Kraliyet taçlarından Hollywood ikonlarına uzanan zamansız tasarımlar… Cartier’nin büyüleyici mücevherleri, Victoria & Albert Müzesi’nde açılan sergide göz kamaştırıcı bir şekilde hayat buluyor.
Londra’daki Victoria & Albert Müzesi (V&A), 30 yıl aradan sonra Cartier’ye adanmış ilk büyük sergiye ev sahipliği yapıyor. Geçen ay kapılarını açan “Cartier” adlı sergi, Fransız mücevher evinin yüzyılı aşkın yolculuğunu, eşsiz tasarım anlayışını ve ikonik mirasını mercek altına alacak.
350’den fazla göz kamaştırıcı obje ile Cartier’nin 20. yüzyıl başlarından günümüze uzanan evrimini anlatan sergi kraliyet taçlarından efsanevi taşlara, avangart saatlerden daha önce hiç görülmemiş arşiv çizimlerine kadar büyüleyici bir seçki sunuyor.

Bu ışıltılı hikâyenin merkezinde, markanın kurucusu Louis-François Cartier’nin torunları olan Louis, Pierre ve Jacques Cartier yer alıyor. 1900’lerin başında Paris, Londra ve New York’ta açtıkları butiklerle Cartier’yi bir aile işletmesinden küresel bir lüks imparatorluğuna dönüştürdüler.

“Kralların mücevhercisi, mücevhercilerin kralı” olarak anılan Cartier, zamanla sadece soyluların değil, Grace Kelly’den Rihanna’ya uzanan çağdaş ikonların da gözdesi oldu.

Sergide öne çıkan parçalar ise şunlar:
Kraliçe II. Elizabeth için 1953’te tasarlanan ve nadir bulunan 23.6 karatlık pembe elmasa sahip Williamson b.















