Yunan mitolojisinde Zeus, Roma mitolojisinde Jüpiter, Hint mitolojisinde İndra ve İskandinav mitolojisinde Thor, yıldırım tanrılarıdır. Bir de Rolex mitolojisinde Milgauss vardı, artık yok. 

27 Mart 2023’te İsviçre’nin Cenevre şehrinde Watches & Wonders Fuarı’nın başladığı gün Rolex markasının yeni ürünlerinin tanıtımı sırasında bir soru üzerine en yetkili kişinin ağzından kesin ve net bir şekilde Milgauss’un üretimine son verildiği duyuruldu. Gerçi bu açıklama, malumun ilamı (bilineni duyurmak) gibiydi çünkü Milgauss’un üretilmeyeceği bilgisi önceden sızmıştı ve 2022’nin son aylarından beri zaten konuşuluyordu.

İyi mi oldu kötü mü oldu soruları derin bir tartışmayı beraberinde getirebilir. Bu konuyu bir kenara bırakıp “Sonra neler oldu?” diye sormak daha mantıklı. 27 Mart 2023’ten sonra Milgauss’a olan ilgi çılgınlık düzeyine vardı. Bob’s Watches CEO’su Paul Altieri, Insider’a (businessinsider.com) fiyatlar yeni bir istikrar bulana kadar satışları ertelediğini söyledi. Chrono 24’te ise fiyatlar bir anda uçmaya başladı

Rolex Milgauss

“yıldırımları ve bakışları”

Milgauss’un Rolex mitolojisinden çıkartılması “tuhaf filozof” Friedrich Nietzsche’nin Dionysos Dithyrambosları’nda* yer alan “Son Arzu” şiirini aklıma getirdi. Nietzsche, Ahmet Cemal’in çevirisiyle şöyle diyor:

“Öyle ölmek, / bir zamanlar onu ölürken gördüğüm gibi –, / o dost ki, yıldırımları ve bakışları / karanlık gençliğime yağdırmıştı kutsal bir ışık misali. / Yürekli ve derinlikli, / sanki dans ederdi çarpışmalarda –, // savaşçılar arasında en neşelisiydi, / galipler arasında en zorlayanı, / bir yazgı bindirmişti sanki yazgısının üstüne, / katı, düşünceli, ihtiyatlı (…)”

Milgauss özel olarak anlatılmayı fazlasıyla hak eden bir saat. Rolex’in Milgauss’u internet sitesinden kaldırması veya kataloglardan çıkartması değerini hiç azaltmıyor. Milgauss başka hiçbir saatte olmayan özelliklere ve cazibeye sahip. Aslında “özellik” ve “cazibe” demek aynı zamanda Rolex demek.

Andrew Harrison, Esquire The Big Watch Book dergisinin 6. sayısında (2021) yayımlanan “Rolex’i Bu Kadar Özel Yapan Şey Nedir?” yazısının bir yerinde şöyle der: “Rolex bir din gibidir. Ama bilindiği gibi piyasada Rolex’ten daha pahalı saatler var. Daha nadir saatler de var. Daha incelikli komplikasyonlara daha karmaşık mekanizmalara ve daha ezoterik marka konumlandırmasına sahip saatler bile var. Ancak bunların hiçbiri, 1905’te Hans Wilsdorf ve Alfred Davis tarafından ‘Wilsdorf and Davis’ olarak Londra’da kurulan ve 1908’de Rolex olarak yeniden adlandırılan şirket gibi insanı ayrıcalıklı kılmayı küresel çapta bilinirlikle bir araya getirmeyi başaramadı.