İnsan hem seramik sanatçısı hem bahçıvan hem de kahve uzmanı nasıl olabilir? Yanıtı İmge Göklü’de. Genç sanatçı, elementlerin gücüyle yaratıma doymuyor.

Instagram’da onu sık sık torna başında görüyoruz. Ghost sahnesinden fırlamış gibi çamuruyla oynuyor. Ama Demi Moore’dan farklı olarak yüzü gülüyor. Torna başında hep mutlu gibi. Seramiklerinin yanı sıra bahçıvanlığı ve nitelikli kahve uzmanlığıyla da adeta bir paket gibi İmge Göklü. Hayatın daha manuel bir yanında durma çabası olanlara, doğanın karşısında hürmetle eğilenlere, yaratıma önem verenlere ilham vereceği kesin. Oysa gencecik yaşına rağmen bir kırılma anıyla buraya gelmiş eski bir avukat o. Adliye koridorlarından torna başına dönüşen yolculuğunu kendisinden dinleyin.

Fotoğraf: Batuhan Kıran
Fotoğraf: Batuhan Kıran

Biraz anlatır mısın, avukatlıktan seramik sanatçısına nasıl dönüştün?

Başkent Üniversitesi’nde hukuk okudum ben. Çok da isteyerek okumadım aslında. Çocukluğumda da çok okuyabilen biri değildim, sıkılırdım, görsele daha yakınım sanırım. O zaman da derslerde fırınlanabilir hamurdan heykelcikler yapardım. Annemin ısrarıyla okudum ama onu da anlayabiliyorum şimdi. Dünya batsa devam edecek mesleklerden biri. Benim hukukta, kardeşimin de tıpta okumasını istedi. Okuduk da. Şimdiyse gördüğünüz gibi.

Sen ne istiyordun?

Ben aslında endüstri ürünleri tasarımı, mimarlık ya da peyzaj mimarlığı istiyordum. Ortaokulu ve liseyi ODTÜ Geliştirme Vakfı’nda okudum ben. Bir gün meslek tanıtımına bir bey gelmişti, Ve dedi ki; “Etrafınıza bakın, ne görüyorsunuz?” Herkes kapı, masa filan diyor. “İşte arkadaşlar ben gördüğünüz her şeyi tasarlıyorum” dedi. Ben şoka girdim. “Böyle bir meslek mi varmış?” dedim kendi kendime. Meğer endüstri ürünleri tasarımcısıymış. Çok heves ettim ama rehberlik hocamızın yanlış yönlendirmesiyle yapamayacağımı düşündüm ve yazmadım bile.

Sonrasında da hukuk okudun…

Evet, aslında adalet önemli bir kavram hayatımda. Çok fazla düşünürüm bunun üstüne. Temelimde hukuk yatıyor diye düşünürüm ama realitede çok fazla okumam, araştırmam gerekiyor, sorumlulukları, sorunları çok büyük. Yine de yaptım. Hatta Ankara’nın en iyi hukuk bürosunda çalıştım. Ama adliyeye her girdiğimde ruhum sıkışıyordu.

Fotoğraf: Batuhan Kıran