1930 Cocktail Bar, iki geceliğine Topside Bar’a konuk oluyor. Milano’nun modern kokteyl kültürü, The Peninsula Istanbul’un muhteşem Boğaz manzarası eşliğinde İstanbul’a taşınıyor.
Boğaz’ın kıyısında, gün batımının altın tonları Tarihî Yarımada’nın siluetine karışırken keyifli bir sohbete dalmayı kim reddebilir ki?… İstanbul’un en etkileyici teraslarından biri bu kez Milano’nun modern kokteyl kültürünü ağırlıyor. The Peninsula Istanbul’un ikonik mekânı Topside Bar, 14 ve 15 Mayıs tarihlerinde dünyanın en prestijli barları arasında gösterilen 1930 Cocktail Bar ile iki gecelik özel bir buluşmaya ev sahipliği yapıyor.

Milano’dan Gelen Speakeasy Ruhu
Milano’da doğan ve kısa sürede global bar sahnesinin kült adreslerinden biri hâline gelen 1930 Cocktail Bar, speakeasy ruhunu çağdaş mixology anlayışıyla bir araya getiriyor. 2019’dan bu yana The World’s 50 Best Bars listesinde yer alan mekân, deneyim odaklı yaklaşımı ve yaratıcı kokteyl diliyle bugün Avrupa kokteyl sahnesinin en güçlü temsilcilerinden biri olarak kabul ediliyor.
Topside Bar’da gerçekleşecek bu özel işbirliği için hazırlanan menü ise klasik bir guest shift’in çok ötesinde. İlhamını İpek Yolu’nun deniz rotalarından alan seçki; doğunun baharatlı ve aromatik dünyasını, Batı’nın rafine bar teknikleriyle buluşturuyor. Her kokteyl yalnızca bir içki değil, farklı limanlardan geçen bir hikâye gibi kurgulanıyor. Egzotik notalar, beklenmedik içerikler ve katmanlı tat profilleriyle şekillenen deneyim, misafirleri İstanbul’dan başlayıp Akdeniz’e uzanan duyusal bir yolculuğa çıkarıyor.

Gecenin Merkezinde Daniele Di Cataldo
Gecenin merkezindeki isim ise 1930 Cocktail Bar’ın Head Bartender’ı Daniele Di Cataldo. 2018 yılında başladığı mixology kariyerini kısa sürede uluslararası bir başarı hikâyesine dönüştüren Di Cataldo, yaratıcı yaklaşımı ve dinamik sunumlarıyla dikkat çekiyor. Milano’daki modern kokteyl kültüründen beslenen barmen, klasik reçeteleri çağdaş yorumlarla yeniden ele alan stiliyle öne çıkıyor. İstanbul’daki bu iki gecelik deneyim de onun imza yaklaşımını yakından keşfetmek için önemli bir fırsat sunuyor.

Boğaz’a Karşı
Galataport’un kıyısında konumlanan The Peninsula Istanbul, şehrin tarihî dokusunu modern bir lüks anlayışıyla buluşturan adreslerden biri. Karaköy’de, Boğaz hattına yayılan otel; Galata Kulesi, Ayasofya ve Sultanahmet manzaralarıyla İstanbul’un en güçlü şehir panoramalarından birine sahip. Özellikle gün batımında Topside Bar, şehrin ritmini yukarıdan izlemek isteyenler için farklı bir atmosfere dönüşüyor.
The Peninsula Istanbul’un gastronomi dünyasındaki iddiası da yalnızca manzarayla sınırlı değil. Otelin içinde yer alan ve şef Fatih Tutak’ın imzasını taşıyan GALLADA by Fatih Tutak, Türk ve Asya mutfaklarını bir araya getiren yaklaşımıyla son dönemin dikkat çeken gastronomi duraklarından biri hâline gelmiş durumda. 1930 Cocktail Bar işbirliği de otelin İstanbul’daki lüks yaşam ve gastronomi sahnesine yaptığı uluslararası dokunuşların yeni halkası niteliğinde.
Kokteyl kültürünün bugün yalnızca bir bar deneyiminden ibaret olmadığı açık. Gastronomi, hikâye anlatımı, tasarım ve şehir kültürü artık aynı bardakta buluşuyor. Topside Bar ile 1930 Cocktail Bar’ın ortaklığı da tam olarak bu yeni nesil yaklaşımın güçlü bir örneği niteliğinde. Milano’nun ikonik bar kültürüyle İstanbul’un zamansız atmosferini bir araya getiren bu özel buluşma, Mayıs ayının en dikkat çekici gastronomi deneyimlerinden biri olmaya aday.
İstanbul’un En İyi Date Mekanları





