Saatolog.com.tr

Saatolog.com.tr Logo

Ateş ve Buz Ülkesi İzlanda’da Doğanın Kalbine Yolculuk

30 Temmuz 2025
Ateş ve Buz Ülkesi İzlanda’da Doğanın Kalbine Yolculuk
Golden Circle’dan gizli kalmış güzelliklere, kısa ama dopdolu bir İzlanda macerası.

Yeni seyahat ettiğiniz bir ülkede ne ararsınız? Eğer daha önce hiç yaşamadığınız deneyimlerle eve dönmekse amacınız, listenizde yer alan ülkelerden biri kesinlikle İzlanda olmalı. Çok kolay bir rota değil. Yıllardır hayalini kurduğum bu seyahati gerçekleştirmek benim de yıllarımı aldı. Ancak bana yaşattıklarıyla, onca yıllık bekleyişimin her anına değdiğini söyleyebilirim. Neden derseniz…. Şu hayatta en önemli şeylerden birinin yaşadığımız deneyimler olduğunu bana İzlanda seyahat hatırlattı. Gelin en başa dönelim.

Eşimle 50. yaş hediyemiz için kendimize unutulmaz bir seyahat hediye etmek isterken karşımıza çıkıverdi İzlanda Havayolları’nın kampanyası. Havaalanından ve havaalanına teslim kiralık arabanın da dahil olduğu Göteborg çıkışlı uçak bileti fiyatı oldukça makuldu. Yaşadığımız Göteborg’dan İzlanda Havayolları’nın direkt uçuşuyla Reykjavik’e ulaşmak mümkün. Türkiye’dense direkt uçuş yok. THY’nin İzlanda Havayolları’yla birlikte gerçekleştirdiği aktarmalı uçuşla İstanbul’dan yaklaşık 7-8 saatte şehre ulaşılabiliyor.

Ateş Ve Buz Ülkesi İzlanda'Da Doğanın Kalbine Yolculuk
İzlanda Gezi Rehberi

Uçuş kampanyamızın tek kusuru kalış süresinin kısa olmasıydı. Biz de seyahat tarihi olarak, maksimum faydayı sağlayabileceğimiz yılın en uzun günü olan 21 Haziran’ı seçtik. Yani güneşin neredeyse hiç batmadığı zamanı… İzlanda’da gezmek için sadece 2,5 günümüz vardı. Dolayısıyla seyahatimizi dakika dakika hesaplamamız gerekiyordu. Bir günümüzü, İzlanda’nın ikonik rotası Golden Circle’da geçireceğimiz kesindi. Ancak bir diğer tam gün nereleri ziyaret etmemiz gerektiğine karar veremeyince ChatGPT yardımıyla bir rota oluşturduk. Son yarım günümüzü de başkent Reykjavik’e ayırdık.

Reykjavik Havaalanı’na vardığımızda vakit gece yarısını bulmuştu. Kiralık arabayı almak için harcadığıımz zamanı da düşününce havaalanından ayrılmamız iyice geç olsa da dışarı çıktığımızda neredeyse aydınlık bir hava bizi karşıladı. Her ne kadar yorgun olsak da geceyarısı güneşi sayesinde  kendimizi gayet dinç hissediyorduk.

Ertesi gün ilk durağımız Seljalandsfoss Şelalesi. İzlanda’nın kıvrım kıvrım yollarında yaklaşık 1 saat 45 dakikalık yolculuktan sonra görkemli şelaleyi uzaktan görmüştük bile. İzlanda’nın ikonik turistik noktalarından biri olan Seljalandsfoss Şelalesi’nin en önemli özelliklerinden biri, patika yardımıyla dökülen suyun arkasına geçerek ihtişamlı manzaranın tadını bir de o açıdan çıkarabilmeniz. Seljalandsa Nehri’nin bir parçası olan bu şelale, Eyjafjallajokull Buzulu’ndan eriyen suyla besleniyor. Bu buzul, 2010 yılında patlayarak tüm Avrupa’nın uçuş trafiğini alt üst eden Eyjafjallajokull Yanardağı’nın üzerinde yer alıyor. İzlanda seyahat rehberlerinde turistlerin Seljalandsfoss’tan sonra genellikle Gljufrabui Şelalesi’ni ziyaret ettiği söyleniyor. Ancak bu vakti bol olan turistler için. Biz ise o günlük bir şelale yeter deyip Reynisfjara Plajı’na doğru yola çıktık.

Ateş Ve Buz Ülkesi İzlanda'Da Doğanın Kalbine Yolculuk
Seljalandsfoss Şelalesi
BİN YILDIR GENETİĞİ KORUNAN İZLANDA ATLARI

İzlanda’da seyahat sırasında yolların kenarları birbirinden güzel atlarla dolu. Bu çok özel atlar, sadece İzlanda’ya özel bir tür. Bir midilliyi andıran bedeni, rüzgârda ipek gibi uçuşan yelesiyle benzersiz bir ırk olan bu at türünün genetiği bin yıldır çok sıkı bir şekilde korunuyor. 9. yüzyılda Vikinglerin getirdiği söylenen bu atların türlerinin karışmaması için başka bir at türünün ülkeye getirilmesi kesinlikle yasak. Ülkeden dışarı çıkan bir İzlanda atına da tek yön bileti kesiliyor. Ülkeye geri dönüşleri yasak. Bu sayede bin yıldır safkan kalmayı başaran, soğuğa çok dayanıklı çok özel atları İzlanda kırsalının hemen her yerinde görebilir. Bizim gibi yol kenarında kısa bir mola vererek onlarla yakından tanışabilirsiniz.

Ateş Ve Buz Ülkesi İzlanda'Da Doğanın Kalbine Yolculuk
İzlanda’nın safkan atları

Reynisfjara Plajı‘na ulaşabilmek için birkaç kasabadan geçtik. Her Avrupa ülkesinde görebileceğiniz türden bu kasabalarda mola vermeden, yaklaşık 40 dakikalık yolculukla plajın bulunduğu Vik kasabasına ulaştık. Burası diğerlerine göre biraz daha farklı. Çok da varlıklı olmadığı görünüşünden belli bu kasaba, Nordik polisiye yapımı meraklısı bizi heyecanlandırdı. Çünkü kasaba, bomboş sokakları ve kuzey tarzı prefabrik evleriyle soğuk ve karanlık bir cinayet dizisinden çıkmış gibi. Sinema dünyasıyla ilişkisi bu benzerlikle sınırlı değil.

İzlanda’nın simgelerinden biri olan puffin kuşlarının (Türkçe’de kutup martısı ya da yelkovan kuşu diye geçiyor) uçuştuğu dik kayalık duvarı takip ederek ulaştığımız Reynisfjara Plajı, Game Of Thrones ve Star Wars’un bazı sahnelerine ev sahipliği yapmış. Plaj, buz gibi Atlantik Okyanusu dalgalarının soğutarak parçaladığı lav parçalarından oluşan simsiyah kumuyla gerçek olamayacak kadar etkileyici.

Ateş Ve Buz Ülkesi İzlanda'Da Doğanın Kalbine Yolculuk
İzlanda

Bu plajda ziyaretçilerin kuvvetli ve öngörülemez dalgalar sebebiyle denize çok fazla yaklaşması önerilmiyor. “Ne olacak ki” diyerek denize iyice yaklaşan biz, saniyeler içinde kendimizi buz gibi suyun içinde bulunca bu tavsiyenin ne kadar doğru olduğunu anladık. Ancak burası İzlanda… Islanmak ve yazın ortasında bile üşümek kaçınılmaz.

Ateş Ve Buz Ülkesi İzlanda'Da Doğanın Kalbine Yolculuk
Reynisfjara Plajı

İlk gün rotamızın üzerinde bir plaj daha vardı: 1973 yılında düşen bir Amerikan savaş uçağına ev sahipliği yaptığı için İzlanda’nın ilginç noktalarından biri olan Sólheimasandur. Ancak plajı bir türlü bulamayınca (Belki içinizde bulabilen olur diye yazıya ismini not düşüyorum) direksiyonu yol üzerinde tesadüfen gördüğümüz ve bizi çok heyecanlandıran buzul tabelasına kırdık. Çünkü hayalimizde buzul görmek de var. Anayoldan ayrıldıktan sonra oldukça kıvrımlı bir yolda bir süre ilerleyip Sólheimajökull Buzulu‘na ulaştık.

Ölmeden – ve maalesef erimeden – önce şu hayatta bir kez görmek istediğim buzul kendiliğinden karşıma çıkınca heyecanlanmamak elde değil. Sekiz kilometre uzunluğunda ve iki kilometre genişliğindeki Sólheimajökull Buzulu, çok daha büyük bir buzul olan Myrdalsjokull’un sadece bir parçası. Hâlâ aktif olan Katla ve Eyjafjallajökull yanardağlarının arasında bulunan bu buzulun üzerinde yürüyüş yapmak, çıkardığı ürkütücü sesi duymak mümkün, ancak sadece rehber eşliğinde ve önceden rezervasyonla. Maalesef her buzul gibi  Sólheimajökull da hızla eridiğinden bu deneyimi yaşamak için çok da uzun bir vakit bulunmuyor.

Ateş Ve Buz Ülkesi İzlanda'Da Doğanın Kalbine Yolculuk
Sólheimajökull Buzulu
ÜZERİNDE DUMAN TÜTEN ÜLKE

Buzulun üstünde yürümeyi gönül isterdi ama hemen ardından yetişmemiz gereken bir randevumuz var. Randevumuz, açık hava termal havuzu Secret Lagoon ile. İzlanda’ya gidildiğinde mutlaka gerçekleştirilmesi gereken etkinliklerden biri de açıkhava termal havuzunda keyif çatmak. Volkanik bir ada olan İzlanda, yeraltı sıcak su kaynaklarıyla ünlü bir ülke. Toprak altından çıkan suyun sıcaklığı 100 derece. Bu sayede İzlanda’da halk ısınmaya para ödemezken birçok yerde bulunan dev seralarda domates bile yetiştiriliyor. Sıcak su kaynağı o kadar fazla ki Reykjavik’ten çıktıktan sonra topraktan çıkan dumanları her yerde görebiliyorsunuz. Bunlar aslında duman değil buhar.

Ateş Ve Buz Ülkesi İzlanda'Da Doğanın Kalbine Yolculuk
Secret Lagoon
Ateş Ve Buz Ülkesi İzlanda'Da Doğanın Kalbine Yolculuk
Secret Lagoon

Sıcak yeraltı sularını turizm için mükemmel bir fırsata çeviren İzlanda’da bir sürü açıkhava termal havuzu bulunuyor. Havuzların kimisi oldukça lüks kimisi orta karar kimisi de bedava. Tamamen doğal olan ve hiçbir bakımın yapılmadığı bu havuzlara girmek için biraz cesaret gerekiyor. En lüks olanlar ise spa hizmeti veriyor. Biz “orta karar” fiyata sahip Flúðir’deki Secret Lagoon’u tercih ettik.

İzlanda’nın en eski termal havuzu olan Secret Lagoon, 1891 yılında açılmış. Oldukça kalabalık olan havuza girebilmek için önceden randevu almanız gerekiyor. Randevunuzu, bir önceki durak noktanızdan hemen ayrılmadan önce havuzun internet sitesi üzerinden oluşturabiliyorsunuz. Havuz kalabalık ama herkes için yer var. Dışarısı buz gibiyken termal havuzun içinde gevşek bir şekilde manzaranın tadını çıkarmak o kadar keyifli ki saat 20:00’de kapanan havuzdan en son çıkanlardan biri biz olduk.

İKONİK GOLDEN CIRCLE ROTASI

İzlanda’da ikinci günümüzü ülkenin ikonik rotası olan Golden Circle‘a ayırdık. Yaklaşık 300 kilometre uzunluğundaki bu rota, üzerinde yer alan önemli uğrak noktalarının yanı sıra etkileyici manzarasıyla meşhur. Reykjavik’ten çıktıktan sonra batı yönünde ilerleyen rota dönüşte daha güneyden bir yolculukla yeniden başkente ulaşıyor. Normalde, doya doya gezmek için iki günde yapılabilen bu turu biz bir günde tamamlamak zorundayız. Rotamızın ilk durak noktası, UNESCO Dünya Hazinesi koruması altında yer alan Þingvellir Ulusal Parkı.

Ateş Ve Buz Ülkesi İzlanda'Da Doğanın Kalbine Yolculuk
Þingvellir Ulusal Parkı

Bu parkı gezmeye değer kılan birkaç önemli özelliği var. İlki, bu bölgenin MS 930 yılında İzlanda’nın ilk parlamentosuna ev sahipliği yapması. İkinci ve beni en çok heyecanlandıran özelliği ise Avrasya ve Kuzey Amerika tektonik plakalarının ayrım noktası olan Silfra Fissürü (ya da Silfra Yarığı). Yine parkın içinde yer alan, İzlanda’nın en büyük doğal gölü olan Þingvallavatn‘a bağlı bu yarığın içinde (yazın su sıcaklığı 2 derece) şnorkel yapmak mümkün.

Oldukça dar bu yarıkta özel batmayan ve sıcak tutan kıyafetlerle şnorkel yapanlar iki tektonik plakanın dibini gözleyebiliyor. Son derece berrak su sayesinde 100 metreye kadar görüş mesafesi sunan Silfra Fissürü, dünyanın en özel dalış noktalarından biri olarak kabul ediliyor. 240 kilometrekare büyüklüğündeki Þingvellir Ulusal Parkı’nda ayrıca Öxarárfoss Şelalesi de bulunuyor. Yine Game Of Thrones’un bazı sahnelerine ev sahipliği yapmış olan park o kadar büyük ki tam anlamıyla gezebilmek için en az yarım gün ayırmak gerekiyor.

Ateş Ve Buz Ülkesi İzlanda'Da Doğanın Kalbine Yolculuk
Öxarárfoss Şelalesi

Bir sonraki durağımızda, bu seyahatte en çok görmek istediğimiz gayzerler var. İzlanda’da birçok gayzer bulunuyor ancak çoğunun fışkırma anı tam kestirilemiyor. Ulusal parktan yaklaşık 60 kilometre uzaklıktaki Geysir Geothermal Area’da bulunan Strokkur Gayzeri ülkenin en meşhuru, çünkü yaklaşık her 10 dakikada bir fışkırıyor. Biz gittğimizde soğuk, yağmurlu ve rüzgârlı havanın etkili olduğu alanda gayzerin etrafı turist doluydu ve herkes o büyülü anı bekliyordu.

Ateş Ve Buz Ülkesi İzlanda'Da Doğanın Kalbine Yolculuk
Strokkur Gayzeri

İlk gördüğümüz fışkırmanın ardından turist grubu dağıldı, biz bir sonrakini de beklemeye karar verdik. Dakikalarca bekledikten sonra delikteki suda kabarcıklar başladı. Bu fışkırmanın yaklaştığı anlamına geliyor. Bizde heyecan dozajı yükselirken su bir anda yaklaşık 20 metreye ulaştı. Bir öncekinden çok daha güçlü bir fışkırma. Sonra da o su haliyle bizim üzerimize doğru geldi. Ben o an 100 derece sıcaklıktaki sudan yanma korkusuyla arkamı dönerken sırtımda sıcacık suyu hissettim. Aslında korkmamıza gerek yok çünkü etrafı çevrili gayzerin kimseye zarar vermemesi için tüm güvenlik önlemleri alınmış. Yaşadığımız o inanılmaz anın sarhoşluğuyla yeniden yola revan olduk. Sırada Gullfoss Şelalesi var.

Ateş Ve Buz Ülkesi İzlanda'Da Doğanın Kalbine Yolculuk
Gullfoss Şelalesi
İZLANDA’NIN İLK ÇEVRE AKTİVİSTİ

İşin doğrusu Gullfoss Şelalesi’ni gitmeden önce biraz hafife almıştım. İzlanda’da o kadar görülecek ilginç şey varken ikinci bir şelale ziyaretini gitmeden önce sorguladım. Ancak Geysir Geothermal Area’ya sadece 10 dakika sürüş mesafesindeki Gullfoss Şelalesi’ne ulaştığımda gördüğüm manzara karşısında nefesim kesildi. İki kattan oluşan şelaleden geçen su o kadar güçlü ve yoğun ki, ortaya çıkan sesten yanındakinin sesini bile zar zor duyabiliyorsun. Toplam 32 metre yüksekliğindeki şelalenin suyu 70 metre derinliğindeki bir vadiye dökülüyor.

Ateş Ve Buz Ülkesi İzlanda'Da Doğanın Kalbine Yolculuk
Gullfoss Şelalesi

Güneşli havada her daim gökkuşağının oluştuğu şelalenin güzelliği dışında çok anlamlı bir özelliği daha var: 1900’lerde şelale yabancı yatırımcılar tarafından bir hidroelektrik santraline dönüştürülmek istenir. Gullfoss’un çevresindeki arazinin sahibi Tómas Tómasson isimli çiftçi, yatırımcılara uzun vadeli kira sözleşmesi yapar. Ancak çiftçinin tam bir doğa tutkunu kızı Sigríður Tómasdóttir şelaleyi korumak amacıyla kamuoyu oluşturmak için 120 kilometre uzaklıktaki Reykjavik’e defalarca yürüyerek gider. Son çare olarak şelale yok edilirse kendini suya atacağını söyler. Sonuçta kazanan Sigríður Tómasdóttir olur ve tüm sözleşmeler iptal edilir. Direnişi sayesinde Gullfoss Şelalesi’ni herkese kazandıran Sigríður Tómasdóttir, İzlanda’nın ilk çevre aktivisti olarak kabul ediliyor.

Golden Circle rotasındaki son durak noktamız bir başka jeojik oluşum: Kerið Krateri. Burası İzlanda’nın en ilginç jeolojik oluşumlarından biri. Kerið, yaklaşık 3000 yıl önce çoğu kraterin aksine patlamayla değil, magma haznesinin boşaldıktan sonra çökmesiyle oluşmuş. Yaklaşık 55 metre derinliğindeki dev bir çukurun dibindeki mavi-yeşil rengindeki göl, etrafındaki kırmızı renkte volkanik taşlarla birleşince ortaya inanılmaz bir manzara çıkıyor. İsterseniz çukurun dibine inip suyu ve kırmızı renkteki volkanik taşları yakından izlemek mümkün.

Ateş Ve Buz Ülkesi İzlanda'Da Doğanın Kalbine Yolculuk
Kerið Krateri

Süremizin çok kısıtlı olduğu son günümüzü Reykjavik şehir merkezine ayırdık. Küçücük, mütevazi ve tam bir kuzeyli şehri Reykjavik. 390 bin nüfuslu ülkenin yüzde 65’i Reyjavik’te yaşıyor. Tasarım kafeleri, geleneksel İzlanda tipi evleriyle, İzlanda tatilinin kapanışını mükemmel bir şekilde gerçekleştirmemizi sağlıyor.

Ateş Ve Buz Ülkesi İzlanda'Da Doğanın Kalbine Yolculuk
İzlanda – Reykjavik
İZLANDA SEYAHATİ ÖNCESİ UNUTMAMANIZ GEREKENLER

– İzlanda pahalı bir ülke. Ülkede neredeyse hiçbir sebze ve meyve yetişmediğinden özellikle restoranlarda yemek bir hayli pahalı. Eğer İzlanda seyahatinizi biraz ucuza getirmek isterseniz bir daire kiralayabilir ve en azından birkaç öğününüzü evde geçirebilirsiniz. Gündüzleri ise yola çıkmadan önce kesinlikle markete uğramanızı ve sandviç, çerez, meyve gibi atıştırmalıklar almanızı tavsiye ederiz. Deponuzu da şehirden çıkmadan doldurun. Çünkü şehirden çıktıktan sonra adım başı restoran ve benzinlik yok. Bir de gezmekten, gün içinde oturup kallavi bir yemek yemeye fırsatınız olmayacağını garanti edebilirim.

Ateş Ve Buz Ülkesi İzlanda'Da Doğanın Kalbine Yolculuk
İzlanda – Reykjavik

–  Kerið Krateri ve termal havuz dışında hiçbir yere giriş ücreti ödemedik. Sadece park ücreti ödemek gerekiyor. Fiyat her yerde fix 1000 ISK (Günün kuruyla 329 TL) ve süre kısıtlaması yok. Ücreti ödemek için her park alanında makineler yer alıyor. Makine aracılığıyla ya da QR kodunu okutarak çok rahat bir şekilde ödemenizi yapabiliyorsunuz.

– Yazın da gitseniz yanınıza su geçirmez bot, polar ceket, yağmurluk ve hatta su geçirmez pantolon almayı unutmayın. Çünkü en sıcak temmuz ayında bile en yüksek sıcaklık 17 derece. Geceleri ise 8-10 dereceye kadar düşüyor. Her an yağmur yağma ihtimalinin yanı sıra şelale ya da gayzerleri gezerken yağmur yağmasa bile ıslanıyorsunuz. Yola çıkarken yanınıza yedek çorap almayı da unutmayın. En iyisi kat kat giyinip, kıyafetinizi değişen hava koşullarına göre ayarlamak.

Ateş Ve Buz Ülkesi İzlanda'Da Doğanın Kalbine Yolculuk
Couple On An Icelandic Beach. Mountain Range In Background

– İzlanda’yı gezmenin en güzel yolu otomobil kiralamak. Günlük turlar da satın alabilirsiniz. Biz 2,5 günde yaklaşık 700 kilometre yol yaptık ve benzin için (o günün kuruyla) yaklaşık 3.800 lira ödedik. Her ihtimale karşı full sigorta aldık ve yaklaşık 5000 lira ödedik. Otomobil kirası ise seçeceğiniz türe göre değişiyor.

– İzlanda’da mesafeler çok uzak değil ama yollar kıvrımlı ve çoğu yerde sadece gidiş-geliş şeklinde olduğundan hız sınırı en fazla 90 km. Yol boyunca sık sık kameraya ve hatta bir kez kamerayla çekim yapan trafik polisine rastladık. Dolayısıyla canınızı yakacak bir trafik cezası ödemek istemiyorsanız hız limitine uymanızı tavsiye ederiz. İzlanda Havayolları’nın, ülkede otomobil kullanırken dikkat edilmesi gerekenler konulu videosunu izlemenizde de fayda var.

– İzlanda’ya kışın gitmenin güzel yanı kuzey ışıklarını görme ihtimalinin çok yüksek olması, Ancak kış aylarında yollar sürekli buzlu ve karlı olduğundan otomobil kullanmak biraz daha zor. Yazın ise yollar gayet rahat. Sadece her an basabilen yoğun sise dikkat.

– Bu olağanüstü coğrafyaya gitmeden önce Netflix’teki Katla’yı izlemeyi de unutmayın. Manzaralar hakkında küçük bir fikir verecektir.

Zamanın Askıya Alındığı Şehir: St. Petersburg Gezi Rehberi

Avrupa’da Kuzey Işıkları’nı İzleyebileceğiniz En Güzel 10 Yer

Kuzey Cazına Giriş 101

Kaçırmamanız Gereken İskandinav Dizileri