Hopper’ın yalnız ve düşünceli insanları konu ettiği resimleri pandemideki bizi hatırlatıyor.

Boş bir odada sabah güneşinin bedenini aydınlattığı yalnız ve düşünceli bir kadın, bir barda birbirinden ayrı oturan küçük bir grup insan, ıssız bir benzin istasyonunda tek başına bir çalışan bir işçi… Meşhur tablolarının birçoğunda toplumdan uzaklaşmış, yalnız karakterleri gördüğümüz ünlü ABD’li ressam Edward Hopper’ın tabloları, Covid-19’la mücadele ettiğimiz bu günlerde bizler için yeniden anlam kazanıyor.

Edward Hopper’ın bu “tek başına” karakterleri, dönemin Amerikan toplumunun ruhunu yansıtıyor: ABD, Japonya’nın ABD sınırları içerisindeki Pearl Harbor Limanı’na gerçekleştirdiği ani saldırı sonrasında İkinci Dünya Savaşı’na girmişti. Sonrasında ise Amerikan toplumunu güçlü bir bunalım bekliyordu. Hopper’ın tablolarındaki mutsuz, etrafındakilerle ilişkisi olmayan karakterler de bu toplumsal buhranın sanatçının eserlerine yansımasıdır.

Hopper’ın 1942’de –saldırıdan bir sene sonra– çizdiği Gece Kuşları’nda mutsuz karakterleri, boş sokakları ve kapalı mekânları görmekteyiz. Ayrıca, ressamın kullandığı renkler ve tabloyu etkisi altına alan kasvetli hava da toplumun buhranlı halinin açık bir yansımasıdır. Birbiriyle konuşmayan bir çift, tek başına oturan ve etrafıyla ilgilenmeyen yalnız bir müşteri ve yine etrafla pek ilgili görünmeyen bir restoran çalışanı… Tablonun İkinci Dünya Savaşı sırasında Amerikan toplumunun bunalımlı ruh halini yansıttığından bahsetmiştik; bugün ise aylardır mücadele ettiğimiz salgının getirdiği zor koşullarla tablolara yeniden baktığımızda aklımızda şu cümle beliriyor: “Şimdi hepimiz Edward Hopper’ın resimleriyiz.” * 

image

Gece Kuşları, 1942 (Gece Kuşları bugün Şikago Sanat Enstitüsü’nün koleksiyon parçasıdır. )

Aylardır süren sosyal mesafe kuralları, sevdiklerimizle aramıza koyduğumuz fiziksel mesafeler, kalabalık mekânlardan kaçınmamız, karantina günlerinde boşalan sokaklar ve mekânlar derken uzun bir süredir Edward Hopper’ın çizdiği resimler içinde buluyoruz kendimizi. Hopper’ın resmettiği bu restoranın evinin yakınlarında olduğu söylenir, tıpkı bugün bizim de başımızı çevirip etrafımıza baktığımızda karşılaştığımız türden bir yalnızlıkla karşılaşır ressam.

image 1

Güneşteki Kadın, 1961                                               

image 3