Finlandiya’dan İsviçre’ye uzanan yolculuğuyla Kari Voutilainen yüksek saatçiliğin bugün en büyük ustalarından biri. İmzasını taşıyan saatlerse bu hikâyenin sessiz şahitleri.

Saatçilik her zaman ilham veren, sıra dışı ve her nasıl olursa olsun dinlemeye değer hikâyelere ev sahipliği yapıyor. Günümüzün en büyük saat ustalarından Kari Voutlainen’inki de öyle. Finlandiya’dan İsviçre’ye uzanan yolculuğu, komplike mekanizmalardan nadir parçaların restorasyonuna elinin değdiği saatlerle kendine has bir öykü. Bugün Môtiers’de yemyeşil bir vadide saatlerini üreten Voutilainen ile horoloji dünyasına nasıl adım attığını ve sektörün bugünü konuştuk.

Kari Voutilainen Saat Dünyasındaki Yolculuğunu Anlatıyor

Alışılmışın aksine hikâyeniz İsviçre’de değil, Finlandiya’da başlıyor. Saat dünyasıyla yolunuz nasıl kesişti?

Aslında çocukluğumdan beri mekaniğe ve el işçiliğine ilgiliydim. O yıllarda Finlandiya’da saat ustası bir aile dostumuz vardı. Butiği evimizin yanındaydı. Orada çok güzel parçalar görürdüm hep. Lise ve üniversiteden sonra Finlandiya’da bir saat okuluna gittim, eğitim aldıktan sonra bir sene kadar orada çalıştım. Saatçilikte daha fazla şey öğrenmek istediğimi keşfedince 1988’de Neuchatel’de bir saatçilik okulunda devam ettim ve burada bir sene boyunca komplike saatler üzerine eğitim aldım. Hikâyem böyle başladı, 1990’lara geldiğimizde ise Parmigiani Fleuirer ile yolum kesişti. Burada dokuz sene boyunca çalıştım, çok kıymetli nadir parçalar üzerinde çalışma fırsatım oldu, bir yandan restorasyon yaptım. Saat dünyasında yolculuğum böyle başladı ve 1999’da yeniden bir okulla kesişti yollarım; fakat bu sefer öğretmen olarak girdim derslere. 2002’den bu yana da bir yatırımcı, finansal partner olmadan kendi adımla saatler üretmeye devam ediyorum.

Môtiers’de yemyeşil ağaçlarla çevirili bir atölyeniz var, tüm çalışmalarınız orada mı sürüyor?

Bahsettiniz atölye gerçekten bir dağda, alışılmışın dışında bir saat atölyesi. 250 metrekarelik bir alan, saatlerimizi orada tasarlıyor, geliştiriyoruz. Mekanizma atölyemiz de aynı köyde fakat yaklaşık 250 metre kadar aşağısında. Bu iki yerin dışında bir atölyemiz daha var, orayı aynı zamanda bir saatçilik okulu olarak da kullanıyoruz. Dileğim daha çok sanatsal işler çıkarmak.

Kari Voutilainen Saat Dünyasındaki Yolculuğunu Anlatıyor