Quartz Krizi’nin ortasında, mekanik saatlerin geleceğinden ümit kesilmişken Charles Vermot, El Primero’nun tüm parçalarını ve çizimlerini Zenith’in fabrikasının çatı katında sakladı.

Le Locle’da, Zenith fabrikasının çatı katındayız. Ahşap raflara dizilmiş yüzlerce saat parçası, aletler, kalıplar, kadranlar ve el yazması notlar… Fabrikanın bir zamanlar demiryoluna bağlanan kısmına yakın olan binasındaki bu çatı katı Zenith tarihine açılan bir zaman tüneli âdeta. Dünyanın ilk entegre otomatik kronograf kalibresi El Primero’nun çizimleri ve bileşenleri uzun yıllar boyunca burada saklandı. Zamanının ötesinde bir kronograf olan El Primero’nun hikâyesi de en az kendi kadar etkileyici.

Aslına bakılırsa hassasiyet Zenith’in köklerinde vardı. Markanın kurucusu Georges Favre-Jacot, en hassas kol saatini üretmeyi hedefleyerek çıkmıştı yola. 1900 yılında Paris Evrensel Sergisi’nde Büyük Ödüle layık görüldü. 1950-54 arasında Neuchâtel Observatory yarışmasında Zenith kalibre 135-0 üst üste beş sene boyunca birincilik kazandı. 20. yüzyılın ilk yarısında gözlemevlerinden bankalara ve hatta ordular tarafından da hassasiyetiyle nam salan Zenith saatleri tercih ediliyordu. 1969’da El Primero’nun tanıtılmasıyla devrim niteliğinde yeni bir sayfa açıldı.

Zamanın Ötesinde Bir Kronograf: Zenith El Primero

1965’te 100. yaşına girecek olan marka, 1963’te 100. yıldönümü kutlamalarında adından söz ettirecek bir kalibre için kolları sıvadı. Les Ponts-de-Martel’deki atölyelerde hummalı bir çalışma başladı. Yeni kalibre 1965 yılına yetişmedi, yaklaşık yedi yıllık bir geliştirme sürecinin ardından 1967’ 1969 da dünyanın ilk entegre otomatik kronograf kalibresi El Primero doğdu. Aynı sene, saat dünyasında Quartz Krizi’nin ayak sesleri de duyuluyordu.

“İlk” anlamına gelen El Primero 10 Ekim 1969’da resmi olarak duyuruldu. Kronograf kalibresi gerçekten tarihte bir ilkti: Geleneksel frekansın çok üstüne çıkan El Primero, 36.000 VpH titreşim hızında çalışıyor ve saniyenin 10’da birini ölçebiliyordu. 50 saatten daha fazla güç rezervine sahipti. Otomatik kurma sistemiyle kronograf dişlileri saatte aynı yerde olduğu için otomatik bir kronograf o zamanlar ses getirici oldu. 6,5 mm kalınlığıyla o zamanların en ince mekanizmalarından biri oldu. El Primero’nun hayat verdiği ilk saatler o senenin eylül ayında tanıtıldı. Saatler, farklı renklerdeki üç alt kadrana ev sahipliği yapan kadranlarıyla yeni bir tasarım kodunun da kapısını araladı.