Rengini ve kokusunu borçlu olduğu meşe ağacından yapılan fıçıda hayat bulan bir içki… Viski, ardında yatan hikâyesi ve ortaya çıkışındaki büyük emekle üzerine konuşulmayı hak eden bir sanat eseri. Dr. Burkay Adalığ ise bu konu için en doğru adres. Uzun soluklu bu yolculuk damağınızda bir senfoni yaşatmak için çoktan hazır.

Röportaj: Bora Yıldırım

Fotoğraflar: Burçin Ergünt

Dr. Burkay Adalığ, kurumsal hayatta birçok kişinin hayallerini süsleyen bir noktaya geldikten sonra kariyer dümenini başka maceraya çevirmiş bir isim. E-postalar ve kalabalık toplantıları ardında bırakarak meşe fıçıları ve farklı notaların peşine düşmüş gerçek bir gurme. Dr. Adalığ, bir hobi olarak açtığı ‘’Meleklerin Payı’’ isimli viski bloguyla yıllarca sayısal sandığı ruhunun aslında epey sözel özelliklere sahip olduğunu fark etmiş. Blog ile birlikte karşılaştığı sorularla Türkiye’nin ilk viski blogger’ı olduğunu fark etmesi ise çok geç olmamış.

Bir viskinin ‘‘iyi viski’’ olarak kabul görmesi için hangi özelliklere sahip olması gerekir?

Denge diye bir kavram var. Çok bilinen birçok tek malt viskide bile bir dolu fıçıdan gelen viski bulunuyor. 12 yıllık bir viski, 12 yıl önce doldurulmuş bir fıçıyı aldım, şişeye koydum demek değil. Baş damıtımcı, 12 yıllık fıçılarda bulunan viskileri bir araya getirerek viskiyi hazırlıyor. Bu âdeta baş damıtımcının ve harman viskilerde baş harmancının icra ettiği bir sanat. Tıpkı bir parfümör gibi müthiş burunları olan insanlar. Viskilerin formülüyse her sene değişiyor ama aynı tadı yakalamak zorundasınız. Mesela geçtiğimiz yıl kullanılan ürün bu yıl stoklarda yok diyelim… O ürün kullanılamıyor ve yerine başka bir ürün koyuluyor ama aynı tat yakalanıyor. Fakat formül doğal olarak değişiyor. Tam bir deli işi! Her sene 40 viskiyi, hem de farklı yaşlardan karıştırıyorsunuz ve yıllardır değişmeyen ve tercih edilen tatlar ortaya çıkarıyorsunuz. Toplumda “Harman viski kötüdür, single malt iyidir” gibi yanlış bir algı var. Bir harman viski yapabilmek için bazen 30-40 viski karışıyor… Denge çok önemli. Dengeli bir viski üretebilmek ise çok zor.

Bir dönemin favori yapımı Dallas’ın viski içilen sahnelerinden aldığı ilham, zamanla gelişen damak zevki ve burnuyla Dr. Adalığ, bir viski uzmanına dönüşerek peşine düştüğü tatları cömertçe paylaşmaya başlamış. Birkaç yıl önce yayımlanan Meleklerin Payı: Bir Viski Macerası kitabıyla da meraklısına önemli bir kaynak hazırlayarak edindiği bilgi ve deneyimleri paylaşma meselesini ölümsüzleştirmiş. İddialı olduğu diğer alanlar ise sinema ve klasik müzik. Anlayacağınız, izledikleri ve dinledikleriyle de “iyi” olanı seçmek konusunda doğal bir yeteneğe sahip.

Yılda 200-250 farklı viski tadan Dr. Burkay Adalığ’a göre, daha alacak çok yol ve tadacak çok viski var. Kokluyor, tadıyor ve tadım defterine not aldıktan sonra bizi yıllanmış fıçılar arasında eşsiz bir yolculuğa çıkarıyor. Biz ise meraklı bakışlarla onu dinliyor ve bir sanat eseri gibi büyük emeklerle ortaya çıkan viskiler hakkında yeni bilgiler öğreniyoruz. İyi olanı ayırt etmek, muazzam bitişi keşfetmek, doğru bilinen yanlışları düzeltmek ve keyifli bir yolculuğa çıkmak için kulak kabartıyoruz… Şimdi, Dr. Burkay Adalığ ile lezzetli bir sohbete “Slainte mhath” diyerek başlıyoruz.