Çağdaş sanatın çarpıcı sanatçılarından Nesren Jake, yeni solo sergisi Lunatic Aslyum’da kapitalizmin yarattığı illüzyonu eleştiriyor.
Genç sanatçı Nesren Jake, 2010’dan bu yana street art ve pop art eserler üretiyor. Kullandığı popüler imgeler ve kendine özgü eleştiri yöntemleriyle adından söz ettiren sanatçı yeni solo sergisi Lunatic Aslyum’u geçtiğimiz günlerde sanat severlerle buluştu. Jake ile bir araya gelerek Lunatic Aslyum’u ve kişisel öyküsünü konuştuk.

Son serginiz “Lunatic Aslyum”dan bahsederek başlayalım. Nasıl ortaya çıktı?
Pandemiyle hepimiz evlere kapanıp yalnızlaştık. Bir de ardından ülkemizde yaşanmakta olan ekonomik kriz ile birçok insan maddi zorluklarla karşı karşıya kaldı. Gerçek hayatta mutlu olamayan bizler mutluluğu sosyal medya gibi alanlarda arayıp tüketim odaklı bir girdaba düştük. Pandemi süreciyle birlikte benim eserlerim de dönüşüm geçirerek renklendi ve ilk bakışta tanıdık bir his uyandıran bir farklılık kazandı. Görsel kapitalizmin yarattığı illüzyonu eleştirel bir bakış açısıyla incelemeyi ve sorgulamayı amaçlayarak “Lunatic Asylum” serisi ortaya çıktı.
“Lunatic Aslyum”un önemli bir yanı ise ilk defa sanat severlerle bir araya gelecek olmanız. “Eserlerim benden daha önemlidir” dediğinizi biliyoruz, bugüne dek sizi hiç görmemiştik. Yıllar sonra izleyicinizle bir araya gelmek nasıl bir his?
Şimdiye kadar yüzümü gizlememin arkasında herhangi bir gizem veya kasıt yoktu. Bu sadece sanatsal bir tercih ve ifade şekliydi. Eserlerimin odak noktası her zaman kimliğimden ziyade, izleyiciye sunduğum mesaj ve duygular olmuştur. Bu sergiyi yüzümü göstermek için seçmemin sebebi, nihayetinde izleyiciyle daha kişisel bir bağ kurmak. Sanatımın arkasındaki hikâyeyi daha net bir şekilde paylaşmak heyecan verici.

On beş yıllık sanat yolculuğunuzu da konuşmak isterim. Nasıl başladı hikâyeniz?
Üniversite yıllarımda bana yanlış gelen ve üzerine düşünülmesi gereken olay/durumları kendimce ifade etmek için görsel sanatlar alanında yoğun olarak eserler üretmemle hikâye başlamış oldu.







