13 Mart günü 95’incisi verilecek olan Oskar Akademi Ödülleri’nde, müzik konusunda yine birbirinden iddialı isimler var.

Yılın en iddialı yapımlarından “The Banshees of Inisherin”in de En İyi Orijinal Film Müziği dalında aday.

Dünya eğlence sektörü denen koca makinenin dişlilerini çeviren ana gücün kaynağından fışkıran bir itibar nesnesidir Oskar Ödülleri. Bu koca dünyaya dahil olmuş neredeyse her sanatçının kariyerinin en tepesine yazmak istediği satırdır Oskar Ödülleri. Ancak birkaç avuç insan topluluğu vardır ki, onlar da adına ana-akım denen bu sistemin dışında tarif eder kendini. Onlar için Oskar Ödülleri’nin itibarı tartışmalıdır. Geriye kalanlar ise bu ödülü ne koşulda olursa olsun alıp evinin en güzel köşesindeki yerine koymaya hazırdır.

Oskar Ödülleri her ne kadar Amerikan film dünyasının ev sahipliği altında çalışan bir kurum olarak sinemacıların mahallesi olarak bilinse de, diğer sanat kollarını ilgilendiren bir tarafı hep olagelmiştir. Ayrıca ödül kategorileri geçtiğimiz bir kaç yıla kadar bir “çeşitlilik eksikliği” eleştirilerine maruz kalmış ve bu nedenle yetkililer çareyi ürün portföyünü genişletmekle çözmüştü.

Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi (AMPAS) tarafından her yıl verilen, bir diğer adıyla Akademi Ödülleri, bilhassa kazananlar için Amerika Birleşik Devletleri’nde tüm zamanların en itibarlı, en önemli ödülleriydi. Ödülün nesnesi Art Deco tarzında işlenmiş bir şövalyeyi betimleyen altın bir heykelciğin kupa olarak takdimiydi.

İlk kez 1929 yılında The Hollywood Roosevelt Oteli’nde, Douglas Fairbanks’ın ev sahipliğinde düzenlenen özel bir yemekte verilmişti. İş o günden bugüne o kadar büyüdü ki, şimdi artık dünya çapında tüm ülkelerde televizyondan canlı olarak yayınlanmakta. Hatta muadili olarak tanımlayabileceğimiz diğer büyük Amerikan eğlence ödülüne (televizyonda Emmy Ödülleri, tiyatroda Tony Ödülleri, müzikte Grammy Ödülleri) nal toplatır desek yanlış olmaz.