Türkiye, uluslararası mega yat sektörünün neresinde duruyor? Motor Boat & Yachting dergisi yayın yönetmeni Selcen Tanınmış değerlendiriyor.
Türkiye, doğal güzellikleri, eşsiz koyları, upuzun kıyı şeridiyle çok uzun yıllardır yatçıların turizm açısından en gözde ülkesi konumunda. Sıcak sulara uzak olan kuzeyli denizcilerin sıkça tercih ettiği ülkemizdeki yabancı yatçı profili son yıllarda biraz değişti. İngilizlerden Ruslara doğru kayan profil farklılaşsa da yerli ve yabancı yatçı sayısı her geçen gün artıyor, tekne satışları her yıl yükseliyor.

Yabancı yatçıların tercih sebebi aşağı yukarı belli, dört mevsimin tadı, doğanın büyüsü… Ama yatçılık sektörü için asıl önemli olan, Türkiye’nin sadece turistik olarak değil bir “yat üretici” ülke olarak da tercih edilir olması. Özellikle kişiye özel (custom) mega yat üretiminde 1992 yılından beri üst sıralardaki konumunu koruyan Türkiye, 2023 raporunda da İtalya’nın ardından ikinci sıraya oturdu.
Ülke genelinde toplam yat üretimi 2019 yılında 200 milyon dolar civarındayken, 2023’te bu rakam 400 milyon dolara ulaştı
Son 10 yıldır istikrarlı bir şekilde bu başarısını sürdüren ülkemizin, yakın zamandaki en önemli artısı ise, eskiden ucuz işgücü için tercih edilirken artık tasarım ve mühendislik anlamında da beklentileri karşılıyor konuma gelmesi. Ülke genelinde toplam yat üretimi 2019 yılında 200 milyon dolar civarındayken, 2023’te bu rakam 400 milyon dolara ulaştı. Türk tersanelerinin bu başarısı Türkiye ekonomisine de önemli katkı sağlıyor. Yine 2019 yılında bu sektörde çalışanlar yaklaşık 15 binken, 2023’e gelindiğine 25 bin çalışana ulaşıldı.

Mega yat üretimindeki başarıya paralel olarak seri üretim yapan Türk tersaneleri de global pazarda adından sıkça söz ettiriyor. Merkezi Hindistan’da bulunan 6Wresearch Araştırma ve Danışmanlık firması adlı bir rapor yayınladı. Bu rapora göre 2030’a kadar sektörde yaklaşık yüzde 14’lük bir büyüme bekleniyor.








