Bvlgari CEO’su Jean-Christophe Babin ile Watches and Wonders 2026’nın yeniliklerini konuştuk.

Bvlgari CEO’su Jean-Christophe Babin ile geçtiğimiz aylarda LVMH Saat Haftası vesilesiyle bir araya gelmiş, markanın yeniliklerini konuşmuştuk. Babin röportajımızda fuarda ziyaretçileri mükemmel bir şekilde ağırlamak, zarif ve sürprizlerle dolu bir deneyim yaşatmak istediklerini dile getirmişti. Söylediği gibi Bvlgari standı fuarın en zarif alanlarından biriydi ve bizler de bir kez daha Babin’le keyifli bir sohbet etme fırsatı yakaladık.

Jean-Christophe Babin Watches and Wonders Yeniliklerini Anlatıyor
Jean-Christophe Babin

Bu sene fuardaki ikinci yılınız, sektörün en büyük fuarlarından birinin parçası olmak nasıl bir deneyim Bvlgari için?

Geçen sene ilk yılımız olarak önemli bir adımdı bizim için; bu ikinci edisyonla artık varlığımızı sağlam bir şekilde konumlandırdık diyebilirim. Watches and Wonders görünürlük açısından olduğu kadar basın ve perakendelerimiz, müşterilerimizle etkileşim bakımından da Bvlgari için oldukça önemli bir platform. Fuarda olmanın bizim için anlamlı bir diğer yanı ise markanın ikili kimliğini ifade edebildiğimiz bir alan olması. Bvlgari hem bir mücevher evi hem de saat üreticisi, bu iki disiplin arasındaki diyalog saatlerimizde güçlü bir karşılık buluyor. Fuardaki alanımızda da bu kimliği güçlü bir şekilde yansıtarak zamanı ustalıkla yorumlayan bir Romalı mücevher evi olarak Bvlgari’nin özünü ortaya çıkarıyor. Bu sene niyetimiz, çağdaş saatçiliğin geniş diyaloğuna kendi özgün bakış açımızla katkıda bulunmak.

Geçen sene bir ilke daha ev sahipliği yapıyordu; Seprenti’nin bir yorumu olan Aeterna tanıtıldı. Koleksiyona bu sene farklı versiyonlar eklendi, biraz bahsedebilir misiniz yeniliklerden?

Serpenti Aeterna bizim için çok önemli bir gelişme oldu, en güçlü ikonlarımızdan birini alıp en saf ve modern haliyle yeniden yorumladık. Koleksiyona gelen geri dönüşler de bizi yüreklendirici yönde oldu. Serpenti’nin bir varyasyonu olarak değil, âdeta yeni bir bölüm olarak karşılandı. Tasarımın sadeliği ve öte yandan taşlarla süslenmiş versiyonların zenginliği güçlü bir duygusal tepki uyandırıyor. Bu sene renkli taşlarla yorumladık Aeterna’yı. Canlı taş kombinasyonları ve yeni yorumlarla evrimleşirken özündeki çizgisine de sadık kalıyor. Bana kalırsa bir ilginç yanı da uzun yıllardır koleksiyonlarımızı takip eden müşterilere de yeni saat meraklılarına da hitap ediyor olması. Aetarna saatleri, miras ile çağdaş tasarımı doğal ve kendiliğinden bir şekilde bir araya getiriyor.

Bvlgari 2026 Serpenti Aeterna 104312 Packshot 001 1
Jean-Christophe Babin Watches and Wonders Yeniliklerini Anlatıyor

Octo Finissimo Ultra Tourbillon Platinum ile bir kez daha bir rekora imza attınız. Bize biraz saatin hayata geçme sürecinden bahsedebilir misiniz?

Octo Finissimo Ultra Tourbillon Platinum, geçen sene rekor kıran modelin yeni bir yorumu oldu ve aslına bakarsanız mücevherci olan bizlerin kalbine dokunan bir model. Saatte platini kullanmak süreci biraz daha karmaşık hale getirdi. Platin mükemmel bir materyal; fakat oldukça da talepkâr. Saatteki incelik seviyesine ulaşırken yapısal bütünlüğü ve işçilik standartlarını korumak, son derece özel bir uzmanlık ve titiz süreçler gerektirdi. Günün sonunda ortaya çıkan parça tamamen felsefemizi yansıtıyor: Sınırları zorlayan fakat aynı zamanda tutarlılığı, kullanılabilirliği ve güçlü estetik kimliği koruyan bir saat.

Bu sene koleksiyonlarınızın hepsini kapsayan ana bir temanız var mı?

Bvlgari’de form sadece tasarım demek değil; işlev ve kimliğin kesiştiği noktayı temsil ediyor bir yanıyla. Roma mirasımızdan çağdaş yaratımlarımıza kadar her şey formla başlıyor ve mühendislik ile zanaatkârlık aracılığıyla anlam kazanıyor. İşte tam bu noktada denge, temel bir unsur haline geliyor. Form ile işlev arasında, mekanik performans ile estetik ifade arasında, miras ile geleceğe dönük yaratıcılık arasında bir denge… Bütün bu bahsettiklerim Octo Finissimo 37 mm’de vücut buluyor örneğin. Bunu, formun daha sade ama ifade gücünün daha yüksek hale geldiği Serpenti’de de görebilirsiniz. Ultra ince saatçilik konusundaki araştırmalarımızda da bir süreklilik var; biçim disiplini üzerinden bir saatin nasıl tasarlandığını yeniden düşünmemizi sağlayan bir alan sunuyor.

Jean-Christophe Babin Watches and Wonders Yeniliklerini Anlatıyor

Yeniliklerden en beğendiğiniz modeli seçmenizi istesek…

Saatlerden birini seçmek her zaman zor; çünkü her biri yaratıcı kimliğimizin başka bir yönünü temsil ediyor. Bununla birlikte Octo Finissimo 37 mm benim için ayrı bir anlam taşıyor. Bir olgunluk biçimini yansıtıyor. Teknik performansı sergilemekten ziyade doğru dengeyi yakalamakla ilgili: Oran, konfor ve zarafet. Tamamlanmış hissettiren bir saat.

Bvlgari 2026 Octo Finissimo Saga 103611 104081 103832 104313 104344 Crea 001 1

Fuar döneminde yeni bir dijital sistem olan “Bvlgari Touch”ı da tanıttınız, bir nevi dijital bir pasaport gibi. Sistemin nasıl işlediğinden ve müşterilere ne gibi kolaylıklar sunduğundan bahsedebilir misiniz?

Bvlgari Touch’ın arkasında oldukça basit bir fikir var esasında: Bir nesnenin ömrünü, yani saatin, fiziksel varlığının ötesine taşıyabilmek. Artık her saat, kasa üzerine işlenmiş bir “Datamatrix” aracılığıyla erişilebilen bir dijital kimlikle ilişkilendiriliyor. Bu kod tarandığında kullanıcılar teknik özellik, sertifika, garanti ve izlenebilirlik gibi bilgilere ulaşabiliyor. Bizim için önemli olan, sistemin kullanıcıya sorunsuz bir deneyim sunması. Karmaşık bir kurulumu yok, herhangi bir kişisel veri talep etmiyor. Müşteri ile ürün arasında kalıcı bir bağ kuruyor.