Onlar sadece denizin değil güneşin de çocukları. Çevre dostu solar teknelerden bahsediyoruz. Gücünü güneşten alan elektrikli motorlarıyla son yıllarda gittikçe popüler hale gelen solar tekneleri mercek altına aldık.

Dünyada yeni nesil uyanışta. Yakın gelecekte küresel ısınma sebebiyle başlarına geleceklerin farkında olan genç jenerasyon, hayatın her alanında karşılarına çıkan seçeneklerden sürdürülebilir olanı tercih ediyorlar. Denizcilik dünyası da bunlardan biri. Azalan enerji kaynakları, özellikle yeni nesil denizcilerin çevre dostu modellere ilgisinin her gün artmasına neden oluyor. Bu talep artışı, tersanelerin de çevre ve bütçe dostu modellerin üretimine daha fazla yatırım yapmasına yol açıyor. Gücünü güneş enerjisinden alan solar tekneler, bu değişim çerçevesinde denizcilik dünyasının parlayan yıldızı haline gelmiş durumda.

Kalitesini çoktan kanıtlamış köklü tersanelerin yanı sıra sürdürülebilir hayata yönelik çözüm önerilerine yatırımların ciddi anlamda arttığı kuzey ülkelerindeki yeni nesil üreticilerin de bu işe ağırlık verdiği gözleniyor. Adını daha önce hiç duymadığımız yeni tersaneler tarafından piyasaya sürülen ve her seferinde solar tekne endüstrisini bir adım öteye götüren yeni modeller bunun en önemli kanıtı.

Son yıllarda bu alanda kaydedilen aşama etkileyici boyutta. Öyle ki artık sıfır karbon ayak izi ve fosil yakıt tüketimiyle okyanuslar aşılabiliyor ya da denizci, solar teknesinde ürettiği enerjinin fazlasını karadaki bir tesise satabiliyor. Fosil yakıt tüketimine bağımlılığın azalması, sürdürülebilir hayata katkıda bulunmanın yanı sıra daha bütçe dostu seyirler anlamına da geliyor.

Peki solar tekneler nasıl çalışıyor? Çok basit… Teknenin üzerine yerleştirilen güneş panellerinin ürettiği enerjiyle motorun yanı sıra aydınlatmalar ve diğer tüm ekipman için gerekli elektrik enerjisinin tamamı sağlanıyor. Daha fazla güneş paneli daha fazla enerji anlamına geldiğinden teknede geniş yatay alanların bol olması gerekiyor ve bu amaçla solar tekneler olarak üretiliyor.