Fuji Dağı’ndan Tokyo’nun ışıltılı sokaklarına uzanarak eşsiz bir yolculuğa davetiye çıkarıyorlar. Japonya’da geçen filmler hem sinema tutkunlarını hem de gezgin ruhları büyülüyor.

Bir köşede yüzyıllık gelenekler, diğer köşede ise modern hayatın parlak ışıkları… Evet, bu kez kadrajımızda Uzakdoğu’nun egzotik, ilham veren, büyüleyici ülkesi Japonya var. Fuji Dağı’nın ardında yükselen güneşe gözümüzü dikip, Tokyo’nun kalabalık caddelerinden aşağı doğru bir yürüyüşe çıkıyoruz. Kyoto’nun sessiz tapınaklarına selam edip, kiraz çiçeklerinin arasından bir masal alemine doğru devam ediyoruz. Hem geçmişin hem de geleceğin izini sürdüğümüz bu yazıda, Japonya’nın en güzel yerlerinde konuşlanan filmlere birlikte bakıyoruz. Hazırsanız, başlayalım.

Bir Geyşanın Anıları (Memoirs of a Geisha)

IMDB: 7.3

Amerikalı yazar Arthur Golden’ın 1997 yılında yayımlanan tarihi kurgu romanından uyarlanan “Bir Geyşa’nın Anıları” Nitta Sayuri’nin II. Dünya Savaşı öncesi, sırası ve sonrasında Japonya’nın Kyoto kentinde geyşa olma ve çalışma yolunda karşılaştığı zorlukları ve verdiği mücadeleyi anlatıyor. Film, Kyoto’nun en büyüleyici duraklarından biri olan Fushimi Inari Tapınağı’nda geçiyor. Genç Sayuri’nin hayatının dönüm noktalarından birine sahne olan bu tapınak, kapılar boyunca uzanan kıvrımlı yol, hem görsel hem de duygusal olarak izleyicide iz bırakan sahnelerden biri. Japonya’da yer alan tapınaklar günün her saati ziyaretçi akınına uğruyor. Buradaki sessizlik ve düzen, maneviyatın neredeyse ete kemiğe bürünmüş hali gibi. Japonya’nın ruhuna açılan bir yolculuk planlıyorsanız, Fushimi Inari’yi seyahat planlarınıza dahil edebilirsiniz.