Gusto yazarımız Nur Toprakoğlu, Anya Von Bremzen’in yazısıyla dünyanın gündemine oturan İstanbul’un kadın şefleri ile konuştu.

New York Times yazarı Anya Von Bremzen’in “İstanbul’daki Kadın Şeflerin Yükselişi” başlıklı yazısı, her şeyden önce gururumu okşadı. 10 parmağında 10 marifet kadın şefler, uzun yıllar hikmetinden sual olunmaz erkek egemen mutfakların tozunu attırıp adlarını dünya arenasına altın harflerle bir bir yazdırıyorlar. Dünyanın en saygın gastronomi rehberleri de, yazarları da, onların başarısına kayıtsız kalamıyor.

Screen Shot 2024 03 07 at 07

20 yıldır İstanbul’da bir evi olan ve 25 yıldan fazla zamandır sık sık burada zaman geçiren Bremzen de İstanbul’daki kadın şeflerin restoranlarının sıkı bir takipçisi. “Türk mutfağını nasıl buluyorsun?” diye sorduğumda “Çok dinamik bir yemek sahnesi Türk mutfağı. Birçok yeni yetenek var. Çok daha ilginç yerlere evrileceğini umuyorum. Türk gastronomisinin en çekici özelliği Anadolu’nun malzemelerini ve tekniklerini kullanması” diye yanıtlıyor. Eh bu durumda bize de mutfaklarına yıldız yağan kadın şeflerle konuşmak düşüyor… İşte Giritli Restoran’ın kurucusu ve şefi Ayşe Şensılay, Roka İstanbul’un head şefi Suna Hakyemez ve Seraf’ın ortağı ve şefi Sinem Özler…

Ayşe Şensılay – Giritli Restoran

“New York Times kremanın üstündeki çilek oldu”

İstanbul'un kadın şefleri

Mutfağa giriş hikayenizi anlatır mısınız?


Ben büyürken ailemde mutfak her zaman merkezi bir konumda olmuştu. Siyasi bir yapıda ve çok sosyal bir aile, bitmeyen misafirler, kutlamalar, davetler ve mutfakta geçen onca saat… Yani kısaca ben mutfaktan gelmişim aslında… Profesyonel mutfak ise öğrencisi olduğum Boğaziçi Üniversitesi’nde ilk sene sonunda stajımı yaptığım büyük Tarabya Oteli’nde 1979-80 yılları arasında başladı sayılır. Staj departmanım ön büro olmasına rağmen ben hep mutfağa kaçıyordum. O devasa mutfak ve havalı usta aşçılar (o zaman şef tabiri pek kullanılmıyordu sadece yazışmalarda unvan olarak mutfak şefi diye adlandırılıyordu) beni çok etkiliyordu.  Mutfakta bana bir tabure verip onları seyretmeme izin vermişlerdi. Çok havalıydılar çook…