Paris Haute Couture Haftası’nda sergilenen haute couture mücevherler bizi hayalle gerçeğin iç içe geçtiği büyülü bir cennet bahçesine davet ediyor.
Zarafetin Simgesi: Anna Hu’dan La Rose Gracieuse ile Grace Kelly’e Bir Saygı Duruşu
Anna Hu, bu sezon Paris Haute Couture Haftası’nda doğa ve Çin kültüründen ilham alan 21 göz alıcı yüksek mücevher tasarımını moda dünyasına sundu. 2007’den bu yana marka felsefesinin temel taşları olan bu temalar, kelebek (Mandarince’de “Hu” anlamına geliyor), çiçek ve yılan gibi sembollerle yeniden hayat buldu. Doğu ve Batı kültürlerinin şiirsel bir birlikteliğini yansıtan koleksiyon Paris’in önde gelen mücevher atölyelerinin titiz işçiliğiyle üretilmiş.
Anna Hu titanyum üzerine nano-elektro kaplama pigmentleriyle elde edilen ve el boyamasıyla zenginleştirilen yeni tekniklerle yaratıcılığını bir kez daha ileri taşıyor. Bu yenilikçi malzemeler, mücevher sanatında daha büyük bir özgürlük sunuyor.

Koleksiyonun en dikkat çekici parçalarından biri, Monaco Prensesi Grace Kelly’e ithaf edilen La Rose Gracieuse broşu. Prenses Grace’in zarafetini, sevgiyi ve cömertliği temsil ederek yaşam felsefesini yücelten bu tasarım ışıltılı sarı pırlanta, spinel, yakut, zümrüt ve kahverengi pırlantalarla bezeli göz alıcı bir sanat eseri. Çiçeklere olan derin tutkusuyla bilinen Prenses, 1954 yılında savunmasız çocuklara ve ihtiyaç sahiplerine destek olmayı amaçlayan Bal de la Rose yardım galasını hayata geçirmişti. La Rose Gracieuse broşu da yalnızca dış güzelliği değil, taşıyıcısının içsel zarafetini ve ruhunu da yansıtan bir anma niteliğinde.

Orchid Minuet koleksiyonu ise Çin efsanelerinden Mu Guiying’e, yani Pekin Operası’nda yer alan güçlü kadın savaşçıya saygı duruşunda bulunuyor. Titanyum ve altınla üretilen, pastel tonlarda boyanan parçalar; mavi, pembe ve sarının yumuşak geçişleriyle dikkat çekiyor. Sarı-turuncu elmaslar ve Paraiba turmalinlerle süslenen küpeler ve yüzükler feminen gücün simgesi olarak öne çıkıyor.















