Tarih profesörü Serkan Yazıcı ile yeni kitabı Sultanın Saatçisi’ni konuştuk.

Sultanın Saatçisi’nde Türkiye tarihini 1878’den başlayarak yazdığını söylüyor Serkan Yazıcı, yalnız bu sefer Karaköy’deki bir saatçi dükkânının vitrininin arkasından akıp giden tarihe bakarak yazmış kitabı. Johann Meyer, Karaköy’deki bu dükkânın ilk sahibi, tasarladığı Hamidiye Saati’yle Sultan Abdülhamid’den nişan ve madalyalar almış bir Alman saatçi. Johann Meyer’in kurduğu bu saatçinin öyküsü 1981yılına kadar ailenin ikinci ve üçüncü kuşak temsilcileri Emil ve Wolfgang Meyer ile devam etmiş. Meyer Ailesi’nin yüz seneyi aşan hikâyesiyle saat kadranlarından yakın tarihimize bir kapı açılıyor.

Serkan Yazıcı
Serkan Yazıcı
Fotoğraf: Emre Şişman

Sizi bu kitaba getiren süreçte neler yaptınız?

2000’li yıllardan itibaren akademik yaşamın içindeyim, Sinop Üniversitesi’nde Yakınçağ Tarihi alanında çalışmalarımı sürdürüyorum. Doktora tezim “Osmanlı’da Siyasi Muhalefetin Kurumsallaşma Süreciydi; bu gibi alanlarda araştırmalar yaptığım gibi Meyer Saat’te olduğu gibi kurum tarihi çalışmaları da yapıyorum. Sultanın Saatçisi’nden önce Yüzyıllık Markalar Derneği ile Yüzyıllık Hikâyeler adında bir çalışmayla yüz yıllık 25 markanın hikâyesini derlemiştik. Sultanın Saatçisi ise bundan önceki kurum tarihi çalışmalarımdan farklı olarak kitapçı raflarında yer alan bir kitap oldu. En başından itibaren bu hikâyenin saat dünyasıyla sınırlı kalmamasını, okurla buluşmasını istedik.

Serkan Yazıcı: “Türkiye tarihinin son yüz yılını yeniden yazarken buldum kendimi fakat Karaköy’deki bir saatçi dükkânının vitrininden bakarak.”

Bu hikâyenin okurla buluşması, Meyer Ailesi’nin üç kuşaklık hikâyesinin Osmanlı ve Türkiye tarihine de tanıklık ettiği için de önem kazanıyor.

Bu asırlık hikâye, 1876’da başlayıp 1981’e kadar süren Meyer Ailesi’nin üç ferdini anlatıyor. Müthiş bir tarihsel sürece tanıklık etmiş bir aile. Kitabın önsözünde de söyledim bunu, Türkiye tarihinin son yüz yılını yeniden yazarken buldum kendimi fakat bir saatçi dükkanının vitrininden bakarak. Karaköy’deki bu saatçi dükkânı bir vakitler hem Osmanlı İmparatorluğu’nun hem de Cumhuriyet’in merkezinde, tüm değişimlerin yaşandığı şehirde. Türkiyeli olan bir aile yılların getirdiği tüm değişimlerden etkilenir elbette fakat burada Alman bir aile söz konusu. İkamet tezkiresi ile yaşayan, yüz yıllık konuk bir aile.