bulunan bir maddenin anlamlı bir şekilde işlenerek kişinin ruhunu yansıttığı, maddi değerinden öte, anlam bakımından kendini temsil eden bir objedir.

Sürdürülebilirlik bugünlerde sıkça kullandığımız bir kavram. Size göre, en yalın haliyle sürdürülebilir takı üretmek ne anlama geliyor?

Sürdürülebilirlik kavramı aslında bütün sektörlerin üretim etkinliklerinde aynı anlamı taşıyor: İnsana, doğaya, daha genel anlamıyla yaşama saygılı bir felsefeyle gelişim göstermek. Sürdürülebilir mücevher, halihazırda doğadan çıkartılmış bütün değerli taş ve madenlerin geri dönüştürülmesi noktasında maksimum verime ulaşmak, çevreye ve insana duyarlı etik ve takip edilebilir bir tedarik zinciri oluşturmak demektir. Kötü çalışma şartları altında doğaya tahribatın yüksek olduğu, bu konuda söz sahibi uluslararası kuruluşların onayı olmayan her türlü etkinlikten olabildiğince kaçınmak anlamına geliyor.

Erdem Akan   Runda 1130
Erdem Akan’la birlikte tasarlanan sürdürülebilir mücevher koleksiyonu: Into the Woods

Türkiye’nin ilk sürdürülebilir takı markasısınız. Runda’yı yaratmak için nasıl yola çıktınız?
Türkiye’nin ilk sürdürülebilir takı markası olmaktan gurur duyuyoruz. Markamızın kuruluşu, her zaman yenilik ve şeffaflık isteyen ve bilinçli bir yeni neslin “Artık kendi tarzımızı ortaya koymalıyız” demesiyle başlamış bulunuyor. Bunun yanı sıra mücevhere olan tutkumuz, mutfağına girmemizle başladı. Gerek el emeğinin harcandığını görmek gerekse göz zevkinin yansıtıldığını görmek bize bu tutkuyu aşıladı. Daha sonralarında ise zamanla doğanın güzelliğinin farkına vardık ve aslında en güzel tasarımların doğada olduğunu gördük. Bu iki sanatı birleştirme tutkumuz her zaman bizi canlı tuttu.

Sürdürülebilir dünya için çok önemli olan RJC Sertifikası’na sahipsiniz. Sertifikadan ve nasıl aldığınızdan bahsedebilir misiniz?

RJC, etik, insan hakları, sosyal ve çevresel faktörler gibi önemli noktaların şeffaf bir şekilde incelenmesiyle beraber çalışma ortamının ve çalışan haklarının da denetlenmesi sonucunda alınabiliyor. Bahsetmiş olduğumuz bütün bu faktörlerin detaylı bir şekilde adım adım incelenmesi neticesinde, eğer yeterli düzeyde bir imkân sağlanırsa sertifika almaya hak kazanılıyor. Her yıl düzenli olarak denetleme sürecinden geçiyoruz.