La Dolce Vita: Başrolde İtalya’nın Olduğu Filmler
Avrupa’nın en romantik ülkesinde çekilen unutulmaz filmlerle sinema ve seyahat tutkusunu bir arada keşfedin. Başrolde İtalya’nın olduğu filmler sizi bekliyor.
Bazen bir Vespa’nın arkasında dalgalanan saçlar, bazen taş sokaklarda kaybolan adımlar, bazen de İtalyan mutfağından seçkin lezzetler ve leziz şaraplarla dolu bir masa… Beyazperdede izlemesi en keyifli sahnelerin Batı uygarlığının en köklü topraklarında, İtalya’da çekildiğini söylesek abartmış olmayız. Roma’nın geçmişle bugünü kucaklayan sokaklarından hangimiz etkilenmedik ki? Florensa’nın altın ışıklı meydanını hayranlıkla izledik, Amalfi’de bir kadeh limoncello içmek için planlar yaptık… Her köşesi ayrı bir filme ilham vermiş, her manzarası büyülemiş İtalya’ya doğru bir yolculuk yapıyoruz bu kez. Hazırsanız başlayalım.
The Godfather
IMDb: 9.2
Listemizi kült bir eserle açıyoruz. Biliyorsunuz, “Baba” serisinin üç filmi de İtalya’nın en etkileyici köşelerinden biri olan Sicilya’da çekildi. Yarım asrı devirse de, Francis Ford Coppola imzası taşıyan bu muazzam üçleme popülaritesinden bugün de bir şey kaybetmedi. Tüyleri diken diken eden bir bilgiyle başlayalım: Başkent Palermo’ya çok da uzak olmayan bir yerde, karakterlerin orijinal evi ve aile adı olan ve ilk filmin de dayandığı Corleone köyü bulunuyor. Ancak filmin çekimleri burada değil, daha doğuda, Messina ilindeki Forza d’Agro ve Savoca köylerinde yapıldı.

Michael’ın Sicilyalı gelini Apollonia ile evlendiği Savoca’daki Chiesa di San Nicolo’yu saymayı da unutmayalım. “The Gotfather II” ise Sicilya’nın Catania şehrinin hemen dışındaki şirin kasaba Acireale’de çekildi. Zaten bu bölgenin gündelik hayatta da vızır vızır işleyen bir film seti gibi olduğu biliniyor. “Gotfather”ı bir de bu gözle yeniden izlemek için harika bir fırsat.
The Talented Mr. Ripley
IMDb: 7.4
Patricia Highsmith’in 1955 tarihli aynı adlı romanından uyarlanan ve dilimize “Yetenekli Bay Ripley” olarak çevrilen 1999 yapımı filmin muazzam oyuncu kadrosunda Matt Damon, Jude Law, Gwyneth Paltrow, Cate Blanchett ve Philip Seymour Hoffman gibi isimler yer alıyor. 1950’lerin sonlarında New York’ta, aradığı başarıyı bir türlü bulamayan genç Tom Ripley, zengin ve şımarık bir milyoner çapkın olan Dickie Greenleaf’i kurtarmak için İtalya’ya gönderiliyor.

New York’taki açılış sahnesi hariç tamamı İtalya’da çekilen filmde Napoli, Positano, Venedik, Roma, Sicilya ve Campania kıyılarında küçük bir ada olan Ischia fonda muhteşem manzaralar yaratıyor. Filmi Ripley’den bir alıntıyla hatırlayalım: “Ne yaparsan yap, ne kadar korkunç, ne kadar yaralayıcı olursa olsun, kafanda her zaman bir mantığı olur, değil mi? Kendisinin kötü biri olduğunu düşünen kimseyle tanışmazsın.”
Three Coins in the Fountain
IMDb: 6.2
Jean Negulesco’nun 1954 yapımı klasikleşmiş 50’ler Hollywood romantizmini Roma sokaklarına taşıyan filmi “Three Coins in the Fountain” de başrolünde İtalya’nın olduğu filmler listemizde. Anita, Bayan Frances ve Maria’nın aşkı aradığı film oldukça tatlı, romantik ve mutlu. Filmin açılış jeneriğinde, Frank Sinatra’nın sesinden “Three Coins in a Fountain” tema şarkısını söylerken, Roma’nın çeşmelerinin muhteşem görüntülerini izliyoruz: Piazza della Repubblica’daki Fontana delle Naiadi (Naiadi Çeşmesi), Piazza del Popolo’daki Fontana dei Leoni (Aslan Çeşmesi) ve Fontana del Nettuno (Neptün Çeşmesi) ve Piazza Navona’daki Fontana del Nettuno (Neptün Çeşmesi) ve Fontana dei Fiumi (Dört Nehir Çeşmesi)…

Film boyunca çeşmeye çıkan tüm yollarıyla Trevi Çeşmesi, İspanyol Merdivenleri, Aziz Petrus Meydanı, Piazza Pietro d’Illiria, Roma Forumu ve Trastevere’deki 35 Via Garibaldi gibi Roma’nın Pitoresk mekanlarında yürüyüşe çıkıyoruz. Ayrıca, Piazzale Scipione Borgheses’teki Villa Borghese bahçelerinde dolaşarak manzaranın, heykellerin ve Fontana di Venere’nin tadını çıkarıyoruz.
Cinema Paradiso
IMDb: 8.5
1989 yılında 62. Akademi Ödülleri’nde En İyi Yabancı Film Oscar’ını kazanarak sinema tarihine adını altın harflerle yazdıran “Cinema Paradiso” da İtalya’nın en güzel köşelerinde tur atmamızı sağlayan filmlerden biri. Filmin konusu kısaca şöyle: Savaşın yaralarını hâlâ taşıyan küçük bir Sicilya kasabasında, genç Salvatore için tek kaçış noktası vardır: Cinema Paradiso.

Kasabanın sinema salonu, onun için hem bir sığınak hem de hayal gücünün kapılarını aralayan büyülü bir dünya… Salonun deneyimli makinisti Alfredo, Salvatore’nin sinemaya olan ilgisini fark eder ve onu bu büyülü evrenin içine çeker. Gençlik yıllarında hem aşkı tadar hem de Paradiso’nun makinistliğini devralır. Film, Sicilya’da Bagheria, Cefalù ve Palazzo Adriano gibi büyüleyici kasabalarda çekildi. Giuseppe Tornatore imzası taşıyan bu film, İtalya’nın film endüstrisini de canlandıran bir film olarak hafızalarımızda kayıtlı.
Roman Holiday
IMDb: 8.0
Audrey Hepburn, Gregory Peck ve Eddie Albert’ın başrollerinde olduğu romantik, dramatik ve kesinlikle çok tatlı bir film olan “Roman Holiday”, hayatından kaçan ve gazeteci Joe Bradley (Peck) ile şehirde bir gün geçirmesi için bazı dileklerini yerine getiren aşırı programlı prenses Ann’in (Hepburn) hikâyesini konu alıyor.

Hepburn’ün “En İyi Kadın Oyuncu” Oscar’ını aldığı 1953 yapımı bu film, o dönemde renkli film çekilebilmesine rağmen, yönetmen William Wyler tarafından özellikle siyah beyaz çekilmiş. Bu nedenle filmde Roma’nın en güzel yerleri olan Palazzo Brancaccio, Via dei Fori Imperiale, Settimio Severo Kemeri, Via Margutta’yı, Trevi Çeşmesi ve Via della Stamperia gibi birbirinden muhteşem köşeleri siyah beyaz görüyoruz. Günümüzde Roma’nın bütün sokaklarında posterlerini, afişlerini, kartpostallarını görebileceğimiz bu film, başrollerinde Filiz Akın ve Kartal Tibet’in yer aldığı 1968 yapımı “İstanbul Tatili” filmine de ilham verdi.
It Startes in Naples
IMDb: 6.3
Başrollerinde Sofia Loren ve Clark Gable’ın yer aldığı “La Baia Di Napoli”, 1960 yapımı klasiklerden biri. Özellikle filmde Loren’in yeğeni rolündeki Nando’ya bayılacaksınız. Capri Adası’nda teyzesi Lucia (Loren) birlikte yaşayan Nando’nun amcası Mike (Gable), İtalya’da ölen kardeşinin işlerine bakmak için ülkeye geliyor. Nando’nun nasıl yaşadığını görünce de onu Amerika’ya götürmek istiyor. Ancak Lucia da Nando’yu istiyor ve böylece ikili arasında birdenbire bir kan davası çıkıyor.

Çekimleri çoğunlukla Capri Adası’nda yapılan filmde Piazza Giuseppe Garibaldi ve Napoli tren istasyonu gibi Napoli’den de parçalar var. Tabii film boyunca Capri Adası’nın etrafında da biraz dolaşıyoruz. Meşhur Blue Grotto’ya tekne turu yapıyor, Solaro Dağı’na doğru da çıkıyoruz. Bir yandan da Sofia Loren’in sesinden “Tu vuò fà l’americano” (Amerikalı Olmak İstiyorsun) şarkısını da dinliyoruz. Rüya gibi bir film.
To Rome with Love
IMDb: 6.3
Woody Allen’ın 2012 yapımı filmi “To Rome with Love” Roberto Benigni, Penelope Cruz, Alec Baldwin, Jesse Eisenberg ve bugünkü adıyla Elliot Page’i (o dönem onu Ellen Page olarak izledik) bir araya getiren çok eğlenceli bir film. Roma’daki dört çiftin etrafında dönen sıra dışı aşklar, maceralar, çıkmazlar elbette her Allen filminde olduğu gibi bu filmde de birbirine örülü.

Farklı hikâyeler izlediğimiz için İtalya’nın hemen her yerinde geziyoruz: Piazza Venezia, Scalinata dell’Ara Coeli, Trevi Çeşmesi, Villa d’Este, Acquedotto Claudio, Villa dei Quintili kalıntıları… Filmin içindeki hikâyelerden birinde de zamanın çoğu Roma’nın en bohem mahallesi Trastevere’de geçiyor. Burada Trastevere’nin sokaklarının yanı sıra La Porta Settimiana ve Piazza Santa Maria’yı da görüyoruz.
Eat Pray Love
IMDb: 5.9
Orta yaş krizini ele alan en popüler filmlerden birisi, Julia Roberts’ın başrolünü üstlendiği 2010 yapımı “Eat Pray Love”. Film, mutsuz bir evliliği sonlandırdıktan sonra kendini bulabilmek için dünya turuna çıkan Liz’in hikâyesini konu alıyor. Huzuru bulmak için Hindistan’a, aşkı bulmak için Bali’ye giden bu kadın, tabii ki yemeği bulmak için de İtalya’ya gidiyor! Ve bizi ilgilendiren kısım tam da burası. Sadece yemek sahnelerini izlerken bile kendinizi İtalya’ya giden bir uçak için rezervasyon yaparken bulabilirsiniz.

Filmde geçen “Pizzamla bir ilişki yaşıyorum” cümlesine ilham veren pizza, Napoli’nin kalbindeki ünlü L’Antica Pizzeria Da Michele. Bununla kalmıyoruz tabii. Liz, Roma’da kaldığı bir gün bir porsiyon kuşkonmaz, haşlanmış yumurta ve jambonun üzerine zeytinyağı gezdiriyor ve iyi bir iş çıkardığı için kendine bir kadeh İtalyan kırmızı şarabı açıyor. Roma sokaklarında “prosciutto e melone” yiyor, Roma’nın doğusunda, Abruzzo ve Umbria bölgelerini ayıran sınıra yakın bulunan Amatrice kasabasına özgü bir makarna olan Amatriciana Spagetti’nin de tadına bakıyor. Buon appetito!
Life is Beautiful
IMDb: 8.6
Roberto Benigni, Nicoletta Braschi ve Giorgio Cantarini’nin başrol oynadığı dokunaklı bir traji-komedi olan Hayat Güzeldir, 1997 yapımı bir film. Yahudi bir İtalyan kütüphaneci, karısı ve oğluyla birlikte bir Nazi toplama kampına gönderilir. Ve baba, oğlunu gözaltında tutulmanın dehşetinden korumak için sevgiyle hayal gücünü kullanarak bir oyun yaratır.

1998 Cannes Film Festivali’nde Büyük Ödül’ün yanı sıra En İyi Yabancı Film ve En İyi Erkek Oyuncu olmak üzere üç Akademi Ödülü kazanan “Life is Beautiful”un büyük bir kısmı Toskana, Floransa’nın güneydoğusundaki Arezzo’da çekildi. Bazı sahneler de yakınlardaki Cortona’da, bazıları ise Umbria’daki Terni’de çekildi. Bu klasik eserin IMDb’den 8.6 puanı aldığını da not düşelim.
Bu Kez Başrolde Komşu Var: Yunanistan’da Geçen Filmler