Güven Kıraç’la, Bodrum Marina Yacht Club’da bulunan Merqez Art’da açılan üçüncü solo sergisi “Distopya”dan yola çıkarak distopya ve ütopyalar üzerine konuştuk.

Güven Kıraç
Fotoğraf: Nilay Sabuncuoğlu
Güven Kıraç

Fotoğraflar: Nilay Sabuncuoğlu

Güven Bey, ütopik bir hayalinizi bizimle paylaşabilir misiniz?

Sanki, barış ütopik gelmeye başladı artık bana; yani, dünyada barışın tesis olması, barışın ilan edilmesi… Gittikçe uzaklaşıyoruz barıştan. Gittikçe kavga keskinleşiyor, sertleşiyor, bu durumdan çok kaygı duyuyorum. Barışa olan inancım sanki artık bir ütopya gibi gelmeye başladı. Gittikçe oradan uzaklaşıyoruz gibi; çünkü insanın içindeki kavga bitmedi.

Oyunculuk kariyerinize paralel olarak ilerleyen edebi tarafınız ve resme olan ilginiz, oyunculuk deneyiminizle mi şekilleniyor yoksa bu disiplinler için tamamen farklı bir perspektif mi geliştiriyorsunuz?

Yani şöyle ki; insanın gözü terbiye oluyor. Resim için söylüyorum; çok resim bakmak, çok resim takip etmek, çok resim okumak… Yani, okuyorum da akımları okumaya ve anlamaya çalışıyorum, leke ne demek bilmeye çalışıyorum. Değişik tarzlarda resimler, ressamlar, farklı ışıklar, bunların hepsini öğrenmeye çalışıyorum. Akademik olarak resim okumadım ama konuya dair biraz bilgi sahibi olmaya gayret ediyorum. Resim ve ressamların atölyelerinden çıkmama sebebim orada sadece lay lay lom yapmak değil; orada çok şey öğreniyorum, onların yanında öğrencilik yapıyorum aslında. Çaktırmadan, bir şekilde onları sömürüyorum. Benim için böyle bir tarafı var resmin.

Oyunculuk ise o kadar geniş bir alan ki… Oyuncu dediğimiz “mahluk”un her şeyden biraz bilmesi, her şeyden biraz anlaması lazım. Açık olması lazım, heykelden de anlamak zorunda biraz, mimariden de, müzikten de… Tiyatro için söyleyeyim özellikle; tiyatro belki de bütün disiplinleri içinde barındıran tek sanat. Tiyatronun içinde mimari, müzik, dans, resim, sinema, yani çok disiplin var ve hepsini kendi bünyesinde barındırıyor. Dolayısıyla biraz anlamak lazım…

Güven Kıraç

Yer aldığınız, oynadığınız ya da hayata geçirdiğiniz bir oyunculuk deneyiminizi tuvale aktaracak olsanız, hangi karakteri nasıl ele almak isterdiniz?