Hira Tekindor’un perdedeki yolculuğu Haluk Bilginer’in kendi tiyatrosunda bir oyun yönetmesini teklif etmesiyle başlamış. O vakitten bu yana “Kim Korkar Hain Kurttan”, “Köprüden Görünüş” ve “Arzu Tramvayı” gibi klasik oyunların yönetmenliğini üstlenen Tekindor, şimdilerdeyse “Toz” oyunuyla seyirciyle buluşuyor. Hira Tekindor’la yönetmenlik yolculuğunu ve “Toz”u konuştuk.

İki usta ve meşhur oyuncunun oğlu olarak haber ve röportajlarda ilk olarak bu kimliğinizle anılıyorsunuz. Bu, sizin meslek hayatınızdaki yolculuğunuzu etkiledi mi?

Ailemin tanınır olması ya da meslekleri evde hiçbir zaman bir konu olmadı. Diğer arkadaşlarımın anne babası gibi işe gidip gelen, benimle ilgilenen ebeveynlerdi. Yaşım ilerledikçe onların meslekleri hoşuma gitmeye başladı; kendi kendime tespit ettim gibi bir şey oldu. Evde hiçbir yönlendirme olmadı bu mesleği seçmem için. Sizin de bildiğiniz işleri yapıyorum sonuç olarak.

Ben 7 yaşındayken, annemle babamın oynadığı David Hare’in yazdığı, Kerim Afşar’ın yönettiği “Pencere” (Skylight) oyunu beni çok etkilemişti. Oyun bir kahvaltı sahnesiyle bitiyordu. Perde kapanıp seyirciler çıktıktan sonra ben sahneye atlayıp masadaki kruvasanları, peynirleri yerdim.

Çocukluğu sanatla iç içe geçmiş biri olarak çocukluk hayaliniz neydi? Büyüyünce ne olmak isterdiniz?

Çocukken kaleci olmak isterdim büyüyünce. Okulun futbol takımında kalecilik de yapmıştım hatta.

Toz 6

İlk izlediğiniz ya da hatırası sizde en kuvvetli oyundan bahsedebilir misiniz?

İlk izlediğim oyunu hatırlamıyorum; büyük ihtimalle annemin ya da babamın oynadığı bir oyundur. Ben 7 yaşındayken, annemle babamın oynadığı; David Hare’in yazdığı, Kerim Afşar’ın yönettiği “” (Skylight) oyunu beni çok etkilemişti. Oyun bir kahvaltı sahnesiyle bitiyordu. Perde kapanıp seyirciler çıktıktan sonra ben sahneye atlayıp masadaki kruvasanları, peynirleri yerdim.9-10 yaşlarında seyrettiğim İstanbul Devlet Tiyatrosu oyunu “” de hiç unutamadığım bir oyun. Martin McDonagh’ın metni; Sumru Yavrucuk, Rüçhan Çalışkur, Hakkı Ergök ve Yurdaer Okur’un şahane oyunculukları ve Cüneyt Çalışkur’un harika rejisi hiç aklımdan çıkmadı. Oyun çok uzun yıllar sahnelendiği için her sezon 1 kere izledim, toplamda da bir 8-9 kere seyrettiğim bir oyun oldu.