Geri sayım evrensel; soundtrackler sürprizlerle dolu. Dünyanın geri sayım şarkılarını açın ve yeni yıl dileklerinizi sıralayın.  

Yeni bir yıla doğru geri sayım başladı ve bu geri sayımla birlikte kulaklarımızda ve içimizde tanıdık ezgiler çınlıyor. Bunlar sıradan melodiler değil, adeta zamanın kendisiyle yaptığımız o yıllık kontratın müzikal imzaları… Kimi zaman omuzlarımıza çöken yıla dair hüzünlü bir tını, kimi zaman ise gelecekten umutla dolup taşan bir coşku… İskoçya’daki geleneksel meclislerden Viyana’da yeni yıl sabahı çalınan valslerin neşesine, klasik müzik salonlarının ağırbaşlılığından rock stadyumlarının çığlıklarına, filmlerden radyolara hatta Tokyo’daki dev koro konserlerine kadar dünyanın her köşesinde karşımıza çıkar. Gelin, 2026’ya doğru bu geri sayımda, bir zaman tüneline girip, yeni yıl ruhunu kalıcı kılan o efsanevi şarkıların tarihine yakından bakalım.

Yılbaşı dendiğinde, pek çok ülke o tanıdık ezgiye teslim olur…Auld Lang Syne! Bu parça, İskoç şairi Robert Burns’ün 18. yüzyılda derlediği bir halk şarkısı olup, eski yılın vedası ve yeni yılın ilk dakikalarının müzikle karşılanması anlamına gelir. “Should old acquaintance be forgot…” (Eski dostlar unutulmalı mı?) diye başlayan bu melodi, tüm eski dostlara ve anılara selam durur. Şarkının adı dilimize en duygusal ve kapsayıcı haliyle “geçmiş günlerin hatırı” olarak çevrilebilir; sadece “mazi” demek yetmez, bunun bir vefa borcu olduğunu da fısıldar. O gece kol kola girip ilk iki satırdan sonrasını “na na na” ile geçiştirenler, yalnız değilsiniz, zira bu evrensel bir ritüel!..

geri sayim sarkilari 03
Dünyanın Geri Sayım Şarkıları

Peki, bu İskoç baladı nasıl oldu da küresel bir fenomene dönüştü? İşte burada müzik tarihinin kilit bir ismine, Kanada asıllı orkestra şefi Guy Lombardo’ya şapka çıkarmamız gerek. Lombardo ve orkestrası The Royal Canadians, 1930’lardan 1970’lere kadar Amerika Birleşik Devletleri’nde yılbaşı gecesi yayınlarında tam gece yarısında bu şarkıyı çalarak, milyonların yeni yıla bu ezgiyle girmesini sağladı. Bu sayede, Times Square’de kristal top düşerken veya dünyanın herhangi bir köşesinde saatler 00:00’ı gösterdiğinde devreye giren o vazgeçilmez melodi haline geldi. Düşünsenize, 2026’ya girerken bile New York’ta toplanan kalabalık, Guy Lombardo’nun yarattığı o ritüeli sürdürecek.

Ritüeller sadece pop müzikle sınırlı değil elbette. Klasik müzik dünyası da kendine has yılbaşı geleneklerini yaratmıştır. Mesela, Beethoven’ın 9. Senfonisi, özellikle “Ode to Joy” korosu ile, Japonya’da adeta yıl sonunun tema şarkısı haline gelmiş durumda. Her aralık ayında, Japonya’nın dört bir yanında devasa korolar Dokuzuncu Senfoni’yi seslendirerek yılı bu başyapıtla kapatıyor. Benzer bir klasisizm örneği de Viyana’da karşımıza çıkıyor; yeni yıl sabahı çalınan  valsleri (özellikle “” veya ““), umut dolu notalarla yeni yılın ilk saatlerini karşılıyor. Klasik müzik cephesinde bile yılbaşı, gelenek ve beklentiyle dolu notalarla karşılanıyor.