Bir mutfaktan yayılan Türk baharat kokularının, Atlantik Okyanusu’nun kenarında gizlenmiş küçük bir İrlanda kasabasının iyot ve orman kokularına karıştığını hayal etmek bile heyecan verici. Bu eşsiz deneyim, Michelin müfettişlerini de derinden etkilemiş olacak ki Ahmet Dede, dünyada Türk mutfağı konseptiyle Michelin alan ilk şef oldu. Şefin, İrlanda kültürü ve dünya mutfağına doğru, sanatçı dokunuşuyla evrilmiş lezzetleri, yani kendine özgü mantı, kebap, baklavalarla oluşturduğu mutfak, sadece bizim değil İrlanda’nın da gururu oldu. “Darısı Türkiye’deki restoranlarımızın başına” diyerek Ahmet Dede’yle leziz bir sohbete tutuştuk.

IMG 20210128 WA0014
Ahmet Dede

Atlantik Okyanusu’nun kenarında, 400 kişinin yaşadığı Baltimore, küçük bir balıkçı kasabası. “İrlanda’nın en sonundayız. İlerisi okyanus, Amerika” diyen Ahmet Dede, bu küçük köye âşık. Sadece yerel üreticilerden, balıkçılardan alışveriş yapmayı prensip haline getiren, balıkçılarla denize açılan, dağda bayırda ot toplayan Ahmet Dede, köylüler tarafından kısa sürede benimsenmiş. Şef Ahmet Dede, Dede adlı restoranıyla “evim” dediği Baltimore’a yeni bir tat getirmekten pek mutlu. Ona ve Türk mutfağına Michelin kazandıran hikâyesi ise tek kelimeyle nefes kesici.

Baltimore’a sizi hangi rüzgâr attı?

Baltimore köyüne 2017’de Mews adlı restoranın baş şefi olarak gittim. Altı ay açık altı ay kapalı bir restorandı Mews. 17-18 tabaktan oluşan bir tadım menüsü yapıyordum. 2018’de Michelin yıldızımızı aldık. 2019’da da koruduk ancak restoran, bina ile ilgili problemlerden kapandı. Teklifler geldi, fırsatlar çıktı ama kalbim o köydeydi benim. Oradan ayrılmamalıydım. Fakat bir yatırımcıyla çalışmak da istemedim; aklımda özgür olmak, kendi mutfağımı kurma fikri vardı.

Baltimore’un bu açıdan çok zengin olduğunu tahmin ederek su ürünleri ağırlıklı bir mutfak kurduğunuzu düşünüyorum…

Elbette. Balığın, ıstakozun, istiridyenin, deniz tarağının en güzeli var orada. Ben zaten sadece yerel üreticiden alışveriş yaparım. O felsefem hiç değişmedi, değişmez de. İrlanda’yı da kastetmiyorum, sadece köyün içinde bulunduğu Westcorth bölgesinden, 50-55 çiftçi, 7-8 balıkçıyla çalışıyorum. Yazın çok yoğun oluruz ama nisan-mayıs gibi ya da yıl sonuna doğru, daha ferah zamanlarda onlarla bazen balığa da çıkarım.

Peki ya Mews’ın öncesinde nerelerdeydiniz?

İrlanda’ya, 2009’da 25 yaşımda gittim. Aşçılığa orada karar verdim ve kursa katıldım. Bugün kimsem, İrlanda’da oldum aslında. İrlanda bana çok şey kattı ama farklı deneyimler de yaşadım. 2012-13’te Hollanda’da iki Michelin yıldızlı, sonrasında Norveç’te üç Michelin yıldızlı restoranda çalıştım. 2017’de Mews ile tekrar İrlanda’ya, çok sevdiğim Baltimore’a gelmiş oldum. Hem Türkiye hem İrlanda vatanım benim.