Şehrin ortasında saklı bahçeler, ağaç gölgelerinde uzun kahvaltılar ve doğayla iç içe sofralar… İstanbul’da nefes alabileceğiniz en iyi adresleri keşfedin.
İstanbul, kalabalığı ve temposuyla yorucu olabilir; ama doğru adresleri bildiğinizde bu şehir nefes alabileceğiniz saklı bahçelerle dolu. Gürültüyü geride bırakıp; ağaçların gölgesine sığınabileceğiniz, uzun kahvaltılar yapabileceğiniz ya da gün batımını keyifle karşılayabileceğiniz pek çok özel mekan var. Bu seçkide doğayla bağ kurabileceğiniz, atmosferiyle öne çıkan en iyi bahçeli mekanları bir araya getirdik.
İstanbul’un Bahçeli Mekanları
Avrupa Yakası
Minoa Village
Etiler
Şehrin göbeğinde doğaya kavuşmak istiyorsanız varış noktanız belli, Minoa Village. Burası keyifle gezeceğiniz bir kitapçı olmasının yanında aynı zamanda yaşayan bir sosyal alan kimliğine sahip. Burayı farklı kılan detaylardan biri zeytin ağaçları gölgesinde ister çalışma alanı, ister uzun hafta sonu kahvaltıları için gerçek bir kaçış noktası olması. Mutfak tarafında ise mevsimselliğin ön planda olduğu, taze malzemelerle hazırlanan geniş bir menü sizi karşılıyor. Menü, sağlıklı bowl’lardan taş fırın lezzetlerine uzanıyor. Tüm bu seçki, mekanın kütüphane atmosferiyle dengeli bir uyum yakalıyor. Hem ruhu hem de bedeni doyuran bütünsel yaklaşımı Minoa Village’ı İstanbul’un en iyi bahçeli mekanlarından biri yapıyor.


Chalet Garden
Beşiktaş
Şehir merkezindeyken bir adım sonrasında kendinizi Alpler’in eteklerinde hissetmenize olanak tanıyan mekanın keyfini çıkarın: Chalet Garden. Swissôtel The Bosphorus’un içinde yer alan bu durak, şehrin en geniş bahçeli mekanlarından biri. Yeşillikler içindeki konumu ve özenle tasarlanmış aydınlatmalarıyla, akşamüzeri buluşmalarından gece etkinliklerine kadar günün her saati farklı bir ambiyansı var. Mutfak tarafında ise açık havada olmanın keyfini artıracak gastronomi seçenekleri ön planda. Özel reçeteli burgerler, pizzalar, paylaşımlık tabaklar ve diğer lezzetlerin her biri mekanın dinamik yapısına eşlik ediyor. Hafta sonu gerçekleşen DJ performansları ve canlı müzik etkinliklerini kaçırmak istemezseniz sosyal medya hesaplarını yakından inceleyebilirsiniz.


Cup Of Joy
Nişantaşı
İstanbul’un en dinamik lokasyonlarından biri Nişantaşı’nda konumlanan Cup Of Joy, lezzetli kahve kültürünü yemyeşil bahçe ambiyansıyla birleştiriyor. Semtin kalabalığından sıyrılıp derin bir nefes alabileceğiniz, yeşilliklerle çevrili gizli bir arka bahçeye sahip bu mekan aynı zamanda modern ve minimalist tasarımıyla da dikkat çekiyor. Nitelikli kahve seçeneklerini mutfak seçkisiyle de destekleyen Cup Of Joy, menüsünde taze pişirilen imza tatlılara, sağlıklı bowl seçeneklerine ve glutensiz/şekersiz alternatiflere yer veriyor. İstanbul’un en şık noktalarından birinde yer alan bu nokta, ister dinlenmek, ister çalışmak isteyenler için keyif dolu deneyim vadediyor.


Beca
Akatlar
Misafirlerini karşılayan samimi bahçesiyle kısa sürede semtin en sevilen buluşma noktalarından biri haline gelen Beca, bahçe tasarımını mahalleli bir sıcaklıkla sunuyor. Ziyaretçilerine kendi evlerinin bahçesindeymiş hissi veren bu yerde yeşillikler arasına serpiştirilmiş oturma düzeni ve modern mimari dokunuşlar, günün her saatinde dinamik bir atmosfer yaratıyor. Mutfağında ise taze ve nitelikli malzemeyi merkeze alan, paylaşımı teşvik eden bir menü hakim. Odun ateşinden çıkan lezzetlerden yaratıcı başlangıçlara kadar geniş bir yelpaze sunan Beca’yı hafta sonu kahvaltılarından ve akşamüstü kokteyllerine kadar günün her anında tercih edebilirsiniz.


Emily’s Garden
Cihangir
Cihangir’in kendine has çok sesli ruhu içinde size bir gizli bahçe olduğunu söylesek şaşırır mıydınız? Emily’s Garden, semtin dar sokaklarından bir anda yemyeşil bir dünyaya açılıyor. Yüksek ağaçların çevrelediği geniş iç bahçesi, konuklarını şehrin kaotik temposundan koparıp huzurlu bir ortama bırakıyor. Romantik akşam yemekleri ya da sakin öğle buluşmaları için tercih edebileceğiniz bu mekana taze malzemelerin ön planda olduğu rafine bir Akdeniz disiplini hakim. Ev yapımı makarnalar ve mevsimsel dokunuşlarla hazırlanan ana yemekler, mekanın özenli kokteyl menüsüyle dengeli bir uyum yakalıyor.


Il Cortile
Galata
İstanbul’un tarihi dokusuna açılan etkileyici kapılardan biri Il Cortile, Ecole St. Pierre Hotel’in avlusunda yer alan gerçek bir İtalyan restoranı. 19. yüzyıldan kalma eski bir Fransız okulunun restorasyonuyla hayat bulan mekan, ismini aldığı geniş iç avlusunda misafirlerini karşılıyor. Tarihle iç içe geçmiş bu bahçe, hem mimari ihtişamı hem de sunduğu dinginlikle şehrin rafine kaçış noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Mutfak, tamamen İtalyan geleneklerine sadık kalan bölge odaklı ve mevsimsel bir seçki sunuyor. Şef Nihat Sancar’ın dokunuşlarıyla hazırlanan taze makarnalar, deniz mahsulleri ve klasik İtalyan başlangıçları, mekanın ambiyansıyla bütünleşiyor. Tarihi bir avluda, zeytin ağaçları ve Galata’nın mistik havası eşliğinde sunulan bu deneyim, mekanı zamandan bağımsız bir durak kılıyor.


Hide Arnavutköy
Beşiktaş
Semtin ana caddesindeki kalabalığın hemen bir üst sokağında konumlanan Hide Arnavutköy, ismiyle müsemma bir şekilde şehrin içinde gizlenmiş, huzurlu bir ortama sahip. Mekanın en büyüleyici özelliği, meyve ağaçları ve yemyeşil bitkilerle çevrili, basamaklı ve geniş arka bahçesi. Şehrin merkezinde olmasına rağmen gürültüden tamamen izole olan bu açık alan, ihtiyaç duyulan sakin ve samimi ambiyans yaratıyor. Kendi fırınlarından çıkan el yapımı artizan ekmekler, kruvasanlar ve zengin kahvaltı seçenekleri, Hide’ın imza lezzetleri arasında yer alıyor. Günün her saatine uygun bowl’lar ve nitelikli kahve seçkisiyle desteklenen menü, bahçenin doğal dokusuyla eşsiz bir uyum sağlıyor.


The Allis
Pera
Soho House İstanbul’un rafine stilini dış dünyaya açan en şık duraklardan biri olan The Allis, geniş bahçesi ile ağaçların gölgesinde, şehrin karmaşasından arınmış bir atmosfere sahip. Şık bir İngiliz bahçesini andıran peyzajı ve rahat oturma düzeniyle, Pera’nın hareketli temposu içinde huzurlu bir mola vermek isteyenlerin adresi oluyor. Gün boyu hizmet veren mutfağı sağlıklı kahvaltı seçeneklerinden taze salatalara; hafif atıştırmalıklardan özenli akşam yemeklerine kadar geniş bir yelpazeye sahip. Tarihi bir atmosferde, kuş sesleri eşliğinde yudumlayacağınız kahve ya da akşamüstü kokteyli, bu mekanı İstanbul’un en karakteristik bahçelerinden biri yapıyor.


Laurel İstanbul
Demirciköy
Orman dokusuna komşu bir konumda yer alan Laurel, şehrin kalabalığından fiziksel olarak da uzaklaşmak isteyenler için geniş ve ferah bir açık alan sunuyor. İlk anda dikkat çeken nokta, kuzey İstanbul’un sakinliğini ve temiz havasını yansıtan, yeşillikler içindeki izole bahçesi. Mutfağında ise kahvaltıdan akşam yemeğine kadar günün farklı saatlerine hitap eden Akdeniz odaklı bir menü servis ediliyor. Özellikle açık havada uzun vakit geçirmeye uygun olan yemek seçkisi ve bahçenin dingin atmosferi, mekanı bölgenin en dikkat çekici duraklarından biri haline getiriyor.


Grandma’s Wonderland
Silivri
İstanbul’un çok yakınında ama bir o kadar da dışında konumlanan Grandma’s Wonderland, bir restoranın olmasının yanında 40 dönümlük bir araziye yayılan, çiftlik ve konaklama deneyimi sunuyor. Mekanın odak noktası asma bahçeleri, gölet ve meyve ağaçlarıyla çevrili olan sonsuz yeşilliği. Toprakla kurulan bu doğrudan bağ, bahçenin her köşesinde hissedilen dinginliğin temel kaynağını oluşturuyor. Gastronomi tarafında ise çiftliğin kendi bostanından toplanan mevsimlik ürünler, Şef Bulut Gümüş ve ekibinin elinde modern bir mutfak diline dönüşüyor. Kendi bağlarından gelen üzümler ve taş fırından çıkan taze lezzetler, bahçenin doğal dokusuyla birleşerek bütünsel bir deneyim yaratıyor. Grandma’s Wonderland, şehrin gürültüsünü tamamen geride bırakıp gerçek bir çiftlik sofrasına oturmak isteyenler için İstanbul’daki özel lokasyonlardan biri.


Anadolu Yakası
Il Sud Giardino
Caddebostan
Bağdat Caddesi’nin yüksek temposuna çok şık bir parantez açan Il Sud Giardino, Akdeniz’in canlı enerjisini stil sahibi bahçesine taşıyor. Mutfağın odağında İtalya’nın güneyine sadık kalan, özel tabaklar var. Özellikle imza pizzaları ve el yapımı makarnaları, mekanın iddialı kokteyl barıyla eşleşerek burayı tipik bir restorandan akşamüstü sosyalleşme noktasına dönüştürüyor. Bağdat Caddesi’nde hem şık bir sofraya oturmak hem de açık havanın tadını daha hoş bir atmosferde çıkarmak istiyorsanız, Il Sud Giardino bölgenin en rafine seçeneklerinden biri.


Groves Coffee&More
Üsküdar
Şehrin temposundan kısa bir süreliğine kopmak isteyenler için tasarlanmış bir nefes alanı hissi sunan Groves Coffee&More, doğayla kurduğu ilişkiyi merkeze alıyor. Açık havada konumlanan oturma alanları, gün ışığını ve yeşili doğrudan deneyimlemeye izin verirken, sakin yerleşim planı uzun oturumlar için konforlu bir atmosfer yaratıyor. Kahve, moctail ve farklı tatlı çeşitleri sunan bu mekanda günün erken saatlerinden itibaren çalışabilir ya da arkadaş buluşmalarınız için tercih edebilirsiniz.


Kont Moda
Kadıköy
Semtin yaratıcı ruhunu doğrudan mekan deneyimine taşıyan Kont Coffee, klasik bir kahve noktasından çok daha fazlasını vadediyor. Geniş ve ferah bahçesi, günün farklı saatlerinde değişen ışığıyla yaşayan bir atmosfer sunarken, burada geçirilen zaman elbette bir kahve molasıyla sınırlı kalmıyor. Mekanın odağında iyi kahve var; filtre ve espresso bazlı içecekler özenli bir şekilde hazırlanıyor, kendine has reçeteli tatlı seçenekleri menünün yıldızları arasında. Bununla birlikte sürdürülebilirlik yaklaşımı ve tekrar kullanılabilir ekipman tercihleri, mekanın karakterine güçlü bir çerçeve çiziyor. Zaman zaman düzenlenen atölyeler, müzik buluşmaları ve yaratıcı etkinliklerle bahçe, sosyal bir üretim alanına dönüşüyor.


Strada Suadiye
Bağdat Caddesi
İçeri adım attığınızda şehirle bağınızı kesen atmosferiyle öne çıkan Strada, İstanbul’un klasikleşmeye aday lokasyonlarından biri. Mekan tasarımında doğal malzemelerin ağırlıkta olduğu tasarım dili; mermer masalar, ferforje detaylar ve açık mutfak kurgusuyla birleşerek bu mekana sofistike bir karakter kazandırmış. Bahçe alanının genişliği, kalabalık gruplardan daha sakin buluşmalara kadar geniş seçenek sunuyor. Menüsünde ise İtalyan, Fransız ve Uzak Doğu mutfaklarından esinlenen geniş bir seçki dikkat çekiyor; taş fırın pizzalar, sushi seçenekleri ve imza kokteyller günün her saatine yayılan bir deneyim vadediyor.


Nuba İstanbul
Beykoz
Beykoz’da ormanlık alanın içinde konumlanan Nuba İstanbul restoran, konaklama, etkinlik ve sosyal alanlarıyla bütüncül bir deneyim sunuyor. Mekanın en güçlü tarafı, doğal çim zeminli geniş bahçesi ve açık alan kurgusu diyebiliriz. Bu sayede kalabalık olsa bile ferahlık hissi korunuyor. Menü tarafında ise kahvaltıdan Türk mutfağına uzanan bir çeşitlilik söz konusu. Nuba, özellikle uzun hafta sonu kahvaltıları ve sonrasında doğayla temas eden sakin bir gün geçirmek isteyenler için öne çıkıyor.


Capri Büyükada
Büyükada’nın merkezinden kısa bir Adabüs yolculuğu ya da palmiyeler eşliğinde yapacağınız 25 dakikalık keyifli bir yürüyüş sizi adanın zarif limanına çıkarıyor: Capri. Denize sıfır iskeleden uzanan manzarası, klasik köşk zarafetini Akdeniz’in modern ruhuyla buluşturuyor. Gündüz güneşin ve plajın keyfini sürebileceğiniz mekan, gün batımıyla birlikte büyüleyici bir gastronomi noktasına dönüşüyor. Menüde taptaze deniz mahsulleri ve özenle hazırlanan mezeler başrolde. Tercihiniz akşam yemeği olmazsa burada uzun bir hafta sonu kahvaltısı yapabilir ya da akşamüstü arkadaş buluşmalarınızda imza kokteyllerini deneyebilirsiniz.


Hermes Country Club
Beykoz
Beykoz ormanlarının içinde geniş bir araziye yayılan Hermes Country Club, şehirden uzaklaşmadan doğayla temas kurmak isteyenler için geniş ölçekli bir yaşam alanı sunuyor. Çim zeminli geniş bahçeleri, farklı büyüklükte açık ve kapalı alanlarıyla bu mekan hem bir restoran hem de etkinlik, buluşma ve uzun soluklu vakit geçirme deneyimi etrafında şekilleniyor. Menüsünde sabah, öğle ve akşam servislerine uygun lezzetler yer alıyor. Burayı bir hafta sonu ziyaret ederek lezzet dolu bir kahvaltı deneyimi edinebilir, ardından geniş bahçesinde gün boyu doğada olmanın keyfini sürebilirsiniz.


Casa Lavanda
Şile
İstanbul’a yaklaşık bir saat mesafede, Ulupelit Köyü’nde konumlanan Casa Lavanda, doğayla bütünleşmiş bir yavaş yaşam alanı. Geniş bahçesi, ormanla iç içe peyzajı ve lavanta detaylarıyla çevrili açık alanları, mekanın deneyim odaklı yapısını güçlü biçimde hissettiriyor. Özellikle teras ve bahçe oturma alanları, gün ışığıyla birlikte değişen atmosferi sayesinde uzun ve sakin yemek deneyimlerine uygun bir ritim yaratıyor. Michelin Guide tarafından bir Yıldız, bir Yeşil Yıldız ve bir Anahtar sahibi olan mekanın mutfağı Şef Emre Şen’in imzasını taşıyor. Kullanılan ürünlerin büyük kısmının kendi biyodinamik bahçelerinden ve yerel üreticilerden gelmesi, menüyü doğrudan doğayla ilişkilendiriyor. Tabaklar, Akdeniz esintili teknikler, İtalyan mutfağından gelen zarif dokunuşlar ve yerel malzeme odağıyla şekilleniyor.







