Tıp fakültesinden şefliğe uzanan sıra dışı bir yolculuk Fransız şef Michel Sarran’ın öyküsü. Uzun yıllardır gastronomi dünyasında olan Michelin yıldızlı şef, Toulouse’da kendi adını verdiği restoranında “Burada, başka hiçbir yerde olmadığı gibi” iddiasıyla ve çok yakında dost olacaklarmış gibi bir samimiyetle karşılıyor misafirlerini…

michel sarran
Sarran’ın bileğinde Zenith’in yeni duyurduğu, ikonik kalibre 135’in 160. yıldönümü için üretilen G.F.J. modelini görüyoruz.

Zenith ile uzun bir yolculuğa çıkıyoruz. Bu yolculukta dünyaca ünlü şeflerden sanatçılara, kendi yıldızına ulaşmayı başarmış profesyonellerin hikâyelerini yazacağız. Ancak gelin önce, bu yazı dizisine neden “Kendi Yıldızına Ulaşmak” adını verdiğimizi anlatalım: Zenit, gökyüzünün en yüksek noktası demek, oraya ulaştığınızda zirvedesinizdir. Kelime kökeni, başın üstündeki yol anlamına gelen Arapça bir sözcüğe dayanıyor. Zamanla Arapçadan İspanyolca ve Fransızcaya geçen kelime, en nihayetinde İngilizcede kullanılmaya başlanmış. 1600’lere gelindiğinde sadece gökle ilgili bir terim olmaktan çıkan Zenith, zirveye ulaşmakla ilgili anları ifade etmek için kullanılır olmuş.

Zenith’in kurucusu Georges Favre-Jacot da markasının temelini attığı ilk yıllarda atölyesinden ayrıldığı bir gece, başını gökyüzüne kaldırdığında kendi göğünün en yüksek noktasına ulaştığını fark eder. Favre-Jacot gerçekten kendi yıldızına ulaşmış, 1900’da Paris Evrensel Sergisi’nde “Zenith” adını verdiği kalibresiyle büyük ödülün sahibi olmuştu. Bu ödülden sonra Manufacture GFJ ismiyle yola çıkan markanın ismi Zenith olarak değiştirildi. Yüksek saatçilikte hep zirveye ulaşan Zenith, tarihi boyunca kendi yıldızına ulaşanların da rehberi oldu. Manş Denizi’ni aşarak tarihi uçuşu gerçekleştiren Louis Blériot’dan paraşütçü Felix Baumgartner’e pek çok yıldızın yanındaydı. En yeni yol arkadaşlarından biri ise dünyaca ünlü şef Michel Sarran.

michel sarran 3
Fransız şef Sarran burada bir başka model, Defy Skyline ile poz veriyor.


Michelin Yıldızlı Şef’in Hikâyesi

Gökyüzünün en yüksek noktasına, kendi yıldızına ulaşan herkesin dinlemeye değer bir hikâyesi var; tıpkı Michel Sarran’ınki gibi. 1969’da Fransa’nın güneybatısındaki bir kentte doğan Michel Sarran, burada aile çiftliklerinde büyür. Kimi zaman çiftlikte veteriner amcasının işlerine yardım eden Sarran’ın gastronomiye ilgisi henüz çocukluk yıllarında bu çiftlikte gelişmeye başlar. Ancak veteriner amcasının da etkisiyle liseden mezun olduktan sonra eğitimi tıp alanında devam ettirir. Sarran tıp fakültesinde başarısız birkaç yıl geçirirken annesi ise çiftliklerinde küçük bir menüyle ev yemekleri sunan bir lokanta açar. Okulunun devam ettiği yıllarda yazları burada çalışan Sarran, 1981 yazından itibaren tam zamanlı olarak restoranda çalışmaya başlar. Restoranda bir süre garson olarak çalıştıktan sonra kendi isteğiyle mutfağa geçen Sarran, zirveye ulaşmak için ilk adımı atmış olacaktır.