Nobel ödüllü bir yazarın aşk hikâyesi, yıllar sonra ortaya çıkan sanat eserleri ve Hollywood yıldızları… Art Basel Paris 2026, sergiler kadar perde arkasındaki hikâyeleriyle de konuşulacak.

Paris, ekim ayında bir kez daha sanat dünyasının merkezine dönüşüyor. Ancak Art Basel Paris 2026’nın gündeminde yalnızca sergilenecek eserler yok. Nobel ödüllü bir yazarın yıllar önce yaşadığı aşktan geriye kalan fotoğraflar, uzun süredir özel koleksiyonlarda saklanan resimler, Hollywood yıldızlarının sanat dünyasındaki yeni rolleri ve moda evlerinin yaratıcı işbirlikleri de bu yılın hikâyesinin bir parçası.

23-25 Ekim tarihlerinde Grand Palais’de düzenlenecek fuar, 41 ülkeden 211 galeriyi ağırlarken Paris’in sokaklarına, tarihî yapılarına ve kültür kurumlarına da yayılıyor. Beşinci yılında ilk kez Karim Crippa’nın direktörlüğünde düzenlenecek Art Basel Paris’te 32 galeri ilk defa yer alıyor. Gagosian, Hauser & Wirth, David Zwirner ve White Cube gibi sanat piyasasının güçlü oyuncularının yanında genç galeriler de kendilerine yer buluyor.

Fuar, bu yıl Paris’in hareketli sanat gündeminin yanı sıra toplumsal gerilimlerin de gölgesinde kapılarını açmaya hazırlanıyor. Hayat pahalılığı ve kamu hizmetlerine yönelik protestoların 17 Ekim’de bazı bölgelerde şiddetli çatışmalara dönüşmesi, yaklaşan fuarın nasıl etkileneceği sorusunu gündeme getiriyor. Art Basel’in programında henüz açıklanmış bir değişiklik bulunmasa da şehirdeki gelişmelerin özellikle kamusal sanat etkinliklerine ve ziyaretçi ulaşımına nasıl yansıyacağı belirsizliğini koruyor.

Art Basel Paris 2026: Sanat Dünyasında Neler Oluyor?
Art Basel Paris 2026

Bir Aşktan Geriye Kalan 14 Fotoğraf

Fuarın en çarpıcı sunumlarından biri, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Fransız yazar Annie Ernaux’nun özel yaşamından izler taşıyor. Galerie Isabella Bortolozzi, Ernaux ile Marc Marie’nin çektiği 14 fotoğrafı sanatseverlerle buluşturacak.

Hikâye 2003 yılına uzanıyor. Ernaux, meme kanseri tedavisi gördüğü dönemde başlayan aşk ilişkisinde, sevgilisiyle birlikte yaşadıkları yakınlaşmaların ardından evde kalan izleri fotoğraflamaya başlıyor. Yere bırakılmış kıyafetler, yerinden oynatılmış sandalyeler, birlikte yenilmiş yemeklerin kalıntıları… İkilinin fotoğrafları, 2005 yılında yayımlanan L’Usage de la photo adlı kitabın da temelini oluşturuyor.

Kişisel yaşamın en mahrem anlarının sanat eserine dönüşmesi, fuarın alışılmış galeri sunumlarından oldukça farklı bir karşılaşma yaratıyor. Ernaux’nun yazılarında sıklıkla karşılaştığımız aşk, beden, hastalık ve hafıza meseleleri bu kez sözcükler yerine fotoğraflarla anlatılıyor.

Galerie İsabella Bortolozzi Annie Ernaux Bedroom End Of May Be

Grand Palais’de Öne Çıkan Galeriler

Modern sanatın ustalarından çağdaş sanatın en çok konuşulan isimlerine uzanan Art Basel Paris 2026, Grand Palais’nin çatısı altında geniş bir seçki sunuyor. Bu yıl 183 galerinin yer aldığı ana bölüm Galeries’de, sanat tarihinin önemli eserleri güncel üretimlerle yan yana geliyor.

White Cube, fuarın dikkat çekici sunumlarından birine hazırlanıyor. Galerinin öne çıkan eserleri arasında Ganalı sanatçı Ibrahim Mahama’nın Nyamuthia (2025–26) adlı çalışması bulunuyor. Geri kazanılmış lastik malzeme üzerine elle dokunmuş tekstiller ve metal etiketlerden oluşan eser, sanatçının gündelik nesneler, emek ve malzemelerin geçmişiyle kurduğu ilişkiyi yansıtıyor. Mahama, aynı dönemde Fondation Cartier’de açılacak The Harvest Season adlı kişisel sergisiyle de Paris sanat gündeminde. White Cube’un seçkisinde ayrıca Tracey Emin’in uzanan bir kadın figürünü resmettiği Waiting For A moment of You (2025), Georg Baselitz’in altın tonlarındaki iki resmi ve 2026 Turner Ödülü adaylarından Marguerite Humeau’nun sıra dışı heykeli de yer alıyor.

İbrahim Mahama Nyamuthia 2025 26
 © Ibrahim Mahama. Photo © White Cube (Theo Christelis)

Hauser & Wirth ise Louise Bourgeois’ya odaklanan özel bir sunum gerçekleştiriyor. Sanatçının eserleri, aynı hafta Bibliothèque nationale de France’ta açılacak kişisel sergisiyle birlikte Paris’te yeniden gündeme geliyor. Galeride ayrıca Jenny Holzer’ın sansürlenmiş belgelerin görsel dilinden beslenen Redaction Paintings serisinden bir eser bulunacak. Holzer’ın Musée d’Orsay’deki sergisiyle eşzamanlı bu sunum, sanatçının işlerine farklı mekânlarda rastlama fırsatı yaratıyor.

Art Basel Paris 2026
Louise Bourgeois, Corner Piece. © The Easton Foundation / ADGAP, Paris 2026, Fotoğraf: Christopher Burke.

Galerie Le Minotaure, modern sanatın önemli isimlerinden Wassily Kandinsky’nin 1922 tarihli Untitled adlı suluboya çalışmasını Paris’e taşıyor. Eser, Kandinsky’nin Rusya’dan Almanya’ya döndüğü ve Walter Gropius’un davetiyle Bauhaus’ta ders vermeye başladığı döneme ait. Sanatçının daha serbest soyut biçimlerden geometrik kompozisyonlara yöneldiği bu yılların izlerini taşıyan resimde, kırmızı ve yeşil diyagonal çizgiler organik formlarla buluşuyor. Kandinsky’nin sanat anlayışındaki önemli dönüşümü belgeleyen çalışma, fuarın modern sanat seçkisinin dikkat çekici örneklerinden biri.

Kandinsky 1922 Hires
Wassily Kandinsky, Ohne Titel (Untitled), 1922
Galerie Le Minotaure izniyle

Galerie Cécile Fakhoury, Fildişi Sahilli sanatçı Carl-Edouard Keïta’nın fuar için hazırladığı yeni resimlerini sergiliyor. Keïta, eserlerinde ülkesinin bağımsızlık sonrası sinema tarihinden besleniyor. Timité Bassori ve Désiré Ecaré gibi Afrikalı yönetmenlerin filmlerindeki karakterler, kıyafetler, gündelik yaşam sahneleri ve iç mekânlar, sanatçının resimlerinde yeniden yorumlanıyor. Sinemadaki kadraj ve kurgu tekniklerini resimlerine taşıyan Keïta, Afrika’nın görsel hafızasını kübizm ve dadaizmle buluşturuyor. Abidjan, Dakar ve Paris’te faaliyet gösteren galeri, bu seçkiyle Afrika modernizminin sanat tarihindeki yerine de dikkat çekiyor.

Art Basel Carl Edouard Ke Ta Bassori Et Gonat 2026 Courtesy Galerie C C
Carl- Édouard Keïta, Bassori and Gonaté, 2026
Galerie Cécile Fakhoury izniyle

Galerie Raphael Durazzo, sanat tarihinin gölgede kalmış önemli isimlerinden Hilla Rebay’ın eserlerini yeniden gündeme taşıyor. New York’taki Solomon R. Guggenheim Müzesi’nin kuruluşunda belirleyici rol oynayan Rebay, yalnızca bir koleksiyoner danışmanı ve küratör değil, aynı zamanda avangart sanatın öncülerinden biriydi. Solomon Guggenheim’ı soyut sanat koleksiyonculuğuna yönlendiren ve müzenin ilk direktörlüğünü üstlenen sanatçının kendi üretimleri, kurumsal çalışmalarının gölgesinde kaldı. Galerinin Art Basel Paris’in Premise bölümünde sergileyeceği kâğıt üzerine çalışmaları, Rebay’ın sanatçı kimliğine yeniden bakma fırsatı sunuyor.

Art Basel Piccutaio
Hilla Rebay, Piccutaio, 1951
Galerie Raphael Durazzo izniyle

New York merkezli Olney Gleason, fuarın en merak uyandıran tarihî sunumlarından birine hazırlanıyor. Galeri, Robert Indiana’nın kişisel koleksiyonundan çıkan ve 1956-1960 yıllarına tarihlenen eserleri bir araya getiriyor. Seçkide Indiana’nın yanı sıra Ellsworth Kelly’nin daha önce sergilenmemiş çalışmaları da bulunuyor. İki sanatçının New York’un Coenties Slip bölgesinde yaşadıkları ve birbirlerinin sanatsal gelişimlerini etkiledikleri yıllara odaklanan sunum, sanat tarihinin önemli bir dostluğunu yeniden gündeme getiriyor. Özellikle LOVE eseriyle popüler kültürün de parçası haline gelen Indiana’nın koleksiyonundan çıkan bu çalışmalar, iki sanatçının erken dönem üretimlerine farklı bir pencere açıyor.

Art Basel Og 33261 Hires
Robert Indiana, Source I, 1959 © Star of Hope Foundation, Vinalhaven, Maine
Fotoğraf: Olney Gleason, New York

Genç sanatçılara ayrılan Emergence bölümünde ise çok daha deneysel işler öne çıkıyor. Zürih merkezli Galerie Oskar Weiss’ın temsil ettiği Lorenza Longhi, Roma mozaiklerinden esinlenen bir yerleştirmeyle birlikte içine gizli kamera yerleştirilmiş bir hediye çantası sunarak gözetim kültürüne dikkat çekiyor. Berlinli Schiefe Zähne galerisinin sanatçısı Anna Clegg, parti fotoğraflarını kesip yeniden bir araya getirerek resimlere dönüştürürken, Seul merkezli P21 galerisinin sanatçısı Haneyl Choi, kendi uyurgezerlik deneyimlerinden yola çıkan heykellerini sergiliyor.

Kv Fr Dazzledazzle Doradzillo 6923web
Lorenza Longhi, Unswept Floor, 2025
Galerie Oskar Weiss izniyle

Sürpriz İsim

Netflix’in popüler dizisi Emily in Paris’te Sylvie Grateau karakteriyle tanınan Philippine Leroy-Beaulieu, bu kez sanat dünyasının en prestijli buluşmalarından birinde başrolde. Fransız oyuncu, Art Basel Paris’in Oh La La! adlı özel programının sanat yönetmenliğini üstleniyor. 23 ve 24 Ekim tarihlerinde galerilerin stantlarında gerçekleştirilecek özel sunumların teması ise “Mitler ve Efsaneler”.

Fakat Leroy-Beaulieu’nün seçilmesi, sanat dünyasında daha geniş bir tartışmanın parçası. Artık sanat fuarları yalnızca koleksiyonerleri değil, sinema, moda ve popüler kültür dünyasından isimleri de kendilerine çekmeye çalışıyor. Financial Times, 14 Ekim’de yayımladığı yazıda tam da bu soruyu gündeme taşıdı: Bir Hollywood yıldızı insanları sanat koleksiyoneri olmaya ikna edebilir mi?

Art Basel Paris 2026: Sanat Dünyasında Neler Oluyor?
Fotoğraf: Neilson Barnard (Getty Images)

Üstelik Leroy-Beaulieu tek örnek değil. Nicole Kidman’ın Christie’s müzayedesinde satışa sunulan Constantin Brâncuși’nin Danaïde heykelinin tanıtımında yer alması ve David Beckham’ın Art Basel Doha kampanyasına katılması, yıldızların sanat piyasasındaki yeni rollerini gösteriyor. Bu işbirlikleri sanatın görünürlüğünü artırırken ünlü isimlerin etkisinin sanatsal değeri mi, yoksa ticari ilgiyi mi öne çıkardığı sorusunu da gündeme getiriyor.

Miu Miu’nun Sanat Hamlesi

Moda evlerinin sanat dünyasındaki görünürlüğü giderek artıyor. Art Basel Paris’in kamusal programının resmî partneri Miu Miu, bu yıl yönetmen Alice Diop ile gerçekleştirdiği projeyle fuarın en dikkat çekici işbirliklerinden birine imza atıyor. Palais d’Iéna’da düzenlenecek Geste de Consolation, Diop’un sinema dışındaki ilk sergi projesi.

Miu Miu Brings Alice Diops First Exhibition To Art Basel Paris With Free Admission 1
Art Basel Paris 2026

Sergide Zanele Muholi, Simone Leigh ve Audre Lorde gibi isimlerin eserleri ve metinleri, müzik, dans ve performanslarla bir araya geliyor. Diop, siyah kadın sanatçıların üretimlerinden hareketle sanat tarihinde temsil meselesini ele alıyor.

Alice
Alice Diop

Miu Miu’nun bu projedeki rolü, moda markalarının sanatla kurduğu ilişkinin dönüşümünü de gösteriyor. Moda evleri artık yalnızca sergilere sponsor olmakla yetinmiyor; sergilerin üretiminde ve kültürel gündemin şekillenmesinde doğrudan yer alıyor. Ancak bu yakınlaşma, sanat kurumlarının marka işbirliklerine ne ölçüde bağımlı hale geldiği sorusunu da beraberinde getiriyor.

48 Yıl Sonra İlk Kez

Sanat piyasasının en heyecan verici anlarından biri, uzun yıllardır özel koleksiyonlarda saklanan eserlerin yeniden ortaya çıkması. Art Basel Paris 2026’da Japon kavramsal sanatçı On Kawara’nın 7 Kasım 1977 tarihini taşıyan resmi, yaklaşık yarım yüzyıl sonra yeniden piyasaya çıkıyor. Eser, 1978’den bu yana aynı koleksiyonda bulunuyordu.

On Kawara’nın Today serisindeki resimler, yapıldıkları günün tarihini yalın bir tipografiyle gösteriyor. İlk bakışta yalnızca rakamlardan oluşan bu çalışmalar, zamanın geçişini ve insan yaşamının geçiciliğini sanatın merkezine yerleştiriyor.

Zürih merkezli Larkin Erdmann galerisinin fuara taşıyacağı diğer eserler arasında ise Marcel Duchamp’ın Mona Lisa’ya bıyık eklediği ünlü L.H.O.O.Q. çalışması ve Man Ray’in sürrealizmin simgelerinden Le Violon d’Ingres fotoğrafı bulunuyor. Sanat tarihinin bu iki ikonik eseri, yaklaşık yarım asırdır aynı koleksiyonda bulunan On Kawara resmiyle birlikte fuarın en merak uyandıran sunumlarından birini oluşturuyor.

Art Basel Paris 2026: Sanat Dünyasında Neler Oluyor?
Tristan Fewings (Getty Images)

İstanbul’dan Paris’e: Kutluğ Ataman

Art Basel Paris 2026’nın Türkiye açısından en önemli duraklarından biri, Kutluğ Ataman’ın 2004 tarihli Küba adlı video enstalasyonu. Londra merkezli Niru Ratnam galerisi tarafından sunulan çalışma, İstanbul’un çeperlerinde 1960’ların sonunda kurulan Küba adlı yerleşimde yaşayan 40 kişinin öykülerini bir araya getiriyor.

40 televizyon ekranından oluşan enstalasyonun ilginç yanı, ekranların birbirinden farklı eski koltuklar ve ikinci el mobilyalarla yerleştirilmiş olması. İzleyici bir sergi salonundan çok, farklı insanların evlerine misafir olmuş hissine kapılıyor. Kimi çocukluğunu, kimi korkularını, kimi de yaşadığı mahallenin görünmez kurallarını anlatıyor.

Kutlug
Kutluğ Ataman’ın Küba (2004) Adlı Eseri, Londra’daki The Sorting Office. Sanatçının Ve Niru Ratnam, Londra’nın Izniyle. Fotoğraf: Thierry Bal.

20 yılı aşkın süre önce üretilen eser, göç ve aidiyet tartışmalarının güncelliğini koruduğu bir dönemde Paris’te yeniden izleyici karşısına çıkıyor. Küba, 20-25 Ekim tarihlerinde Beaux-Arts de Paris’nin Chapelle des Petits-Augustins mekânında sergilenecek.

Fuarın Türkiye bağlantısı bununla da sınırlı değil. İstanbul ve Paris merkezli The Pill galerisi, daha önce genç galerilere ayrılan Emergence bölümünde yer alırken bu yıl ana bölüm Galeries’ye yükseliyor. Galeri, aralarında Türk sanatçı Cem Örgen’in de bulunduğu üç sanatçının eserleriyle bedenin zaman içindeki dönüşümünü ele alan bir sunum gerçekleştirecek.

Cem Orgen
Cem Örgen, Open Surgery, 2024

Paris Sokaklarında Sanat

Grand Palais’nin dışında da sanatseverleri sıra dışı karşılaşmalar bekliyor. Place Clemenceau’da Robert Indiana’nın LOVE Wall çalışması, Trocadéro’da ise Tracey Emin’in üç anıtsal bronz heykeli sergilenecek. Emin’in kadın bedenini kırılganlık, dayanıklılık ve dönüşüm üzerinden ele alan eserleri, Paris’in en çok ziyaret edilen noktalarından birinde izleyiciyle buluşacak.

Love Wall
Robert Indiana, LOVE Wall. © The Robert Indiana Legacy Initiative/Artists Rights Society (ARS), New York.

Petit Palais’de ise Cosima von Bonin’in deniz canlıları ve köpeklerden oluşan heykelleri görülebilecek. Deri ve kadife gibi malzemelerle üretilen bu figürler, müzenin tarihî mimarisi ve heykelleri arasında beklenmedik bir karşılaşma yaratacak.

Avenue Winston-Churchill üzerinde Niki de Saint Phalle, Yinka Shonibare, Alicja Kwade ve Carmen Herrera gibi isimlerin eserleri yer alacak. Marcello Maloberti’nin yaklaşık 20 metre yükseklikte sergilenecek ve gökyüzüne dönük biçimde tasarlanmış CIEL adlı neon çalışması da kamusal programın dikkat çeken işlerinden biri.

Art Basel Paris 2026: Sanat Dünyasında Neler Oluyor?
Yinka Shonibare, Abstract Bronze Viii, 2026. Sanatçının Ve Mennour, Paris’in Izniyle. © Yinka Shonibare, Adagp, Paris, 2026.

Art Basel haftasında Paris’in diğer sanat kurumları da önemli sergilere ev sahipliği yapıyor. Fondation Cartier’de Ibrahim Mahama, Musée d’Art Moderne de Paris’de Kerry James Marshall ve Musée d’Orsay’de Jenny Holzer’ın çalışmaları sanatseverleri bekliyor. Şehir, bu hafta yalnızca sanat eserlerinin sergilendiği değil, sanatın geleceğine dair tartışmaların da şekillendiği bir buluşma noktasına dönüşecek.

Frieze London 2026: Sanatın Sıra Dışı Hali

Berlin Art Week 2026: Şehir Beş Günlüğüne Sanata Teslim Oldu