Saatolog.com.tr

Saatolog.com.tr Logo

Dünyanın Geri Sayım Şarkıları

30 Aralık 2025
Dünyanın Geri Sayım Şarkıları
Geri sayım evrensel; soundtrackler sürprizlerle dolu. Dünyanın geri sayım şarkılarını açın ve yeni yıl dileklerinizi sıralayın.  

Yeni bir yıla doğru geri sayım başladı ve bu geri sayımla birlikte kulaklarımızda ve içimizde tanıdık ezgiler çınlıyor. Bunlar sıradan melodiler değil, adeta zamanın kendisiyle yaptığımız o yıllık kontratın müzikal imzaları… Kimi zaman omuzlarımıza çöken yıla dair hüzünlü bir tını, kimi zaman ise gelecekten umutla dolup taşan bir coşku… İskoçya’daki geleneksel meclislerden Viyana’da yeni yıl sabahı çalınan valslerin neşesine, klasik müzik salonlarının ağırbaşlılığından rock stadyumlarının çığlıklarına, filmlerden radyolara hatta Tokyo’daki dev koro konserlerine kadar dünyanın her köşesinde karşımıza çıkar. Gelin, 2026’ya doğru bu geri sayımda, bir zaman tüneline girip, yeni yıl ruhunu kalıcı kılan o efsanevi şarkıların tarihine yakından bakalım.

Yılbaşı dendiğinde, pek çok ülke o tanıdık ezgiye teslim olur…Auld Lang Syne! Bu parça, İskoç şairi Robert Burns’ün 18. yüzyılda derlediği bir halk şarkısı olup, eski yılın vedası ve yeni yılın ilk dakikalarının müzikle karşılanması anlamına gelir. “Should old acquaintance be forgot…” (Eski dostlar unutulmalı mı?) diye başlayan bu melodi, tüm eski dostlara ve anılara selam durur. Şarkının adı dilimize en duygusal ve kapsayıcı haliyle “geçmiş günlerin hatırı” olarak çevrilebilir; sadece “mazi” demek yetmez, bunun bir vefa borcu olduğunu da fısıldar. O gece kol kola girip ilk iki satırdan sonrasını “na na na” ile geçiştirenler, yalnız değilsiniz, zira bu evrensel bir ritüel!..

Dünyanın Geri Sayım Şarkıları
Dünyanın Geri Sayım Şarkıları

Peki, bu İskoç baladı nasıl oldu da küresel bir fenomene dönüştü? İşte burada müzik tarihinin kilit bir ismine, Kanada asıllı orkestra şefi Guy Lombardo’ya şapka çıkarmamız gerek. Lombardo ve orkestrası The Royal Canadians, 1930’lardan 1970’lere kadar Amerika Birleşik Devletleri’nde yılbaşı gecesi yayınlarında tam gece yarısında bu şarkıyı çalarak, milyonların yeni yıla bu ezgiyle girmesini sağladı. Bu sayede, Times Square’de kristal top düşerken veya dünyanın herhangi bir köşesinde saatler 00:00’ı gösterdiğinde devreye giren o vazgeçilmez melodi haline geldi. Düşünsenize, 2026’ya girerken bile New York’ta toplanan kalabalık, Guy Lombardo’nun yarattığı o ritüeli sürdürecek.

Ritüeller sadece pop müzikle sınırlı değil elbette. Klasik müzik dünyası da kendine has yılbaşı geleneklerini yaratmıştır. Mesela, Beethoven’ın 9. Senfonisi, özellikle “Ode to Joy” korosu ile, Japonya’da adeta yıl sonunun tema şarkısı haline gelmiş durumda. Her aralık ayında, Japonya’nın dört bir yanında devasa korolar Dokuzuncu Senfoni’yi seslendirerek yılı bu başyapıtla kapatıyor. Benzer bir klasisizm örneği de Viyana’da karşımıza çıkıyor; yeni yıl sabahı çalınan Johann Strauss valsleri (özellikle “Mavi Tuna” veya “Radetzky Marşı“), umut dolu notalarla yeni yılın ilk saatlerini karşılıyor. Klasik müzik cephesinde bile yılbaşı, gelenek ve beklentiyle dolu notalarla karşılanıyor.

Dünyanın Geri Sayım Şarkıları
Dünyanın Geri Sayım Şarkıları

Orta Yüzyıl Romantikleri: Swing ve Ballad’larla Yılbaşı

1940’lar ve 1950’ler, savaşların gölgesinden çıkıp umut dolu yarınlar arayan insanlığın, yılbaşı ruhunu romantik şarkılarla yansıttığı dönemlerdi.

Frank Loesser’ın “What Are You Doing New Year’s Eve?” (1947): Bu parça, yılbaşı gecesini kiminle geçireceğimizi önemseyen, hafif hüzünlü ve flörtöz bir havayı ölümsüzleştirdi. “Yeni yıl akşamı ne yapıyorsun?” sorusunu sorarken, aslında yalnız kalplere küçük bir cesaret aşılıyor. Ella Fitzgerald gibi caz efsanelerinin sesiyle hayat bulan bu ballad, hâlâ yılbaşı yaklaşırken radyolarda dönmeye devam eden bir klasik.

Bing Crosby – “Let’s Start the New Year Right” (1942): Bu Irving Berlin bestesi, 1942 yapımı Holiday Inn filminde duyulmuştu ve yeni yılı doğru adımla karşılama temennisiyle o yılların iyimserliğini yansıtıyordu. Bu film, aynı zamanda meşhur “White Christmas” şarkısını da müzik dünyasına armağan etmişti. Yani o dönemde, Noel için “White Christmas”, yılbaşı için “New Year Right” ile tam bir yıl sonu paketi sunulmuştu!

Romantizm sadece beyaz adamın sesiyle gelmedi. Otis Redding & Carla Thomas ikilisinin 1967 tarihli enfes düeti “New Year’s Resolution” (Yeni Yıl Kararı), soul ve R&B dünyasını yılbaşı konseptine taşıdı. Bu parça, iki sevgilinin artık birbirlerini üzmemeye dair yeni yılda aldıkları kararları konu alıyordu. Adeta yeni yıl kararları klişesini bir ilişki terapisine dönüştüren bu şarkı, Stax plak şirketinin güney soul tınısıyla dans pistlerinde sarılıp sallanılan o tatlı atmosfere hayat verdi.

Balad geleneği 70’lerde de devam etti. Barry Manilow’un 1977’de seslendirdiği “It’s Just Another New Year’s Eve”(Sadece Bir Yeni Yıl Gecesi Daha), o geceye hafif hüzünlü bir teselli vermeyi amaçlıyordu. Şarkı, “üzülme o kadar da kötü değil” derken yarın güneşin yeniden doğacağı hissiyatını veriyordu. Manilow’un güçlü vokaliyle yılbaşı özel programlarının duygusal kapanışına eşlik eden bu eser, geçmişe bakıp hüzünlenmeyi de bilen, geleceğe dair tatlı hayaller kurmayı da bilen o dönemin ruhunu taşıyor.

80’ler ve 90’lar: Kıyamet Öncesi Parti ve Politik Duruş

1980’lere girdiğimizde, Soğuk Savaş gölgesi ve milenyum beklentisi, yılbaşı temasını hem umut dolu hem de endişeli şarkılarla işlemeye başladı.

ABBA – “Happy New Year(1980): İsveçli efsane dörtlü, 80’lere bu şarkıyla merhaba dedi. Adı ne kadar neşeli olsa da içeriği melankoli yüklüdür. “Artık şampanya kalmadı, havai fişekler bitti…” diye başlayan sözler, 70’lerin bitişine ve 80’lerin belirsizliğine dair düşündürücü bir tablo çiziyordu. Şarkının çalışma başlığının “Baba Noel Günü Sarhoş Olma” olması ise neyse ki değişmiş bir detaydı! Bu parça, özellikle Avrupa coğrafyasında, yani bizim buralarda, yılbaşı gecesi en çok çalınan duygusal klasiktir ve İspanyolca versiyonu “Felicidad” ile Güney Amerika’yı da fethetti. 40 yılı aşkın süredir her Aralık ayında listelere girmeyi başarıyor; dile kolay!.

Dan Fogelberg – “Same Old Lang Syne”(1980): ABD’li soft-rock ustası, yılbaşı dönemine denk gelen en dokunaklı hikâyelerden birini anlattı. Gerçek bir anıdan yola çıkarak, eski bir sevgiliyle yılbaşı arifesinde süpermarkette karşılaşmayı konu ediniyor. Arabada bira paylaşan iki eski aşık, hayat muhasebesi yapıp vedalaşıyor. Şarkının sonunda çalan o soprano saksafon solosu, usulca “Auld Lang Syne” melodisini çalarken, eski dostlar şarkısı bu kişisel hüzünlü hikâyenin fonuna sızıyor. Bu parça, ABD’de yılbaşı yalnızlığının ve anıların en güzel tasvirlerinden biri olarak hafızalara kazındı.

George Harrison – “Ding Dong, Ding Dong”(1974): Bir Beatles üyesinin de yılbaşı marşı yazdığını unutmayalım. Harrison’ın 1974’te Noel’de yayınladığı bu parça, basit ama direkt bir mesaj taşıyordu: “Eskiyi uğurla, yeniye merhaba de”. Bu sözleri, Oxfordshire’daki malikanesi Friar Park’ın duvarına kazınmış eski bir özdeyişten ilhamla almıştı. Klibinde, geçmişi geride bırakma temasına ince bir gönderme yaparak, Beatles döneminden kalan üniformaları bile giymişti. Bugün bile yılbaşı zamanı ortaya çıkan sevimli bir nostalji parçası olarak değerini koruyor.

Prince – “1999”(1982): Gelelim 80’lerin en büyük, en çılgın parti marşına! Prince, nükleer savaş korkularının kol gezdiği yıllarda bu şarkıyı yazarak kıyamet endişesini dans pistine taşıdı. Mesaj çok netti! Dünyada korkunç şeyler olsa da, “vaktimiz varken eğlenelim”. “2000- sıfır sıfır, parti bitti, vakit doldu; öyleyse bu gece 1999’muş gibi eğleneceğim” sözleri, pop kültürünün unutulmaz satırlarına dönüştü. 1999 yılı geldiğinde, insanlar gerçekten de “party like it’s 1999” mottosunu yaşayarak milenyuma girdi. Prince’in coşkulu funk ritimleri, synth-pop melodileriyle endişeleri eriten dahiyane bir kutlama marşıydı bu.

U2 – “New Year’s Day”(1983): Yılbaşı temalı şarkıların en “rock duruşlu” örneği ise U2’dan geldi. 1 Ocak 1983’te listeye giren bu hit, adıyla yeni yılın ilk gününe referans verse de, aslında Polonya’daki Dayanışma (Solidarity) hareketine adanmış politik bir şarkıydı. Bono, Soğuk Savaş gerginliğini ve barış özlemini yılın ilk günü metaforuyla birleştirdi. Şarkının sözlerinde geçen Yılın ilk gününde hiçbir şey değişmez” ifadesi, bir yandan politik hayal kırıklığını yansıtırken, diğer yandan da havai fişekler bittikten sonra hayatın kaldığı yerden devam ettiği gerçeğini vurguluyordu.

Europe – “The Final Countdown”(1986): Doğrudan yılbaşı için yazılmamış olsa da, Joey Tempest’in o epik synth riff’i sayesinde, geri sayım denince dünyanın her yerinde akla gelen melodi budur. Şarkı uzay temalıydı (Mars’a doğru yola çıkan insanlık!) ama kimse o kısmıyla ilgilenmedi. Yıllar içinde öyle popüler bir arena marşına dönüştü ki, özellikle yılbaşı geceleri son 10 saniyeyi sayarken fon müziği olarak kullanıldı. Los Angeles’tan İstanbul’a kadar her yerde “on, dokuz, sekiz…” diye geri sayım yapılırken Europe’un klavyeleri çalıyor; 80’lerin saç spreyli rock görkemini yılbaşı eğlencesiyle birleştiren, vazgeçilmez bir klasik.

Mecano – “Un Año Más” (1988): Yılbaşı duygusunu sadece İngilizce şarkılar yansıtmadı elbette. İspanya’nın ünlü pop grubu Mecano, 1988’de yayımladığı “Un Año Más” (Bir Yıl Daha) ile İspanyolca konuşulan ülkelerde yılbaşı denince ilk akla gelen eser oldu. Şarkı, Madrid’in ünlü Puerta del Sol meydanındaki yılbaşı gecesini anlatır. İspanya’da bir gelenek vardır; saat 12’ye doğru çalan her bir gong vuruşuyla birer üzüm yenir (toplam 12 üzüm, 12 aya uğur getirsin diye). Mecano bu sahneyi resmeder, “Puerta del Sol’da, geçen yılki gibi; yine şampanya, üzümler ve katran…”. Bu şarkı, İspanya’da gece yarısından hemen sonra radyolarda ve televizyonlarda mutlaka çalınan, insanların sarılıp “mutlu yıllar” dilediği o duygusal anın soundtrack’i oldu.

El Año Viejo (Eski Yıl) – Tony Camargo(1950’ler): Bir parantez de Latin Amerika’ya açalım. Meksikalı şarkıcı Tony Camargo’nun yorumuyla ünlü olan bu cumbia tarzı parça, biten yıla mizahi bir veda niteliğinde. Şarkıcı, geçen yılın ona “çok güzel şeyler bıraktığını” söylüyor ve neleri listeliyor biliyor musun? “Bana bir keçi, bir kara eşek, bir beyaz kısrak ve iyi bir kaynana bıraktı!”. Bu esprili ve karnaval neşesi taşıyan sözler, Latin dünyasında eski yılı uğurlarken hüzün yerine dansla karşılamayı tercih edenlerin marşıdır.

Yeni Yüzyılın Yeni Yılları

21.yüzyıla adım attığımızda, yılbaşı şarkılarının tonu biraz değişti; dev pop yıldızları yerini korurken, alternatif sahne bu özel geceye daha içe dönük pencereler açtı.

Death Cab for Cutie – “The New Year” (2003): İşte modern çağ yorgunluğunun ve dürüstlüğün marşı! Bu indie rock parçası, yeni yıl hakkındaki belki de en dürüst duyguyu dile getiriyor: “İşte yeni yıl bu… ve ben hiç farklı hissetmiyorum”. Havai fişekler patladı, sözler verildi ama somut hiçbir şey değişmedi. Solist Ben Gibbard, bu tuhaf boşluğu ve modern çağın hayal kırıklığını mükemmel özetlerken, şarkı “yılbaşı gecesi harika geçti ama hayat devam ediyor” diyenlerin marşı haline geldi.

Hurts – “All I Want for Christmas Is New Year’s Day”(2010): İngiliz synth-pop ikilisi Hurts, yılbaşı coşkusuna farklı bir bakış getirdi: Noel melankolisini atlayıp direkt yeni yıla ışınlanmak istiyorlar. Hüzünlü bir melodiyle süslenmiş bu şarkı, kalbi kırık birinin “Noel’i boşver, yeni yılda belki her şey düzelir” temennisini yansıtıyor. Sonuçta herkes için yılbaşı coşku demek değildir; kimileri de bir an önce dertler geride kalsın ister.

Taylor Swift – “New Year’s Day”(2017): Pop dünyasının süperstarı, Reputation albümünün kapanışını bu sakin ballad ile yaparak, partiden sonraki geceyi anlattı. Konfetilerin dağıldığı, yerlerin yapış yapış olduğu o an… Herkes dağılırken ortalığı birlikte topladığın o özel kişiyle baş başa kalma samimiyeti. Swift, “Anılara tutun, onlar da sana tutunacak” diye fısıldayarak, yeni yılın ilk gününün duygusal mahmurluğunu yakalayan nadir pop şarkılarından birini yarattı.

Zooey Deschanel & Joseph Gordon-Levitt (2011 YouTube Performansı): Bu biraz sıra dışı, ama tam bir “life style” anı. Bu iki sevilen Hollywood ismi, 1940’ların klasiği “What Are You Doing New Year’s Eve?”i 2011’de ev yapımı bir video olarak ukulule ve gitar eşliğinde o kadar tatlı ve romantik söylediler ki, video viral oldu. Bu, pek çok kişi için yılbaşı yaklaşırken izlenmesi bir gelenek haline gelen, teknolojinin soğukluğuna inat sıcacık bir anı temsil ediyor.

Ve Elbette, Kışın Kendisi! Jingle Bells!

Yeni yılın biraz hüzünlü tarafına ve milenyum endişelerine dalmış olabiliriz; ancak dürüst olalım, yeni yıla pek çok şey kış tatili sezonunun o genel, neşeli atmosferi olmadan eksik kalır. Tam da bu noktada, listemizin en tartışılmaz, en temel klasiği devreye girmeli! “Jingle Bells”.

Bu şarkı kışın, karın ve neşenin kendisi sanki… Her ne kadar teknik olarak bir Noel şarkısı olsa da, aralık ayı boyunca ve yeni yılın ilk günlerinde bile kulaklardan eksik olmaz. Arabaların, alışveriş merkezlerinin, hatta cep telefonu zil seslerinin soundtrack’idir.

“Jingle Bells”in basit, neşeli ritmi, bize tüm bu tarihi, politik ve felsefi tartışmaların ötesinde, yılbaşı kutlamalarının asıl amacını hatırlatır; sadece basit bir neşe ve birlikte olmanın keyfi. Bu nedenle listeyi, dünyanın tanıdığı en evrensel ve en vazgeçilmez kış ezgisiyle sonlandırmak elzemdi.

Klasik müzikle coşup, popla dans ettiren, rock’la düşündüren onca farklı türden ve dilden şarkıyı geride bıraktık. Ama hepsinin ortak bir noktası var bu da yeni yıl umudu denen şey. İnsanlık, kendi icat ettiği takvimin sayfa değişimini kutlarken, müziği hep yanında taşıdı, çünkü notalar duygularımızı dile getirmede en evrensel dilimiz. Bütün bu şarkılar, geçmişten bugüne insanlığın ortak ritüeli olan “Eskiyi uğurla, yeniye merhaba de” mottosunun müziğe dökülmüş hali.

İster Auld Lang Syne’ın duygusal notalarında hüzünlenin, ister Prince’in funk ritminde eller havaya kalksın; yeni yılın gerçek sihrini hep o arkada çalan şarkılar veriyor. Hadi o zaman! Yeni yıl umudunuzu diri tutan şarkının sesini içinizde sonuna kadar açın!

İstanbul’da 2026 Yılbaşı Programları

Yılbaşı Sofrası İçin Şarap Seçimi

Netflix Yılbaşı Filmleri