Değerli Otomobillerin Mabedi: Louwmann Museum

Değerli Otomobillerin Mabedi: Louwmann Museum

Otomobil insanlık tarihinin en önemli icatlarından biridir. Bireysel seyahat özgürlüğünün yanı sıra kendine özgü bir kültür de oluşturmuştur. Otomobil bugünlere gelinceye kadar birçok dönüşüm geçirdi. Bu dönüşümü anlayabilmek için nadir örnekleri de incelemek gerekir. Önerimiz, bu amaçla kurulan Louwmann Museum’u ziyaret etmeniz.

Nadir, yani az bulunur. Az bulunan şeyler değerlidir, hatta bazılarına paha biçilemez. Bu cümleler insanın aklına hemen değerli madenleri, mücevherleri, tabloları, tarihi eserleri getirir. Sadece bu kadar değil, otomobiller arasında da son derece nadir örnekler bulunuyor. Hatta bazıları sanat eseri olarak kabul ediliyor. Diğer birçok nadir eşya ya da eser gibi nadir otomobiller de koleksiyonerlerin gözdesi. Kimileri antika ya da klasik otomobilleri bir yatırım aracı olarak görürken kimileri bu araçları müzelerinde sergilemeyi ve korumayı tercih ediyor.

Otomobil markalarının önemli bir kısmının kendilerine ait müzeleri var. Bu müzelerde markanın köklerini, gelişimini, başarılarını sergiliyorlar. Bir de özel müzeler var ki, bazıları gerçekten paha biçilemez otomobillerle dolu. Bunlardan biri de Hollanda’nın Den Haag (Hague) şehrindeki Louwmann Museum.

Louwmann Museum
Fotoğraflar: Louwmann Museum’un izniyle

Müzenin tarihi 1934 yılına kadar gidiyor. Piet Louwmann otomobil tarihinde kilometre taşı olarak nitelendirilebilecek modelleri gelecek nesiller için koruma fikrini 1914 model Dodge ile uygulamaya koymuş. Yıllar içinde hem Piet Louwmann hem de oğlu Evert Louwmann otomobil tarihinin nadir ve önemli örneklerini bulup müzeye dahil etmiş. Zaman geçtikçe daha rafine özelliklere sahip otomobiller seçilmeye başlanmış.

Halen müzenin yöneticiliğini yapan Ronald Kooyman müzenin konseptini, “Amacımız, otomobiller ve otomobille ilgili nesneler hakkında kapsamlı bir genel bakış sunmak. Sergiler, mümkün olan en geniş çeşitlilikteki teknolojileri, karoseri ve stilleri içererek özenle seçilmiştir. Bazı araçlar, bir asırlık kullanıma rağmen orijinal hallerinde kalır. Diğerleri, türlerinin şimdiye kadar üretilmiş tek örnekleridir. 1920’lerin ve 1930’ların görkemli lüks otomobilleri ile uygun fiyatlı aile otomobillerinin ilk tasarımları arasında keskin karşıtlıklar var. Ayrıca, tasarım ve teknolojideki farklılıkları gözlemleyerek, dünyanın her yerinden çeşitli ulusal kültürleri de ayırt etmek mümkündür,” şeklinde açıklıyor.

Değerli Otomobillerin Mabedi: Louwmann Museum

Otomobil dünyasında başarı kazanmış, klasik ya da antika değeri verilen birçok model var. Ancak Louwmann Museum bu tip modellere değil, tarihi değeri olan, nadir araçlara odaklanmış. Türünün tek örneği olan birçok otomobil bu müzede sergileniyor.

Otomobil tarihini açık ve anlaşılır bir şekilde göstermek amacıyla ilginç ve dengeli bir otomobil koleksiyonu derlemeye çalıştıklarını söyleyen Ronald Kooyman, ilk Toyota modeli olan AA’nın tek örneğinin yanı sıra Brooke Swan Car veya Joswin gibi modelleri 275’i aşkın otomobilin yer aldığı müzenin içeriğiyle ilgili örnekler olarak gösteriyor.

Otomobilleri bulmak için farklı kaynaklar kullandıklarını söyleyen Ronald Kooyman, kendi uzmanlarının yanı sıra dışarıdan uzmanlarla da çalıştıklarını ve müzayedeleri takip ettiklerini söylüyor.

Değerli Otomobillerin Mabedi: Louwmann Museum

Peki, bir asır veya daha uzun süredir üretimi olmayan otomobiller nasıl restore edilir? Bu tür araçlara yedek parça nasıl bulunur sorularına da Ronald Kooyman’ın yanıtı: “Otomobilleri restore etmek yerine korunmuş olanları tercih ediyoruz. Her proje benzersizdir ve tek bir proje olarak araştırılması gerekir. Bazen yine de yedek parça bulabiliyor, bazen de özel olarak yedek parça yaptırıyoruz,” oluyor.

Bu kadar nadir otomobiller bir hayli pahalı olsa gerek diye düşünüp müzedeki araçların en pahalısını ve müzedeki toplam serveti de sormayı ihmal etmiyoruz. Otomobillerin değeriyle ilgilenmediklerini söyleyen Ronald Kooyman, sadece otomobilin tarihi değeriyle ilgilendiklerini vurguluyor.

Müzede sadece nadir otomobiller yok. Otomobillerin ortaya çıkmasından sonra elbette oyuncak otomobiller, model otomobiller de ortaya çıktı. Louwmann Museum’da özel bir bölüm de sanat eseri model ve oyuncak otomobillerle dolu. Bunların arasında 1930’larda ortaya çıkan ve Spindizzy adı verilen, saatte 200 km hıza çıkabilen minyatür otomobiller de bulunuyor.

Değerli Otomobillerin Mabedi: Louwmann Museum

Posterler de otomobil tarihinde model tanıtımı açısından önemli rol oynuyor. Çok önemli sanatçılar tarafından hazırlanan 19 ve 20’nci yüzyıla ait otomobil posterleri açısından müze dünyanın en zengin koleksiyonuna sahip. Otomobil temalı eşyalar için de özel bir bölüm bulunuyor. Sigara tabakalarından mektup açacaklarına, cep saatlerinden mataralara kadar birçok özel ürün de müzede yerini almış.

Otomobil dünyasının olmazsa olması yarışlardır. Otomobil tarihi kadar eski olan yarışlarda zafer kazananlar için hazırlanan sanat eseri niteliğindeki gümüş, bronze ve porselen kupalar, heykeller de Louwmann Museum’da sergileniyor.

Müze aynı zamanda ekspozisyonlara da ev sahipliği yapıyor. Son olarak Formula 1 efsaneleri Louwmann Museum’da görücüye çıkıyor. Daha önce mikro otomobiller, Alvis markasının 100’üncü yılı, sıra dışı Fransız otomobilleri gibi özel sergiler de yapılmıştı.

MÜZE BİNASI DA SANAT ESERİ

Louwmann Museum

Louwmann Museum’un halen kullandığı bina tanınmış Amerikalı mimar Michael Graves tarafından tasarlanmış. Binanın çevresindeki peyzajda ise Lodewijk Baljon’un imzası var. Dikdörtgen formlu müze binası daha önce aynı noktada yer alan ve yıkılan Reigersbergen mâlikanesini hatırlatan bir tasarıma sahip. 16 bin metrekare alana sahip müze binası 2 Temmuz 2010’da Kraliçe Beatrix tarafından açılmış.

Bu yazı, Saatolog 2022-2023 sayısında yayımlanmıştır. Yazıdaki fotoğrafların yayın hakları Saatolog ve saatolog.com.tr mecralarına ait olup yazılı ön izin olmaksızın hangi ortamda olursa olsun kullanılması yasaktır.

Total
0
Paylaşımlar
İlginizi Çekebilir