Ryan Gander, Pilevneli’deki “Pussies and Places” ile akrep ve yelkovanın hükmünü bozup bizi fısıltılar, kediler ve zamanı göstermeyen saatler üzerinden “uygun an”ın ritmine davet ediyor.

Bir asansöre biniyorsunuz. Kapılar kapanmak üzereyken, duvarın dibindeki küçük bir delikten tiz bir ses duyuluyor. Küçük mekanik bir fare, gözleri merakla parıldayarak sesi kesik kesik gelse de bir şeyler anlatmaya çalışıyor… Sesi tam çıkmıyor; yarım yamalak fısıltılar duyuluyor. Bu sahne ne bir çizgi filmden ne de arkadaşınızın bir eşek şakasından. Paris’teki Bourse de Commerce – Pinault Collection’da, asansör holünde yer alan bu iş, çağdaş sanatçı Ryan Gander’ın dünyasından bir kesit. Gander’ı tanımıyor olabilirsiniz; o tiz sesli minik fare de sosyal medya keşfetinize düşmemiş olabilir. O hâlde hikâyeyi başa saralım; Ryan Gander’ı biraz tanıyalım:

Hayal Gücünün Özgürlüğü

Ryan Gander, 1976 yılında İngiltere’nin kuzeybatısındaki Chester kentinde dünyaya gelir. Babası, bir otomobil fabrikasında mühendis, annesi öğretmendir. Küçük Ryan çocukluğunu diğer çocuklardan biraz farklı yaşar. Doğuştan cam kemik hastasıdır ve tekerlekli sandalye kullanmak durumundadır. Bu sebeple yaşıtlarının koşuşturduğu sokaklardan uzak kalıp sık sık hastanelere taşınması gerekse de Ryan, hastane koridorlarında hayal gücünü oyun arkadaşı yapar. Öyle ki ileride “engelli bir sanatçı” etiketiyle anılmak dahi istemeyecek, “Kendimi engelli gibi hissetmiyorum bile” diyecek kadar bu durumu kimliğinin önüne koymamaya çalışacaktır.

Sanatla ilk yakınlaşmasına gelecek olursak… Anlatılanlara göre çocukken babası onu British Art Show adlı çağdaş sanat sergilerinden birine götürür. Küçük Ryan sergide gördüklerinden büyülenir. Düşünün, hareket özgürlüğü kısıtlı bir çocuk, hayal gücünün özgürlüğünü keşfediyor. Kendi kendine “Bu tuhaf ve harika eserlerin ardındaki insanlar nasıl düşünüyor?” diye sormuş muydu?! Muhtemelen. Ben bu tür durumlarda “ne düşünmüşlerdir” yerine günde kaç saat çalıştıklarını ve çalışırken ne yediklerini merak ederim. (İç ses: Sanatçı olamama nedenim ortada ama bu derin sorularla aşçı olabilirdim aslında…)

Ryan Gander Ryan Gander Photo by Jay Russell
Ryan Gander – Fotoğraf: Jay-Russell

“Bir sanat eserini anlatmanın bin yolu varsa, neden tek bir yolu seçelim?”

1996 yılında gelindiğinde genç Gander, onun deneysel ve sıra dışı meraklarına uygun düşen Manchester Metropolitan Üniversitesi’nde Etkileşimli Sanatlar(Interactive Arts) bölümünde öğrenimine başlar. Mezun olmasının ardından kısa süre memleketi Chester’da bir halı dükkânında çalışır. Halı dükkânı onun farklı disiplinlere olan merakı için sonsuz bir alan açmamış olacak ki Hollanda’ya taşınıp Maastricht’te Jan van Eyck Akademisi’nde araştırmacı sanatçı olarak çalışmaya başlar ve Amsterdam’da Rijksakademie’de misafir sanatçı programına katılır. Bu uluslararası deneyimler, onun ufkunu genişletirken sanat diline yeni sözcükler ekler.