Kraft bira yalnızca farklı tatların değil; küçük üreticilerin, bağımsız ruhların ve yıllarca tekdüze kalan bir kültürü dönüştürme çabasının da hikâyesi.

Kraft biranın pek çok tanımı var. Bana göre en kısa tanımı “alışılagelmişin dışında bira”. Mota mot bir çeviri yapacaksak da “zanaat birası” demek hoşuma gidiyor. Bunlar daha doğal, zorlu şartlarla üretilen ve çok boyutlu lezzet nüanslarına sahip biralar. Uzun yıllar boyunca Türkiye pazarı Lager’in bir alt türü olan Pilsner biraların hakimiyeti altındaydı. Raflara bakar ve pek çok farklı marka bira görürdünüz ancak bunlar renk ve aroma profili olarak birbirinden fazlasıyla ayrışmaz, damakta dramatik farklar yaratmazdı. Aslında bu durum değişiklik göstermedi, yalnızca son zamanlarda bu biraların yanına “kraft” yani “alışılagelmişin dışında” bir sürü bira katıldı. Kraft biralar toplam üretim hacminin içerisinde fazlaca yer kaplamasa bile ülkedeki bira çeşitliliğini bayağı bayağı arttırdı.

Kraft Bira Dünyasına Giriş 101
Kraft Bira Dünyasına Giriş 101

Kraft Bira Üreticilerinin Temel Prensipleri

Dünya’nın genelini baz aldığımızda bir üreticinin kraft bira üreticisi olarak etiketlenmesi için bazı prensiplere bakıldığını görüyoruz. Bunların üzerinden kısa kısa geçelim.

Ölçek: Kraft bira üreticileri küçük ölçekli olmalılar ki ürettikleri biralara doğrudan kendi elleri değebilsin. Böylelikle özenli bir şekilde üretim yapar ve bütün faaliyetlerini yakından takip edebilirler.

Sahiplik: Kraft bira üretenler bağımsız ve küçük işletmeler olmalılar. Büyük üreticilerin buralarda ortaklıkları varsa da yönetimde söz sahibi olacak kadar payları bulunmamalı.

Yerellik: Bira üretiminde olabildiğince yerel malzemeler kullanılmalı. Kraft birayı üreten, üretim yaptığı coğrafyayı takdir etmeli. Burada yerelliğin içine insanı da katmak gerek.

Çeşitlilik: Kraft bira üreticileri küçük oldukları için rahatlıkla manevra yapabilir, denenmemişi deneyebilir ve her daim heyecanı diri tutabilirler. Pek çok farklı reçeteye sahip bira üretebilir, bunu yaparken de şaşırtıcı malzemeler kullanabilirler. Mesela yerli üreticilerimizin vişne suyu, mango püresi, yeşil çay, Bodrum mandalinası, Muğla çamlı, Antep fıstığı, Firik buğdayı ve üzüm suyuyla yaptıkları ilginç ve özgün bira denemeleri mevcut.

Kraft biranın Türkiye’deki gelişimine baktığımızda bu işin 2002 yılında kurulan Taps’le başladığını görüyoruz. Taps’in Nişantaşı’ndaki şubesi tam bir “brewpub” idi. Yani bira Teşvikiye’de bulunan şubenin üst katında üretiliyor ve alt katında servis ediliyordu. Kısaca ifade etmek gerekirse üretim ve tüketim aynı noktaydı. Bu girişim sayesinde iki büyük Türk markası dışında ilk kez bir başkası bira üretiyordu. Taps 2008 yılında Bebek’teki şubesini açtı. Günümüzde de Bebek’te hayatına devam ediyor ancak artık kendi birasını üretmiyor. Hikayenin o kısmı sonlandı. Benim Taps’le gönül bağım var. 2010 yılında iş bulunca Ankara’dan İstanbul’a taşınmış ve Etiler’de oturmaya başlamıştım. O dönemler ev arkadaşım Taylan’la birlikte sık sık Taps Bebek’e gider, kendi ürettikleri biraları deneme fırsatı bulurduk. Geçmiş zaman…

kraft bira 03

Taps’in bira üretiminden çekilmesinin akabinde bayrağı Muğla’da üretim yapan Gara Guzu devraldı. 2014 yılında üretime başlayan ve kendini bağımsız bir çekirdek aile işletmesi olarak tanımlayan (girişteki sahiplik meselesi akla gelsin) Gara Guzu’yu henüz çiçeği burnundayken eşimle birlikte ziyaret etmiş, kurucuları Ataç ve Akgonca ile arkadaş olmuştuk. “Bu işe nasıl giriştiniz?” diye sormuştum ve cevaplarını unutamıyorum.

Gidip de bira üretmek istiyoruz diye başvuru yapmış ve “Bira mı?” sorusuyla karşılaşmışlar. Bira tabii ki çok yaygın, Türkiye’nin en ücra köşesinde bile bulunabiliyor ama “Bira mı?” sorusunun arkasında yatan başka bir şey var. Şişelenmiş haldeki bira onların başvuru yaptığı güne kadar aslen iki büyük firma tarafından üretilen sarı bir şeydi. Başka birilerinin, başka türde biralar üretebileceğine dahil zihinlerde pek bir şey yoktu. Taps’in girişimi yeterli olmamıştı. Gara Guzu’nun bu hamlesi ise bir zihinsel devrimin ateşini yaktı. Küçük çaplı bira üretimine ilişkin mevzuatın yazılması ve bu işin kurallarının tanımlanması gerçek manada yıllar sürdü. Böylelikle kraft biranın Türkiye macerası tekrardan başladı.

Taps uzun süre boyunca biralarını şişelenmiş halde satmamıştı, o işe sonradan girdiler. Dağıtım ağları da yeterince geniş değildi. Gara Guzu’nun farkı operasyona başlar başlamaz şişe birayı ön plana almaları ve bunu Türkiye’nin dört bir yanına satmaya çalışmalarıydı. O nedenle çoğu insan kraft birayla Gara Guzu sayesinde tanıştı.

Bu noktada 2012 yılında Gayrettepe’de açılan Bosphorus Brewing Company’i (BBC) anmadan olmaz. İş modeli Taps gibiydi. Birayı üretiyor ve ürettiği yerde satıyordu. Yani bir “brewpub”dı. Sonrasında çeşitli nedenlerle üretimi İstanbul’un başka bir noktasında yapmaya başladılar. Günümüzde halen kendi ürettikleri biraları BBC’de satıyorlar, ayrıca bu biraları şişelenmiş halde bulmak da mümkün.

Gara Guzu’dan sonra piyasaya farklı üreticiler girdi, kimi tutunamadı ve kapandı. Kimi ise ülkenin zorlu şatlarına rağmen ayakta kalmayı başardı. Günümüze baktığımızda Gara Guzu’nun yanı sıra 3 Kafadar, Knidos, Torch, Das Bira, Kubau, Nova Roma, SOMX, Feliz Kulpa ve à santé bu toprakların kraft bira üreticileri olarak karşımıza çıkıyor. Tabii büyük üreticilerimiz pazara giren ve farklı stilde biralar üreten kraft biracılara karşı kayıtsız kalmadılar. Efes Pilsen ve Tuborg yeni alt markalar yaratarak “alışılagelmişin dışında” biralar üretmeye başladılar.

kraft bira 04

Şöyle bir bakıyorum da Türkiye’de ticari olarak kraft bira yapan herkesi ama herkesi tanıyorum. Hepsi gerçekten de özveriyle çalışıyor, fark yaratmaya, hem pazarı hem de tüketiciyi dönüştürmeye gayret gösteriyorlar. Yapılmamışı yapmak bu topraklarda her zaman zor olmuştur. Bunu yapanlar da zorluklara göğüs germeyi göze alan, yaptıkları işi görev belleyen, ona yalnızca “iş” olarak bakmayan kişilerdir. Zaten ben de bu nedenle onları, biralarını ve hikayelerini anlatmak istedim.

Bu arada kraft bira meselesi aslen Amerika ve İngiltere çıkışlı, Avrupa merkezli gelişen şarap dünyasına kıyasla bambaşka bir felsefeyle ilerlemiş ve dünyaya yayılmış durumda. Belki de bu farkın etkisiyle birayı yapanlar da içenler de sıcak, samimi ve rahat insanlar. Neredeyse hiçbirinde kasıntı bir hava yok. Biranın içildiği ortamlar da onların haleti ruhiyesinin adeta yansıması. Zaten bu nedenle bira tadımları ve etkinlikleri çoğu zaman oldukça canlı bir atmosfer sunuyor.

Ana Aktörler

Bira deyince önümüze çıkan dört hammadde var. Bunların en önemlileri tahıldan elde edilen malt ve şerbetçiotu. Bir de tabii ki üretimde kullanılan suyun karakteristik özellikleri ve tercih edilen maya tipi. Kimi biralarda malt aromaları baskınken kiminde şerbetçiotu ön plana çıkar. Ancak genellikle bu ikisi arasında makul bir dengenin kurulduğu biralarla karşılaşırız. Deneysel biralarda bu ürünlerin haricinde farklı maddeler de kullanılabilir. Yazının girişinde bu maddelere çeşitli örnekler vermiştim.

Malt dediğimizde başat oyuncu arpa olsa bile buğday, çavdar gibi tahıllar da kullanılabiliyor. Üstelik bu maltlar yetiştikleri bölgeye ve kavrulma derecelerine göre biraya farklı aromalar veriyorlar. Kavrulma derecesi biranın rengini de belirliyor. Az kavrulmuş maltlar açık sarı renkte biralara hayat verirken, malt kavrulup koyulaştıkça biranın rengi de kehribardan siyaha doğru değişiyor. Hülasa, bira ustası hayal ettiği biraya ulaşmak için farklı kavrukluk derecesine sahip, çeşit çeşit malt kullanıyor. Malt biraya ekmek, kraker, bisküvi, bal, karamel, kırmızı meyve, karamelli şekerleme, çikolata ve espresso gibi aromalar veriyor. Mesela maltı tütsüleyerek biraya “füme” tatlar da katabilirsiniz.

kraft bira 05

Bira tarihine baktığımızda şerbetçiotunun yapboza eklenen en yeni parça olduğunu görüyoruz. İstediği iklim şartları nedeniyle dünyanın yalnızca belirli bölgelerinde yetişen şerbetçiotunun 300’den fazla çeşidi var. Bunların her birinin kendine özgü tat ve lezzet profili bulunuyor. Ayrıca Şerbetçiotu malttan ve alkolden gelen tatlılığı dengeleyen ana unsur çünkü acı (bitter) bir tadı var. Bu arkadaş biradaki narenciye, turunçgil ve tropikal meyveler gibi meyvemsi tatlarla çam, reçine, gül gibi bitkisel ve çiçeksi tatların da müsebbibi. Yani birayı aromatik yönden zenginleştiren bir madde. Biradaki karabiber, karanfil, nane gibi baharatsı lezzetler de şerbetçiotundan ileri geliyor.

Bu ilginç bitki öyle güzel kokuyor ki gerçekten de insanın aklını başından alıyor. Ülkemizde yalnızca Bilecik’te yetiştirilen şerbetçiotu hasadına Sanayi 1-A’nın kurucusu dostlarla gitmiştik; yeni kesilmiş tazecik şerbetçiotlarının o muhteşem kokusu halen koku kütüphanemin nadide bir parçası. Şerbetçiotunun pek çok türü var demiştik ve kimi zaman üreticiler kullandıkları şerbetçiotlarını öne çıkarmayı seviyorlar. Mesela yerli üreticilerimizin Columbus, Chinook, Centennial, Cascade ve Mosaic isimli şerbetçiotlarına gönderme yapan biraları var.

kraft bira 06

Bira Severlere Tüyolar

Şimdi bira hakkında birkaç mantra yazacağım ve sonrasında sıklıkla karşılaşacağınız bira türlerine geçeceğim.

*Bira en iyi şekilde metal kutuda saklanır, şişe ikinci tercih olmalıdır. Çünkü bira ısı, ışık ve hava temasını sevmez.

*Bira bardakta içilir ve üzerinde en az iki parmak köpük bulunmalıdır. Böylelikle biranın kokusu ve tadını daha iyi alırsınız. Tabii bira bardakta köpürdüğü, yani karbonizasyon bardakta gerçekleştiği için midenizde de şişkinlik yapmaz. Ayrıca köpük kalkan görevi görerek biranın havayla temasını engeller; bu sayede bira tazeliğini ve ısısını korur. Bir daha vurgulamak isterim ki biranın köpürtülerek servis edilmesi en doğrusudur. Köpük biraya şıklık katan dantelidir.

*Birkaç istisnası olmakla birlikte birçok bira stili taze tüketildiğinde karakterini daha iyi gösterir. Bu nedenle mümkünse fıçıdan bira içmeli, şişeden içecekseniz de “TETT” yani tavsiye edilen tüketim tarihi en uzak birayı, bir diğer deyişle en yakın tarihte üretileni tercih etmelisiniz. Bu durum Lager’ler için büyük önem arz etmese de IPA gibi ziyadesiyle aromatik türler söz konusu olunca mutlaka dikkate alınmalıdır.

*Biranın rengi koyulaştıkça ve yoğunluğu arttıkça içilmesi gereken sıcaklık derecesi yükselir. Örneğin klasik ve ülkede en çok tüketilen Pilsner’ler gerçekten de buz gibi içilmeliyken kimi siyah renkteki Stout türü biraların 10-14 derece aralığında içilmesi önerilir.

kraft bira 17

Bir de art arda birkaç tane ve farklı bira içecekseniz ki kraft bira içiyorsanız bu olağandır, içeceğiniz biraların ya alkol oranları birbirine yakın olsun ya da artarak gitsin. Örneğin %4-5 alkol oranına sahip bir bira içtiyseniz sonrasında %6-8 alkol oranına sahip bir birayla devam edebilirsiniz. Ancak tersi olursa daha kuvvetli bir biradan hafif bir biraya geçmiş olursunuz ki bu durumda ikinci biranın tadını layıkıyla alamazsınız. Kısacası hafif biradan yoğun biraya doğru ilerleyin.

Kraft Birada Acılık Değeri Nedir?

Yine kraft bira dünyasında genellikle biraların IBU’su hakkında bilgi verilir. Açılımı “International Bitterness Unit” yani “Uluslararası Acılık Değeri” olan bu kavram biranın ne kadar acı yani “bitter” olduğunu size anlatır. Buradaki acılık “bitter çikolata”dan aşina olduğunuz türde bir acılıktır. Kebaba eklediğiniz pul biberin verdiği yakıcı acılık değildir. Geceyi birkaç farklı bira içerek devam ettirmek niyetindeyseniz bu biraların IBU değerleri birbirine yakın olmalı ya da siz yeni biraya geçtikçe IBU değeri yükselmelidir. Çünkü yüksek acılık değerine sahip bir biradan düşük acılıkta bir biraya geçtiğinizi varsayarsak bu durumda ikinci biranız ilkinin altında ezilecek, kendini gösteremeyecektir. Tabii birkaç tane yoğun bira içtikten sonra damağınızı rahatlatmak ve ferahlatmak için araya hafif bir bira da katabilirsiniz. Bunda bir sorun yok.

Şimdi gelelim ülkemizde en sık karşılaşacağınız kraft bira türlerine. Yazının bu kısmında deneysel biralara ve az örneği bulunan türlerin anlatımına girmeden karşınıza sıklıkla çıkacak biralar üzerinden ilerleyeceğim.

Kraft Bira Çeşitleri

Biranın iki ana kategorisi var. Bunlar Ale ve Lager. Yazının girişinde Lager’lerin altında yer alan Pilsner türü biraların pazarın hakimi olduğundan bahsetmiştim. Dünyanın genelinde de bu böyle. Kraft üreticiler ise daha çok Ale türünde biralar üretiyorlar. Lager tarzı biralar ülkemizde biliniyor ve çok iyi örneklerine rahatlıkla ulaşılabiliyor. Mesela Lager’in bir alt türü olan “Helles” türündeki biraları dahi birkaç kraft bira üreticimiz yapıyor. Meşhur Oktoberfest’te, litrelik dev gibi bardaklarda sunulan biralar ağırlıklı olarak “Helles” türündedir. Bu biraların şerbetçiotu acılığı Pilsner’lere göre düşük olup, malt karakteri ön plandadır. Kolay içimli ve leziz biralardır. Zaten aksi düşünülemez, yoksa Oktoberfest’teki coşkuya anlam verilemez… Anlayacağınız üzere Lager’ler söz konusu olduğunda ortada keskin tatlar yoktur. Herkes bu tür biraları içer ve sever. Bu nedenle dünyada açık ara en çok içilen biralardır.

kraft bira 08

Dönelim çok daha fazla alt türü barındıran ve kraft biracıların gözdesi olan Ale’lara. Ale’lar derinliklidir, hatta bu nedenle Lager’lar kadar soğuk içilmemelidir ki aromaları kendini belli etsin. Bu biraların alametifarikası aromatik zenginliğidir. Tekdüzeliği değil. Sıra sıra ilerleyelim.

Buğday Birası: Bugüne kadar yalnızca Lager tipinde biralar içtiyseniz ve Ale’a geçiş yapmak istiyorsanız buğday biraları bu iş için biçilmiş kaftandır. Adı üzerinde, buğdaydan elde edilen malttan yapılan bu biralar (arpa, çavdar vb. başka maltlar da üretimde kullanılır, maltlar içerisinde en yüksek yüzdesel ağırlık buğdaydadır diyelim) buğulu görüntüleri ve coşkun köpüğü ile hemen fark edilir. Aromatik biralardır ve insanı ferahlatırlar.

Buğday birasında iki ana damar var. Biri Alman usulü (Weissbier). Bu tür biraları burnunuza götürdüğünüzde muz kokusu alırsınız ki bu kullanılan mayanın biraya kattığı bir özellik olup izoamil asetat isimli esterden ileri gelir. Karanfil gibi tatlı baharatlarla turunçgil aromaları da böyle biralarda bulunur. Şerbetçiotu buğday biralarında geri plandadır ve malt karakteri daha baskındır. Bu alandaki ikinci ekol ise Belçika’dır. Belçika geleneğinde (Witbier) bira yapılırken aroma vermesi için portakal kabuğu ve kişniş gibi ek malzemeler konulabiliyor.

Pale Ale: Bu biraların rengi sarımtraktan turuncu ve kehribar tonlarına kadar değişkenlik gösterir. Rengin maltın kavrulma derecesiyle alakalı olduğuna yazının önceki kısımlarında değinmiştim. Şerbetçiotunun ön plana çıktığı ancak malttan gelen lezzet nüanslarının da geride kalmadığı, açık renkli, Lager’den daha kuvvetli klasik bir Ale tipidir. American Pale Ale, India Pale Ale (IPA) gibi türleri de bulunur ki IPA ayrı bir başlıkta değerlendirilmeyi hak ediyor.

India Pale Ale: Kraft bira deyince akla gelen ilk türlerden biri hiç şüphesiz ki IPA’dır. IPA’larda şerbetçiotu cömertçe kullanılır, baskındır. Bu nedenle IPA’lar hem çok aromatik hem de acıdır (bitter). Doğrudan Lager’den IPA’ya geçiş yapan bir damak ilkin şaşırabilir çünkü bu biraları takdir etmek için uğraş vermek gerekir. Bu tür biralar dolgundur; bana göre en iyi örnekleri acılık ve aromatik zenginlik arasında uyum, ahenk olanlarıdır. Ayrıca unutmamak lazım ki IPA’lar aromatik yönden rahatlıkla farklılaşabilirler çünkü çok sayıda şerbetçiotu çeşidi ve bunları karıştırarak yüzlerce ilginç karma yapma şansı vardır. Bu nedenle IPA’yı sevdiyseniz önünüzde keşfedecek koca bir dünya var.

kraft bira 10

New England India Pale Ale (NEIPA): IPA’nın alt türü olan bu biralar, “Yahu biramın aromaları patlasın ama o kadar da acı olmasın” serzenişine cevap olarak piyasaya çıktılar. Lager’den Ale dünyasına geçmek için aynen buğday biralarında olduğu gibi iyi tercihler. Ancak bunları klasik bira gibi düşünmeyin. Buğulu, puslu görünüme sahip bu biralar adeta meyve suyunda olduğu kadar yoğun meyve aromalarına sahip. Mango, ananas gibi tropikal meyveler o denli kuvvetli şekilde hissediliyor ki insanın damağı şaşıyor. Damakta kendini hissettiren NEIPA’ların en güzel tanımlarından biri “acı tatlı” (bitter sweet).

Porter: Hey gidi, bir zamanlar evde bira yapma furyası vardı. Biz de eşimle o furyaya dahil olup siyah renkli köpeğimizin ismine gönderme yaparak “Arye Dark” isimli bir siyah bira yapmıştık. Hiç de fena olmamıştı! Ama sonrasında bu ışıltılı kariyeri devam ettirmedik.

Porter’ın gerçekleri yansıtmasa da güzel bir keşif hikayesi var. Güya uyuyakalan bir bira üreticisi şekerlemesini bitirdiğinde maltının ateşte fazla kavrulduğunu görür. Aslında bu maltı atmayı düşünse de “ne olacaksa olsun” diyerek bununla siyah, beğenilmeyeceğini düşündüğü bir bira yapar. Yaptığı hatanın sonucu olarak ortaya çıkan ve zor satacağını düşündüğü bu biranın fiyatını düşük tutar ki rahatça satılsın. O dönemin Londra’sında yük taşıyan hamallar ki bunların İngilizce adı “Porter”dır, gelir düzeyleri düşük olduğu için bu biraya ilgi gösterir ve bolca içerler. Böylelikle sevilen bir bira haline gelen Porter’ın üretimi devam eder. Bu hikayeyi destekleyen tarihsel gerçeklere sahip olmasak da hayal etmesi güzel. Ancak Porter birasına en çok hamalların ve işçi sınıfının ilgi gösterdiği her halükarda doğru.

1700’lerin Londra’sında ortaya çıkan ve popülerleşen Porter’lar şerbetçiotunun acılığını hafifçe hissettiren, buna karşılık kavruk maltın kahvemsi aromalarının ön planda olduğu biralardır. Kimi zaman Porter’larda çikolata ve siyah meyve aromaları da alınabilir.

Stout: Stout aslen Porter’dan daha güçlü bir siyah bira olarak tasarlansa ve piyasa öyle çıksa da günümüzde illa ki böyle olmak zorunda değil. Artık Porter ve Stout arasındaki ayrım bulanık; bu biraları birbirine benzer olarak düşünebilirsiniz.

kraft bira 12

En bilinen ve kolay ulaşılan Stout biralar “Irish Stout”lar ve bunlar Stout’lar arasındaki en hafif siyah biralardan. Bu nedenle “Siyah biralar yoğun oluyor” diyen birini haksız çıkarabilir. Çünkü yoğun değil, tatlımsılığı pek yok, kahve aroması ön planda. Doğruyu söylemek gerekirse benim favorilerimden değil; arada canım çekse de çoğu zaman aramıyorum. Ama kremamsı köpüğü de hoşuma gidiyor.

Stout’un pek çok alt türü ülkemizde üretiliyor. Benim favorim yüksek alkollü, hafifçe tatlımsı, bolca aromatik, “İmparator” adının hakkını veren “Imperial Stout”lar. Bu arada başka tür biraların önünde de “Imperial” sıfatını görebilirsiniz. Buradan anlamanız gereken o türün en yoğun, en kuvvetli birasının yapılmaya çalışıldığıdır.

Bunlar bizim memlekette sıklıkla karşınıza çıkacak bira türleri ama tabii ki biranın alt türü bayağı çok. Meraklısı Beer Judge Certification Program’ın (Bira Hakemliği Sertifika Programı) sitesinden Beer Style Guidelines’ı (Bira Türleri Kılavuzu) indirip de türleri inceleyebilir. Ayrıca kimi biralar var ki türler kırması denebilecek şekilde üretiliyorlar.

Önceden dediğim gibi siyah biralar benim favorilerim. Ancak bu aralar son demleri çünkü siyah biralar en çok havaların soğuk olduğu zamanlarda keyif veriyor. Bahar ve ardından gelecek yaz aylarında ise bira tercihlerim değişecek. Lager, Pilsener, Buğday, NEIPA gibi türlere kayacağım. Nasıl ki kırmızı şarap seven birine havalar ısındığında Karasakız, Kalecik Karası, Çal Karası gibi şarapları öneriyor, sonbahar ve kış aylarında daha kuvvetli kırmızılar keyif verir diye tavsiye veriyorsak içilecek biraları seçerken de mevsimsellik önemli bir etken. Mühim olan çokça bira denemek ve bu biraları kafada mevsimlerle, yemeklerle, dostlarla, anlarla eşleştirmek.

İstanbul’da Kraft Bira Adresleri

Peki kraft biralara nasıl ulaşacaksınız? Ben bu soruya İstanbul merkezli cevap vereceğim ancak büyük şehirler haricinde bunun kolay olmadığını da belirteyim.

Sanayi 1-A – Nasıl ki kraft bira üretimi biracılıkta bir devrimse, Sanayi 1-A’nın açılması da kraft biranın satılmasında bir devrimdi. Uzun süre boyunca bira satan pub, restoran vb. mekanlar içki firmalarıyla anlaşmalar yaparak, onların isteklerine göre bira seçkilerini ve satışını şekillendirdiler. Sanayi 1-A ise bağımsız bir işletme olarak ortaya çıktı; seçkime ben karar veririm ve yalnızca daha pahalı, satması daha zor olan kraft birayı fıçıdan servis edeceğim dedi. Bu meydan okuma ne güzel ki karşılığını buldu. Bugün Sanayi 1-A kraft birayla özdeşleşmiş, Maslak ve Nişantaşı şubelerinde 30’dan fazla muslukla çeşit çeşit kraft birayı biraseverlerle buluşturan alanın önemli örneklerinden biri.

Bosphorus Brewing Company – Kraft biranın Türkiye tarihçesini anlatırken BBC’den bahsetmiştim. Halen hizmet veren, iç tasarımı ve atmosferiyle göz alıcı olan bu mekan kendi yaptığı biraları servis etmeye devam ediyor.

kraft bira 13 edited
Bbc
kraft bira 14 edited
Bbc

taproomx – Mekanın kurucuları kendi formülleriyle ürettikleri biraları Taksim’deki taproomx’te sunuyorlar. Buranın bir diğer alametifarikası muhteşem bir müzik sistemine sahip olması. Mekanda çıkan DJ’leri ve çeşitli müzik programlarını da takip etmenizi öneririm.

The Populist – İstanbul’un en güzel binalarından olan Bomonti Bira Fabrikası’nda faaliyet gösteren The Populist yalnızca bu nedenle bile, tarihe bir saygı duruşu olarak ziyaret edilmeyi hak ediyor. Sonrasında Galataport ve Bodrum’da da şube açan markanın biraları şişelenmiş olarak da satılıyor.

Citra – En yeni mekanlarımızdan. Akatlar’da ve Santé Wine & More’muzun komşusu. 3 Kafadar tarafından açılan ve ismini “Citra” şerbetçiotundan alan bu mekanda 3 Kafadar’ın biralarının bir çoğunu fıçıdan içmek mümkün. En son 3 Kafadar’ın biralarını en taze haliyle içmek için üretim tesislerine gitmek durumunda kalmıştım. Neyse ki dibime geldiler.

kraft bira 15 edited
Taproomx
kraft bira 16 edited
Taproomx

Trappist İstanbul – Kadıköy’ün çiçeği burnunda mekanı Nova Roma’nın biralarına hayat veren Egemen Candan’ın yeni girişimi Trappist; bu mekan adıyla meşhur manastır biralarına gönderme yapıyor. Keza Nova Roma markası altında çıkan ilk bira da manastır biralarından esinlenmişti.

Arogan – Burak Zafer’in şef restoranı listenin aykırı çocuğu olarak dikkat çekiyor. Yemekler gayet başarılı ama bunun yanı sıra Burak bir bira sevdalısı olduğu için çok iyi bir kraft bira seçkisi oluşturmuş. Burada farklı farklı yemeklerle çeşit çeşit bira eşleştirmek mümkün. Bunu isteyen ve destekleyen mekan gelenlere gereken desteği de veriyor.

Biraya ilgisi olanların haberdar olması gereken oluşumlardan bir diğeriyse Türkiye Bira Koleksiyonerleri Kulübü (TUBİKOK). Sevgili başkanları Cem Atay kraft biranın gelişimi için en çok ter döken insanlardandır. Ayrıca her yıl düzenledikleri ve herkesin katılımına açık olan “bira buluşmaları” ülkedeki kraft bira kültürünü yakından gözlemlemek isteyenler açısından dikkat çeken etkinlikler arasında.

İstanbul’un En İyi Bira Mekanları

Şarap Tadımı Yaparken Bilmeniz Gerekenler

Bir Animeden İlhamla: Sake Nasıl İçilir?