Bu sene 70. yıldönümünü kutlayan Rolex Day-Date, “Başkanların saati” olarak tarih boyunca liderlerin, yıldızların bileğinde boy gösterdi.

Açılış görseli: Hulton Archive/Getty Images

John F. Kennedy, Dwight D. Eisenhower, Lyndon B. Johnson ya da Richard M. Nixon… Siyasi arenadaki geçmişlerini saymazsak bütün bu Amerikan başkanlarının ortak bir noktası var: Hepsinin bileğinde bir vakitler Rolex Day-Date saati vardı. 1950’lerin başında bir Rolex kampanyasında geçen “Dünyanın kaderine yön veren erkekler Rolex takar” sloganı, bir reklam kampanyasının ötesine geçti ve bir dönemin Amerikan başkanları siyaset kürsülerine Day-Date saatleriyle çıktı. Liderlerin bileğinde “The President Watch”, Türkçesiyle “Başkanların saati” namıyla anılan Day-Date’in yolculuğu bundan tam 70 yıl önce, 1956 yılında başladı.

Liderlerin Saati: Rolex Day-Date
İlk Rolex Day-Date saati
(Görsel: Rolex)

Day-Date lüksün ve prestijin en köklü simgelerinden biri; ancak saatçilik tarihinde bir komplikasyon yeniliğine de ev sahipliği yapıyor. 1956’da tanıtılan Day-Date, horolojide ilk defa tarih ve haftanın gününü bir arada gösteren kadranla sunuldu. Koleksiyonun ilk modeli Ref. 6511, saat üç yönünde bir tarih penceresi ve saat 12 yönünde haftanın gününü gösteren yarım ay şeklinde bir açıklığa ev sahipliği yapıyordu.

Uzun yıllar boyunca bileklerde prestijin simgesi olan Day-Date sadece politikacıların tercihi değil, Andy Warhol’dan Michael Caine’e sanat ve Hollywood dünyasından yıldızların tercihi oldu. Yıldızların saati tanıtıldığı ilk günden bu yana değerli materyallerle üretildi; platinden sarı, beyaz ve pembe altına kasadan bileziğe pahada kıymetli malzemelerle tasarlandı. Koleksiyonun ilk modelleri aynı sene içinde tanıtılan Ref. 6510 ve Ref. 6511 saatleriydi. Kadranında tarih ve günü aynı anda göstermesi, kendine has bilezik tasarımı ve altın kasasıyla rakiplerinden kısa sürede ayrılsa da 1960’lar boyunca Amerikan Başkanı Lyndon B. Johnson’ın bileğinde görülmesi Day-Date’e ayrı bir şöhret ve “Başkanların saati” olarak ayrı bir nam kazandırdı. İlerleyen yıllarda Dwight D. Eisenhower, Richard M. Nixon ve John F. Kennedy gibi Amerikan başkanlarının tercihi Day-Date’den yana oldu.

Ekran Alintisi
Görsel: Rolex

1960’larda tasarıma Ref. 1803 ile yeni bir dokunuş getirildi ve Day-Date’in en ikonik yorumlarından biri doğdu. Koleksiyonun “1800” kodlu serisinde 1802, 1804 ve 1807 referanslarıyla farklı modeller eklendi. 1970 ve 80’ler boyunca Day-Date modelleri farklı dokunuşlarla sunuldu; lapus lazuli gibi taşlarla kadranlar üretildi, “President” bileziğin yerini deri kayışlar aldı kimi zaman. Ancak marka bugün 70 yılı arkasında bırakırken dahi ilk referanslarındaki güçlü tasarım estetiğini büyük oranda koruyor.

210230
1974 tarihli Day-Date “Desert Rose” modeli (Görsel: Phillips)
225824
1984’ten nadir bir kadran tasarımıyla Day-Date (Görsel: Phillips)

Nam Salmış Bir Bilezik: President

Zamanla bir klasik haline gelecek Day-Date’in bileziği için de yeni bir tasarım sunuldu. Sonraları “President” adını alan ve koleksiyonun alametifarikası haline gelen bilezik üç bağlantılı tasarımı, gizli katlanır tokası, daha yumuşak dokunuşlu hatlarıyla rahat ve konforlu bir kullanım sunuyordu. Saatin kasasında olduğu gibi bilezikte de altın ve platin gibi değerli materyaller kullanıldı, parlatılmış yüzeyleriyle lüks görünümü pekiştirildi. President ismi ise ilk defa 1960’lı yılların ortasında markanın kampanyalarında görülmeye başlandı. President bileziği uzun yıllar boyunca sadece Day-Date modellerinde görüldü; ancak son zamanlarda sıklıkla görülmese de Datejust gibi kimi modelleri de President bilezikle tasarlandı.

Wmmaterial 2390uf
Fotoğraf: Rolex / Ulysse Frechelin

Geçen yetmiş yılın ardından Day-Date, bir saat koleksiyonu olmanın ötesinde zamanı kadranlarında saklayan bir simge olarak varlığını sürdürmeye devam ediyor. Bir vakitler dünya liderlerinin bileklerinde olan Day-Date saatleri, Hollywood yıldızlarının spotlar altındaki yaşamlarına da nefes nefese geçen dakikalarda atletlerin heyecanına da eşlik etti. Ve hâlâ bileklerde insanlığın anlatılmaya değer onlarca hikâyesinin bir parçası olmaya devam ediyor.