Yaşayan en büyük saat ustalarından François-Paul Journe, altından bir kalbi andıran mekanizmaların hayat verdiği saatleriyle horoloji dünyasının en nadide eserlerine imza atıyor.
Görseller: F.P. Journe
Eğer saatçilik hikâyesi anlatan bir yazı kaleme alıyorsanız kendinizi İsviçre’nin yüksek dağlı, geniş ormanlarla kaplı iç ferahlatan coğrafyasında bulursunuz. Ancak bu sefer öykümüz başka topraklarda başlıyor. 1957 yılına, Fransa’nın liman şehri Marsilya’ya gidiyoruz. Saat dünyasının yaşayan en büyük ustalarından François-Paul Journe, o sene Marsilya’da hayata gözlerini açtı. Saatçiliğin kalbi İsviçre’de başlamayan hikâyesi, onu bir şekilde mekanizmaların büyülü dünyasına götürdü. İlk durağı, doğduğu topraklar Marsilya’daki saatçilik okuluydu. 14 yaşında burada bir saatçilik okulunda başlayan eğitimi Paris’te devam etti. Bir sonraki durağı, amcası Michel Journe’un antika saatleri restore ettiği atölyesi olacaktı. Saint-Germain-des-Prés’de, seçkin saat meraklılarının uğrak mekânlarından biri olan bu atölyede antika saatler üzerinde çalışma imkânı oldu. Saatçiliğin kalbinde değildi belki; fakat bu atölyede saat dünyasının en seçkin antika parçaları üzerinde çalışıyordu Journe ve kendisiyle birlikte saatçilik tutkusu da büyüyordu.

Horolojinin efsane ismi Breguet’nin çalışmalarından, 18. yüzyılda yaşayan saat ustalarının sınırlı imkânlarla tasarladığı saatlerden büyülenen Journe, Breguet’nin yanı sıra Antide Janvier’nin eserlerini inceledi, saatçiliğin altın çağı olarak görülen dönemin felsefesini derinlemesine kavradı. Öte yandan, bir başka büyük saat ustası George Daniels’ın Watchmaking ile The Art of Breguet kitabından ilham aldı. (Şimdilerde Cenevre’deki F.P. Journe fabrikasında saatçilikle ilgili yaklaşık 1.000 kitaptan oluşan küçük bir kütüphane yer alıyor.) Henüz 22 yaşındaki Journe’un o yıllardaki en büyük isteği bir tourbillon saate sahip olmaktı. Hayalini gerçekleştirmek için bir tourbillon cep saati tasarlamaya başladı; parça parça yerleştirip titizlikle hayat verdiği tourbillon beş sene sonunda tamamlandı. Uzun bir yolculuğun ilk adımları olan bu tourbillon cep saatini, yıllar sonra Journe’un ürettiği ilk bilek saati olan bir başka tourbillon takip edecekti. Tourbillon Souverain adını verdiği saat, 1991’de BaselWorld’de bağımsız üreticilerin saatlerinin sergilendiği bir stantta saat dünyasına sunuldu. Saatin kadranına üretim yılını işaret eden “11/91” rakamları işlenmişti. Sonraları F.P. Journe saatlerinin kadranında Latince icat ettim ve yaptım anlamına gelen “Invenit et Fecit” ifadesi yer alacaktı (Bu ifade 18. yüzyılda Fransız Kraliyet Bilimler Akademisi tarafından kabul edilmiş saat ustaların eserlerinde görülüyordu).












