Yalın Mimarlık’ın son 20 yıldır tasarladığı işlerin envanterini, mimar Banu Uçak’ın kaleminden okuyoruz. Yalın Şeyler, sadece bir liste değil, mimarlığın toplumsal olanla ilişkisini sorgulayan bir anlatı.

Yakın zamanda, YEM Yayın’dan (Yapı Eğitim Merkezi) çok etkileyici bir kitap çıktı: Yalın Şeyler. Kitap, özellikle ziyaretçi odaklı kamusal mekân tasarımlarıyla bilinen mimarlık ofisi Yalın Mimarlık’ın 20 yıldır birikmiş işlerinin bir muhasebesi. Ancak, kitap alışageldiğimiz türden bir envanter sunmuyor. Yazarı, kendisi de mimar olan, ancak mimarlığa dair yazılarıyla bilinen Banu Uçak. Yalın Mimarlık’ın kurucu ortaklarıyla bir araya gelip işleri inceledikten sonra kişisel bir okuma yapmış ve ekibin işlerini, mimarlığın temel meseleleriyle buluşturarak tartışmaya açmaya çalışmış: “Kitabın bölümlerine adını veren Arketipler, Anlatılar, Örüntüler, Müşterekler, Doğa ile Diyalog Tektonik ve İşbirliği, bir yandan Yalın Mimarlık’ın tasarım reflekslerine dair kişisel sözlüğümü oluşturuyor, bir yandan da projeleri coğrafyanın ötesinde mimarlığın temel kavramlarıyla ilişkilendiriyor. Yalın Şeyler’i okurken, Banu Uçak’ın da dediği gibi, tek bir projenin izini değişik bölümlerde sürebiliyor ya da benzer tavırları olan işleri birlikte değrlendirebiliyorsunuz.

yalin seyler onkapak
Yalın Mimarlık’ın 20 Yıllık Hikâyesi: Yalın Şeyler

Kitabın en sonuna ise Yalın Mimarlık’ın kurucu ortaklarından Ömer Selçuk Baz’ın kaleme aldığı bir bölüm eklenmiş: “Açık Yara.” Selçuk Bey, Antakyalı ve depremde yaşadığı kayıplar ve idrak ettiği gerçekler mimarlığa bakış açısını da dönüştürmüş. Depremin kendisinde açtığı yarayı ve mimarlığa ilişkin görüşlerini bu bölümde kendisinden dinliyoruz.

yalin seyler banu
Banu Uçak

Mimarlık disiplinine uzak biri olarak Yalın Şeyler’de okuduğum projelerin hikâyeleri beni epey heyecanlandırdı: Kapadokya Bölge Müzesi, Zonguldak Mağaraları Ziyaretçi Merkezi, Konya Şehir Kütüphanesi ve daha nicesi… Bu yapıların anlatılarında Yalın Mimarlık’ın kamusallık (müştereklik) perspektifini, tasarımın yer aldığı coğrafyaya uyumlanma biçimlerini ve sorunlara getirdikleri çözümleri, en önemlisi de mimarlığın toplumsal olanla ilişkisini sürekli tartışma halinde tuttuklarını gördüm. Kitap vesilesiyle yazarı Banu Uçak ve Ömer Selçuk Baz’la bir araya geldik ve söz konusu projeler üzerinden su gibi akan bir söyleşi gerçekleştirdik.