Kimsenin durduramadığı adamı sadece kendi diz kapağı durdurabildi. Ronaldo Nazario’nun fenomen olma hikâyesi…

21 Kasım 1999 günü, belki de onunla ilgili yapılan övgülerden en yaratıcısına, “O, bir insan değil. O, bir sürü” cümlesine hakkını verircesine koşuyordu. Ayağında topla, defans oyuncularının üzerine müthiş bir hızla koşarken gerçekten de kızgın bizon sürülerini andırıyordu. Tozu dumana katıyor, sanki o müthiş hızı yetmezmiş gibi bir çita kıvraklığı ile bir anda duruyor, aksi yöne dönüyor ve asla durdurulamıyordu. Ama bir anda durdu. Acı içinde kendini yere bıraktı. İki eliyle sağ bacağını tutuyor ve gözyaşları içinde diz kapağına bakıyordu. Kimsenin durduramadığı “sürü”, kendi diz kapağına yenilmişti. Sahadan sedyeyle çıktı. Her iki takımın oyuncuları da hüzünle ona bakıyordu. Ergenlik döneminde başlayan ve diz kapağındaki kıkırdak dokunun baskı altında kalması nedeniyle ortaya çıkan bir sakatlıktı. Rio de Janerio’nun yoksul mahallelerinde saatlerce çıplak ayakla top tekmelemesinin de payı vardı, o müthiş hızı ve kıvraklığına güvenerek vücudunun sınırlarını sonuna kadar zorlamasının da…

Ronaldo Nazario, Inter
Credit: slobodenpecat

Neyse ki tablo çok da kötü değildi. Birkaç aylık rehabilitasyon süreci, ufak bir ameliyat sonrası 2000 yılının Nisan ayında İtalya Kupası finalinin ilk maçında Lazio karşısında sahalara döndü. Maçın 55’inci dakikasında oyuna girmiş ve dönüşü tüm tribünler hatta onu televizyondan izleyen herkes tarafından coşkuyla karşılanmıştı. Tüm dikkatler üzerindeydi. Ayağına topu aldı, hızlandı, hızlandı, hızlandı. Kendine has çalımlarını sıraladı. Futbol izleyicileri onu çok özlemişti. O hızlandıkça uğultu artıyordu. Sonra bir anda yine durdu. Kimsenin durduramadığı adam, beş ay arayla ikinci defa kendi kendine durmuştu. Yine acı içinde yere devrildi. Ağlıyordu. Ama bu sefer yalnız değildi. Tribünlerdeki taraftarlar, takım arkadaşları, televizyon başında izleyenler de ağlıyordu. Tarihte bir adamın diz kapağı, ancak bu kadar büyük bir dramın başrolü olabilirdi. Bu defa durum, ilkinden çok daha kötüydü. İlk sakatlığında yırtılan tendon, ameliyatla ve sayısız dikişle yerine sabitlenmişti. Oysa şimdi diz tendonları tamamen kopmuştu! Sedyeyle sahadan ayrıldı. Ünlü Katalan Sosyolog ve çok sıkı bir Barcelona taraftarı olan Manuel Vazquez Montalban, “Eğer futbol bir dinse, bugün tanrısını yitirmiştir” dedi.

Ronaldo Nazario, Brezilya Milli Takım