Türkiye’nin yapay zeka ile üretilen ilk sinema filmine ve en kapsamlı kliplerine imza atan Deniz Türkeri’ye göre yapay zeka hiç yorulmayan, kaprissiz ve çalışkan bir ekip arkadaşı.

Uzun yıllar mimarlık mesleğini icra eden Deniz Türkeri’nin hikâyesi, yapay zekayla tanışmasının ardından değişmiş. İlk zamanlar yapay zekayı mimari projelerinde kullanan Türkeri, çok geçmeden yaratıcılığını yapay zeka ile harmanlayarak beyazperdeye taşımış. Türkiye’nin yapay zekayla çekilen ilk filmine imza atan Deniz Türkeri, şimdilerde şirketi AiMAN!A Studios onlarca farklı işe imza atıyor. Bunlardan en yenileri ise Kenan Doğulu’nun “Rütbeni Bileceksin” ve Teoman ile Kenan Doğulu’nun bir araya geldiği “İstanbul’da Sonbahar” şarkıları için hazırladığı yapay zeka klipleri. Türkeri ile bir araya gelerek yeni işlerini ve yapay zeka ile yol arkadaşlığını konuştuk.

Deniz Türkeri - Fotoğraf: Serkan Eldeleklioğlu
Deniz Türkeri – Fotoğraf: Serkan Eldeleklioğlu

Mimar, sanatçı ve yapay zeka uzmanı… Bugünlerde kendinizi en çok hangi kimlikle tanımlıyorsunuz?

Bütün bu sıfatlardan önce “insan” olarak anılmayı tercih ediyorum. Kimi zaman bu meslekler içinde kendimi arada bir yerde hissediyorum. Mimarlık diplomam var, uzun yıllar bu mesleği icra ettim fakat sonrasında sanatın ve mimarlığın bana kattığı vizyonla başka yollara yöneldim. Yapay zekayla da bu yolların birinde karşılaştık. Artık mimarlığı, sanatçı kişiliğimi ve yapay zekayı bir arada kullandığım yepyeni bir mesleğim var. Adı olmayan bu meslekte yaptıklarımı iyi, yaratıcı ve dünyaya katkıda bulunan bir insan olmak diye yorumluyorum.

Bu çok yönlülük güçlü bir yaratıcılık da gerektiriyor bir yandan. Kreatif yönünüzü nasıl besliyorsunuz?

Yaratıcı olmanın tanrıdan gelen bir ilham olduğuna inanıyorum. Yaratıcılığımı tamamen doğadan, okuduğum kitaplardan ve izlediğim filmlerden alıyorum. Yaşamın çok içinde biriyim, insanlarla bir arada olmanın doğallığı yaratıcılığımı çok etkiliyor.

“İlk günlerden beri yapay zekayla tasarladığım her işte rüyalarımdan bir parça var.”

deniz turkeri 03