“Nada, corazón, mi tormenta pasará.” (Sakin ol kalbim, bu fırtına da geçecek) Elif Sanchez, aşkın yalnızlıkla, sessizlikle, dirençle ve bazen de kayıpla temas eden hallerini ortaya koyuyor.

Elif Sanchez
Elif Sanchez

Zamanı bükebilen sesler vardır. Bir şarkı başlar ve geçmişle şimdi birbirine karışır. Kalbin ritmi değişir, kelimelerden çok titreşimler konuşur. Elif Sanchez’in sesi, böyle bir yerden geliyor. Üç dilde anlatıyor; ama asıl dili müzik. Onun Pasion Turca etiketiyle yayınlanan son albümü Stages of Love, bir iç yolculuğun, bir duygusal zaman çizelgesinin notalara dökülmüş hali. Bu albümde aşk; bir peri masalı olmaktan çok, bir aynaya, bir sarsıntıya, bir yüzleşmeye dönüşüyor. Elif Sanchez, aşkın yalnızlıkla, sessizlikle, dirençle ve bazen de kayıpla temas eden hâllerini dürüstlükle ortaya koyuyor.

Stages of Love, Sanchez’in kendi yazdığı Türkçe, İngilizce ve İspanyolca şarkılardan oluşuyor. Albümün yapımcılığını Elif Sanchez’in kendisi üstlenmiş. Yönetici yapımcı koltuğunda Pasion Turca yer alırken; mix ve mastering işlemlerinde Aurelio Estebanez imzası görünüyor. Albümün görsel kimliği ise fotoğraflarıyla Kaotik Alice, grafik tasarımıyla Audrey Dupre tarafından tamamlanmış. Sekiz parçalık çalma listesiyle bu duygusal kronoloji şu şarkılardan oluşuyor: Bir Zamanlar, Mil Barcos, Seni Bitirdiğimde, Bilmeden Önce, Yağmurlar, Había Una Vez, Pavlus’un Hikayesi ve Bilmeden Önce’nin ikili versiyonu.

Herkes gibi baştan başlayalım. Küçük Elif nasıl bir kızdı? Annesinin dizi dibinde veya asi biri miydi? Siz de eline aldığı tarağı mikrofon yapıp ayna karşısında şarkı söyleyen minik Elif havası almıyorum. Müzik sizi kaç yaşında ve nerede yakaladı?

Müzisyen bir ailede doğduğum için, hayata gözlerimi açtığım andan itibaren müziğin içindeydim. Belirli bir yaşa kadar hırçın bir çocuktum; fakat konservatuvara başladığımda – yaş 10 – bütün hırçınlığım ve enerjim müziğe odaklandı. Asi ama kolay bir çocuktum diyebilirim. Kendi dünyama odaklı, kendi kendime büyüdüm.

Evet, elimde tarakla ayna karşısında şarkı söyleyen bir çocuk değildim çünkü müziği küçük yaşlarımdan beri çok ciddiye aldım. Hep ciddi sahnelerde zor şarkılar söylemek istedim. Çocuk yerine konulmaktan hiç hoşlanmazdım. Bu arada bahsettiğim yaş da 4 filan… O yüzden annem her zaman sahnesinde bana bir şarkılık yer verirdi. Sahne hayatım çok erken başladı diyebilirim.