Büyükbabası 1982 Noel’inde kendisine bir Swatch hediye ettiği günden bu yana, saatler Manuel Emch için vazgeçilmez bir tutku. Louis Erard’ın CEO’su Emch ile bir araya gelerek yaşamına ve kariyerine yön veren saatleri konuştuk.

Hangi dalında olduğu fark etmeksizin saatçiliğin bir tutku işi olduğuna hiç şüphe yok. Bir saat ustasının mekanizmanın zembereğini yerleştirirken gösterdiği hassasiyetle bir marka yöneticisinin işini yaparken gösterdiği titizlik aynı tutkuya dayanıyor. Bunu, Louis Erard’ın CEO’su Manuel Emch ile röportaj için bir araya geldiğimizde bir kere daha çok derinden hissedebildim. Bir saatçilik kentinde doğup büyüyen Emch için saatler, insanlara dair hikâyeler anlatan kıymetli parçalar. Saatlere duyduğu bu derin tutku, henüz 29 yaşındayken Jaquet Droz’da CEO olarak görev almasına ve şimdilerde CEO’su olduğu Louis Erard’a yeni bir nefes getirmesinin yolunu açmış. Gelin hikâyenin devamını Emch’in kendisinden dinleyelim.

manuel emch
Manuel Emch, saat ustası Vianney Halter ile birlikte

Saat sektöründeki yolculuğunuz nasıl başladı?
Saatçilikteki yolculuğuma sektörde en genç CEO olarak başladım. Benim için hem bir ayrıcalık hem de meydan okuma oldu. Jaquet Droz’yu yeniden tasarlayıp inşa etmekten Romain Jerome’da sınırları zorladığım yolculuğum beni en nihayetinde Louis Erard’a götürdü. Şimdilerde Louis Erard’da erişilebilir ve yaratıcılığı yüksek saatler ortaya çıkarmak için çalışıyoruz.

Mesleğinizin bir parçası olmasının yanı sıra saatlerle duygusal bir bağınız var mı?
Kesinlikle var. Swatch’un kurulduğu Grenchen kentinde büyüdüm, haliyle saatlerle duygusal bağım erken yaşlarda başladı. İlk saatim büyükbabamın 1982 Noel’inde hediye ettiği Swatch’du. O saatin bende özel bir yeri vardır, saatlere olan sevgimi ateşledi. Nostaljik oldukları, insanlara dair hikâyeleri ve zamansız ustalıkları bir araya getirdikleri için saatleri çok kıymetli buluyorum. Her bir saat, anların koruyucusu.
Bir saatin en büyüleyici yanı nedir peki?
Benim için bir saatin en büyüleyici yanı sanat ve mekaniğin birleşimi olması. Saatler hassas mühendislik harikaları; fakat aynı zamanda yaratıcılık ve düşünceler için de bir tuval görevi görür. İster tasarım ister komplikasyonlar yoluyla olsun, bir saati gerçekten etkileyici kılan şey hikâye anlatabilmesidir.

Büyülenme üzerine bu kadar konuşmuşken saatlerle ilgili hatırladığınız ilk anınızı anlatabilir misiniz?Biraz önce de bahsettiğim, büyükbabamın hediye ettiği Swatch en eski anım. Noel’de kutusunu açmanın heyecanını ve ilk defa bir saat takmanın gururunu hâlâ hatırlıyorum. O Swatch, saatlerle yolculuğumun bir başlangıcı oldu ve kişisel hikâyemin önemli bir parçası olmaya devam ediyor hâlâ.