Düğün öncesi stres yönetimi, uyku ve en önemlisi beslenmenin nasıl olması gerektiğini anlatarak gelinlerin gerginliğini bir nebze olsun almak istedim.

Güneş içimizi ısıtıyor, sabahları gözümüzü aydınlığa açıyoruz, çiçekler açmaya başladı, her yer yemyeşil, rengârenk… Evet, içimizin kıpır kıpır olduğu, kabuğumuza sığamadığımız, kendimizi evde zor tuttuğumuz, işe gitmeyi işkence olarak gördüğümüz yaz geldi.

Yaz mevsimi çoğumuzun hayalini kurduğu, sıcacık, doludizgin, yepyeni bir hayatın başlangıcı, sevdiğimizle her koşulda birlikte olmaya söz verdiğimiz, hem eğlendiğimiz hem de en büyük stresleri yaşadığımız düğünlerin de simgesi.

Gelinler için düğün demek gelinlik, ayakkabılar, saç, makyaj, tören yeri, davetliler, davetiyeler, nikâh şekerleri, takılar, gelin arabası, gelin çiçeği ve daha bir sürü detay demek. Tüm bunları düşünüp planlayarak, her bir detayı kafaya takmaktan gözlerine uyku girmeden haftalar, aylar geçirirler. Bir de buna gelinlikle güzel görünmek için kilo verme telaşı eklendi mi düğüne kadar her an patlamaya hazır ayaklı bir bomba haline gelirler.

İşte bu yüzden, en azından düğün öncesi stres yönetimi, uyku ve en önemlisi beslenmenin nasıl olması gerektiğini anlatarak gelinlerin gerginliğini bir nebze olsun almak istedim. Ama gelinlerin fazlalıklarından ve şişkinliklerinden kurtulmalarını sağlayacak beslenme planını anlatmaya geçmeden önce gelinlik provamda gelinlikçide yaşadığım bir olayı size aktarmak istiyorum:

Son provam için heyecan içinde gelinlikçiye gittim. Ailenin tüm kadınları da yanımdaydı. Giyinme odasına geçtik, balık model, dizlerden itibaren hafif açılan, askısız gelinliğimi getirdiler ve giyinmeme yardım ettiler. Son prova olmasına rağmen elbise o kadar dardı ki nefes alamıyordum. Fermuar çekildikten sonra giyinmeme yardım eden görevliye güçlükle nefes aldığımı söyleyince terziyi çağırmaya gitti. Ama çağırmaz olaydı.

Terzinin ilk söylediği, balık modelin dar olması gerektiğiydi. Ben itiraz edip biraz açması konusunda ısrar edince de, “Gelin olmak kolay değil, nefes almana gerek yok, karnını içeri çek, sırtını dikleştir ve yürü, ayrıca düğüne kadar kilo da alma. Önemli olan senin, gelinliğin ve dolasıyla benim işimin güzel görünmesi,” dedi. Elbette ki şaşkınlıktan dilimi yutacaktım. Kıyafet bedenim, vücudumun geneline göre daha kalın olan bacaklarım, küçük göğüslerim beni ben yapan özellikler. Hiçbirini sergilemekten çekinmiyorum, çekinmeyeceğim. Benim yerimde bedenini kabul edememiş biri olsaydı o gün oradan depresyona girmiş, düğüne kadar pişmanlık duymadan ağzıma bir lokma koyamaz halde ayrılacaktı.

Elbette ben önemli olanın benim rahatlığımın olduğunu, cenazeye değil düğüne gittiğimi söyleyerek dikişleri biraz açtırdım ve her gören ne kadar güzel olduğumu söyledi. Çünkü rüyasını yaşayan hiçbir gelin çirkin olamaz, bunu aklınızdan bir an olsun çıkarmayın.