Elibelinde Tarım’la yerli kuşkonmazımızı dünyaya tanıtan Aslı Aksoy’la kadın girişimcilere ilham veren yolculuğunu konuştuk.
Elibelinde Tarım’ın kurucusu Aslı Aksoy’la tanıştığımızda o beyaz yakalı bir şehir insanıydı. Sonra bir gün karşıma elinde kuşkonmaz demetleriyle gülümseyen fotoğrafı çıktı. Aslı’nın hikayesi, inandıklarını gerçekleştirmek isteyen tüm kadınlara ilham olacak cinsten. Muğla’daki pilot arazide başladığı kuşkonmaz tarımı, bugün kuşkonmazı fine dining restoran masalarından evlerimizin mutfağına taşımakla kalmadı, ülkemizi kuşkonmaz ihracatının güçlü oyuncularından biri haline getirdi. Aslı’nın ilham dolu hikayesini okumanızı, şimdi tam da mevsimi olan kuşkonmaz tariflerini denemenizi şiddetle öneririm… İşte Aslı Aksoy’un kuşkonmazın başrolünde olduğu heyecan dolu yolculuğu…
“Bir gün kuşkonmaz yedim ve hayatım değişmedi elbette” diyorsun ama kuşkonmaz senin hayatını bir hayli değiştirmiş, bir beyaz yakalıyken nasıl tarım yapmaya başladın? Hikayeni anlatır mısın?
Ben Ege’liyim. İzmir’de doğdum, babam Muğlalı. Yaz tatillerini, babaannemlerin Muğla-Karabağlar Yaylası’ndaki iki dönümlük küçük bir tarla içindeki evimizde, tüm aile birlikte geçirirdik. Tarlada yaz boyu yiyebileceğimiz her şeyi yetiştiriyor, komşularımız olan hısım akrabalarla kışlık hazırlıkları hâlâ birlikte yapıyor -“yaşıyor”- olmaktan müthiş keyif alıyordum. Daha önceleri tarımla bağım, bu mini tarlada ve özellikle babamla birlikte geçirdiğim altın anlardan ibaret. Öte yandan bağımın bu denli kuvvetli olmasının da sebebi bu sanıyorum.
Aklımda hep bir gün kurumsal olarak çalıştığım İstanbul’dan dönüş yapıp baba toprağına temelli yerleşip toprakla uğraşmak vardı. Toprak, toprağına kök salmak, kendi memleketimde ticari değer yaratacak bir üretim modeli hayalim olmuştu. Profesyonel meslek tercihim bu yönde oldu. Uzun yıllar tekstil sektöründe çalıştıktan sonra son olarak organik gıda üretimi yapan bir firmada pazarlama müdürü olarak çalışıyordum. New York’ta katıldığımız bir fuarda tanıştığım kuşkonmazın lezzeti, sağlık üzerine muazzam etkileri, anavatanının ülkemiz toprakları oluşu ve Amerika ile Avrupa’daki yaygın tüketimiyle sahip olduğu ihracat fırsatları, “Nereden başlarım” sorusunun yanıtı oldu. Çalışmaya devam ederken, Muğla’da iki buçuk dönüm pilot arazide gerçekleştirdiğim kuşkonmaz dikimiyle çiftçilik kariyerime ilk bebek adımlarımı atmış oldum.
Neden başka bir ürün değil de kuşkonmaz?
Folik asit zengini kuşkonmazın tek başına da, tabaklarda eşlikçi olarak da mükemmel ve dengeli lezzeti, yani gastronomi açısından değeri; ayrıca sağlık üzerine muazzam faydaları, ona hayran olmak için çok kuvvetli sebeplerdi benim için. Öte yandan anavatanı bizim coğrafyamız olmasına, yabani türlerinin bilinmesine karşın ülkemizde kuşkonmaz üretimi, iki yıl süren hassas tarla tesisi süreci ve buna bağlı zaman ve finansman yatırımı nedeniyle yaygınlaşamamış. Bu yüzden her yıl tonlarca ithal kuşkonmaz Peru, Meksika gibi okyanus aşırı ülkelerden ülkemize geliyor.










